“Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci duruşmasının 19'uncu gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi.
Duruşmada savunma yapan 3K Organizasyon Reklam ve Medya Art şirketlerinin sahibi tutuksuz sanık Rauf Cem Istıranca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından herhangi bir ihale veya sözleşme yapılmadan şirketine yedi reklam alanının verildiğini öne sürdü.
İddianamede etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeye yer verilen Istıranca, söz konusu reklam alanları için kendisinden ecrimisil bedeli alındığını belirtti. Istıranca, herhangi bir işgal söz konusu olmamasına rağmen alanların kendisine kullandırıldığını ve bu kapsamda ecrimisil ödemesi yaptığını savundu.
Daha sonra belediyeye yönelik Mülkiye Müfettişliği denetimleri nedeniyle reklamların zabıta ekiplerince kaldırıldığını ve alanları uzun süre kullanamadıklarını anlatan Istıranca, 2023 yılında reklam alanlarının Kültür AŞ tarafından ihaleye çıkarılacağının kendisine bildirildiğini söyledi.
Istıranca, ihalenin Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer tarafından organize edildiğini belirterek, ihalede 40'tan fazla reklam alanının bulunduğunu ve yaklaşık 20 firmanın katıldığını ifade etti. İhale sonucunda daha önce ecrimisil bedeli ödeyerek kullanılan alanların yeniden ihale yoluyla alındığını savunan Istıranca, söz konusu ihalenin usulsüz şekilde organize edildiğini öne sürdü.
“Herhangi bir suç örgütünün üyesi değilim”
Rauf Cem Istıranca, duruşmadaki savunmasında kendisinin kamu görevlisi olmadığını belirterek uzun yıllardır açık hava reklamcılığı yapan bir iş insanı olduğunu söyledi.
Şirketine ait sözleşme, fatura, banka dekontu, çek, teminat ve ecrimisil ihbarnamelerinin kendisinde bulunmadığını ifade eden Istıranca, soruşturma aşamasında bazı belgeleri kendisinin sunduğunu ve bunların tamamının birlikte değerlendirilmesini istedi.
İhale şartnamesi hazırlama, firma davet etme, bedel belirleme, teklifleri değerlendirme, ecrimisil tahakkuku düzenleme veya reklam izni verme gibi yetkilere sahip olmadığını belirten Istıranca, bir idari işlemin sonradan usulsüz bulunmasının kendisinin bu işlemi gerçekleştirdiği ya da kurumu aldattığı anlamına gelmeyeceğini savundu.
Istıranca, şirket yetkilisi olarak imzaladığı sözleşmeleri ve gerçekleştirdiği ödemeleri kabul ettiğini ancak şirket yöneticisi olmasının belediyenin karar alma mekanizmasında yer aldığı anlamına gelmediğini belirterek, herhangi bir suç örgütünün üyesi olmadığını ve suç amacını bildiği bir örgüte yardım etmediğini söyledi.
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlamasını da kabul etmeyen Istıranca, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini ifade etti.
Kapki: “Bilerek, isteyerek suç işlemedim”
İddianamede, sahte fatura yöntemiyle elde edilen haksız gelirin nakde çevrilmesi sürecindeki banka işlemlerini takip ettiği ve nakde çevrilen paraları reklamcı tutuklu sanık Murat Kapki'nin BVA Reklam şirketinin ofisine ve Acarkent'teki villasına taşıdığı belirtilen Berat Çağrı Kapki de savunma yaptı.
Tutuksuz sanık Kapki, yaklaşık 8 yıl boyunca amcasının oğlu ve aynı zamanda patronu olan Murat Kapki'nin şoförlüğünü yaptığını söyledi.
Ahmet Çiçek'i daha önce şirkette birkaç kez gördüğünü belirten Kapki, Murat Kapki'nin talimatıyla Çiçek'in elemanı olduğunu düşündüğü Furkan isimli kişiye birkaç kez para götürdüğünü anlattı. Bu işlemleri gerçekleştirirken herhangi bir şüpheli durumla karşılaşmadığını ifade eden Kapki, Murat Kapki'nin iş insanı olması nedeniyle söz konusu para transferlerinin ticari işlemler kapsamında olduğunu düşündüğünü savundu.
Daha sonra Ahmet Çiçek'in basına yansıyan ifadelerini okuduğunu belirten Kapki, bu ifadelerden Murat Kapki'nin şirketlerine naylon fatura kesildiğini düşündüğünü söyledi. Faturaların niteliğine ilişkin nihai değerlendirmeyi mahkemenin yapacağını belirten Kapki, şirketlerde herhangi bir yetkisinin bulunmadığının tanık ve sanık ifadeleriyle de doğrulandığını savundu.
Kapki, savcılıkta verdiği ifadelerin de somut deliller ve diğer sanık ile tanık beyanlarıyla doğrulandığını belirterek, “Bilerek, isteyerek suç işlemedim. Pozisyonum gereği amcamın oğlu ve patronumun talimatlarını yerine getirdim. Hiçbir şekilde bunları sorgulama gibi bir yetkim söz konusu değildi” dedi.
Duruşma, sanık savunmalarının tamamlanmasının ardından 21 Eylül Pazartesi gününe ertelendi.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!