Komik Heykellerle Verilen Çılgın Pozlar
Komik heykellerle verilen çılgın pozlar
Kimisi heykelin ile pozlar verdi, kimisi ise tekme attı
İşte birbirinden komik heykellerle çekilmiş fotoğraflar...
Heykelcilik hakkında bilinmeyenler
Heykel ve heykelcilik; güzel sanatların bir koludur.
Taş, demir, tunç, çamur, alçı, tahta gibi maddeleri ya yontarak, ya da bir kalıba dökmek suretiyle, tabiattaki cisimlerin benzerini yapmaya, ya da bir fikri böylece canlandırmaya heykelcilik, bu gibi eserlere de heykel denir.
Bir cismin heykel olması için önce bir maddesi, yani boşlukta üç boyutla yer kaplaması; sonra, bunun insan eseri olması şarttır.
Alçak kabartma (şekillerin taştan, tahtadan bir yüzey üzerine, ya da toprak levhalara oyularak hafifçe belirtilmesi), yüksek kabartma (daha derine inilerek belirli hale getirilmesi) rondebosse (işlendiği satıhtan ayrılacak kadar hacimli gösterilmesi) gerçek heykel sayılmaz.
Heykel, insanların en eski sanat eseridir. yalnız, başlangıcından yakın zamanlara kadar din bağından kurtulmuş değildi; hattâ heykelin kaynağı, din fikridir, diyebiliriz. yeryüzünde raslanabilen ilk heykel, m. o. 40.000 yıllarından kalma olduğu tahmin edilen, mamut dişinden yontulmuş bir kadın başıdır.
Fransa’da garonne ırmağı yatağında brassempouy’da bulunmuştur. 1894’te bulunan bu ilk heykelden sonra 1922’de lespugue venüsü adı takılan, 15 cm. boyunda bir kadın heykeli daha bulundu, yapıldığı çağı m. ö. 30.000 yılları olarak tahmin edildi.
En sonunda, avusturya’da willendorf venüsü adı takılan, başı dut biçimi, 11 cm.yüksekliğinde şişman bir kadın heykeli daha bulundu.
Bunların, tarih çağlarından önce yaşamış insanlar gözünde bereket tanrısı olduğu tahmin ediliyor. çünkü, eski yunan ve roma heykelleri de dahil, daha totem devrinden başlıyarak insanlar, heykeli, kendilerini kötü ruhlardan korumak, iyilik tanrılarını anmak için yapmışlardır.
İlkçağ’daki mısır heykelciliği, çok ileri bir sanat değerine ulaşmıştı.
Ya diyorit gibi çok sert taşlardan, ya da ağaçtan yontulan bu heykellerin bazen alçıyla sıvanıp boyandığı görülüyordu.
Bunlarda, çoğu zaman, insan gövdesi üzerinde hayvan başı canlandırılıyordu. bunlar, tanrıları temsil ediyordu. yunan ve roma heykelleri, tanrıları doğrudan doğruya insan biçiminde tasvir ettiler.
Yunanlılar, heykelcilikte çok ileri gittiler. sümer ve hitit heykellerindekinden daha yumuşak bir madde, mermer ve süngertaşı kollandıklarından, yonttukları heykellere daha gerçeğe uygun biçimler sağladılar, ayrıntıları daha iyi belirttiler.
O çağa kadar mimarlığa bağlı kalan heykelcilik, yunanistan’da bağımsız hale geldi.
GİRİŞ:
01 Şubat 2018 - 12:40
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!