Eskişehir’de yazma yapımına tığla iğne oyası ekleyerek hayatını sürdüren Nagihan Tekergül, geleneksel el işçiliğinin geleceği üzerine endişelerini dile getiriyor. 51 yaşındaki Tekergül, 21 yıl boyunca el işi yazmalar üreterek ailesine katkıda bulunuyor. Ancak, son yıllarda yaşanan talep düşüşü ve genç neslin bu işe yönelmemesi, onun için bir hayli üzücü.
Her bir yazma için günlerce emek harcıyor
Nagihan Tekergül, işlemeli yazmaların yapımının zorluğuna dikkat çekerek, "Ben tığ, iğne oyası, nakışlı yazmalar ve pullu yazmalar yapıyorum. El işi yazmaların üretimi, 3 ila 10 gün arasında değişiyor. İşlemler arasında sağlığınızdan ödün verebiliyorsunuz; kollarınız yoruluyor, gözleriniz bozulabiliyor. Bu gerçekten büyük bir emek gerektiriyor," diyerek işinin zorluğunu vurguladı.
Gelecek kuşaklar için endişeli
Tekergül, gençlerin el işi yazma üretimine olan ilgisizliğinden dolayı endişelerini şöyle dile getirdi: "Son 1-2 yılda satışlarımız çok azaldı. İnsanların öncelikleri değişti. Yeni neslin bu mesleği benimsemediği görüyorum. Yazmayı yapmayı bırakanlar artıyor. Biz son kuşak olarak bu kültürü yaşatmaya çalışıyoruz, ama geleceğe dair belirsizlik içerindeyiz."
Tekergül’ün hikayesi, geleneksel sanatların korunması adına bir çağrıyı da beraberinde getiriyor. Yazma işlemeciliği gibi kıymetli bir sanatın gelecek nesillere aktarılması için daha fazla ilgi ve destek gerektiği ortada.

ESKİŞEHİR'DE EL İŞİ YAZMALAR ÜRETEREK SATIŞA SUNAN NAGİHAN TEKERGÜL, İŞLEDİĞİ YAZMALARIN YAPIMININ FİZİKSEL ZORLUKLARI OLSA DAHİ SEVEREK YAPTIĞINI VE İCRA ETTİĞİ MESLEĞİNDE SON KUŞAK OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜNÜ BELİRTTİ.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!