Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ramazan Fesli, endoskopik omurga cerrahisinin doğru hasta seçildiğinde başarılı sonuçlar sağladığını ifade ederek, yöntemin kullanım alanları ve hastalara sağladığı katkılar hakkında bilgiler verdi.
Son yıllarda omurga cerrahisindeki teknolojik gelişmeler, özellikle bel ve boyun fıtığı tedavisinde daha konforlu cerrahi seçeneklerin uygulanmasına olanak tanımaktadır. Medical Park Seyhan Hastanesi'nden Op. Dr. Ramazan Fesli, "Endoskopik omurga cerrahisi, uygun hastalarda küçük bir kesiyle gerçekleştirilen modern bir yöntemdir. Çevredeki sağlıklı dokuların büyük ölçüde korunması sayesinde hastalar daha erken ayağa kalkabiliyor ve günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönebiliyor. Ancak önemli olan her hastaya aynı yöntemi uygulamak değil, doğru hastaya doğru tedaviyi sunmaktır." diyerek konuyu vurguladı.
Op. Dr. Fesli, endoskopik omurga cerrahisinin küçük bir cilt kesisi üzerinden özel kamera sistemi ve ince cerrahi aletlerle gerçekleştirildiğini belirtti. Ameliyat sırasında yüksek çözünürlüklü kamera sayesinde yalnızca sorunlu bölgeye müdahale ettiklerini ve çevredeki kas, bağ ve kemik dokularını büyük ölçüde koruyabildiklerini söyleyerek, "Böylece uygun hastalarda ameliyat sonrası daha konforlu bir iyileşme süreci sağlanabiliyor." ifadelerini kullandı.
Endoskopik cerrahinin her omurga hastasında uygulanamayacağını vurgulayan Fesli, "Bel ve boyun fıtığı olan her hastanın ameliyat olması gerekmiyor. Hastanın şikayetleri, muayene verileri ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilerek en doğru tedavi yöntemi belirlenmelidir." dedi.
Omurga cerrahisindeki teknolojik gelişmelerin önemli katkılar sunduğuna dikkat çeken Op. Dr. Fesli, "Endoskopik cerrahinin yanı sıra gelişmiş ameliyat mikroskopları, üç boyutlu görüntüleme sistemleri, nöronavigasyon, nöromonitörizasyon ve robotik cerrahi sistemleri ile operasyonlar daha hassas planlanabiliyor. Ancak teknoloji tek başına başarı anlamına gelmez; en önemli unsur doğru hasta seçimi ve cerrahın deneyimidir." şeklinde konuştu.
Endoskopik omurga cerrahisi sonrasında hastaların büyük bölümünde erken mobilizasyonun mümkün olduğunu belirten Fesli, "Uygun hastalarda ameliyattan birkaç saat sonra yürümeye başlanabiliyor. Hastaların önemli bir bölümü aynı gün ya da ertesi gün taburcu olabiliyor. Elbette iyileşme süreci hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve yapılan cerrahi işlemin kapsamına göre değişebiliyor." ifadelerini kullandı.
Başarılı bir sonucun yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını söyleyen Op. Dr. Fesli, "İlk haftalarda ağır kaldırmamak, ani hareketlerden kaçınmak ve doktor önerilerine uymak iyileşme sürecini olumlu etkiler. Cerrahi ile birlikte doğru rehabilitasyon da tedavinin önemli bir parçasıdır." açıklamasında bulundu.
Op. Dr. Fesli, günümüzde birçok hastanın omurga ameliyatları konusunda geçmişten gelen yanlış bilgiler nedeniyle kaygı yaşadığını belirterek, "Teknolojinin gelişmesiyle birlikte uygun hastalarda daha küçük kesilerle ameliyat yapabiliyor, hastaları daha erken ayağa kaldırabiliyoruz. Hastalar süreci doğru şekilde öğrendiğinde ameliyat korkularının önemli ölçüde azaldığını görüyoruz." dedi.
Hiçbir cerrahi yöntemin tekrar fıtıklaşma riskini tamamen ortadan kaldırmadığını ifade eden Fesli, mevcut bilgileri paylaştı: "Doğru hasta seçildiğinde endoskopik cerrahinin başarı oranı oldukça yüksektir. Ancak fazla kilo, sigara kullanımı, ağır fiziksel işler ve omurgayı zorlayan hareketler tekrar fıtıklaşma riskini artırabilir. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli egzersiz uzun dönem başarının korunmasında büyük önem taşır."
Omurga cerrahisinin geleceğinde robotik sistemler ve yapay zekâ destekli teknolojilerin daha fazla yer alacağını belirten Fesli, "Bu teknolojiler ameliyat planlamasında ve cerrahi hassasiyetin artırılmasında önemli katkılar sağlayacak. Ancak teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin tedavinin merkezinde her zaman doğru hasta değerlendirmesi ve deneyimli cerrah bulunacaktır." ifadelerini kullandı.

BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ UZMANI OP. DR. RAMAZAN FESLİ
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!