Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz yanıtladı: Demirtaş ve Öcalan'ın hukuki durumu ne olacak?

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Adalet Komisyonu'ndan geçen teklifle ilgili soruları yanıtladı.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz yanıtladı: Demirtaş ve Öcalan'ın hukuki durumu ne olacak?
Reklam

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi"ne ilişkin merak edilen soruları CNN Türk ekranlarında Hakan Çelik’in programında yanıtladı. Yılmaz, "Terörsüz Türkiye" sürecinin yanı sıra Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan tarihi Mekke Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamuoyunda tartışılan isimlerin hukuki durumundan yasal takvime kadar pek çok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

"Öcalan kapsamda değil, Demirtaş için kararı yargı verecek"

Kamuoyunda en çok merak edilen isimlerin durumuna açıklık getiren Yılmaz, Abdullah Öcalan'ın yasa kapsamı dışında olduğunu vurguladı:

"Abdullah Öcalan düzenleme kapsamında değil. Örgütün kurucusu konumunda ve örgüte fesih çağrısını da o yaptı. Dolayısıyla bu anlamda sürece katkı sunan bir konumda. Devletimizin ilgili kurumlarıyla birlikte bu süreç hassas bir şekilde yürütülüyor. Artık bu 50 yıllık sorundan memleketi kurtarmamız lazım."

Selahattin Demirtaş’ın durumuyla ilgili soruya da yanıt veren Yılmaz, yasanın kişilere özel hazırlanmadığını belirterek, "Düzenleme genel düzenlemedir, şahıslar için değil. Yapılan düzenleme kimin için geçerliyse onlar istifade eder. Kararı yargı mercileri verecektir." dedi.

Süreç takvimi nasıl işleyecek?

Yasa teklifinin Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinin ardından kanunlaşacağını belirten Yılmaz, sürecin öncelikli şartının silah bırakma olduğunu hatırlattı. Yılmaz, "Süreçte önce silah bırakılacak. Bu durum güvenlik kurumlarınca teyit ve tespit edilecek, MGK tarafından karara bağlanacak ve ardından hukuki süreçler devreye girecek" dedi.

Teklifin arkasında geniş bir siyasi mutabakat olduğunu dile getiren Yılmaz; Cumhur İttifakı, CHP ve bağımsız milletvekillerinin katılımıyla yoğun bir mesai harcandığını ve ortak raporun tezahürü olarak kanunlaşma aşamasına gelindiğini aktardı.

"Dezenformasyonlara inanmayın"

Sürecin temel amacının Türkiye'nin iç cephesini güçlendirmek ve teröre aktarılan kaynakları ülke kalkınmasına yönlendirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, vatandaşları dezenformasyona karşı uyardı:

"Türkiye'nin terör belasından kurtulmasını istemeyen, dezenformasyon yapanlara dikkat etmemiz lazım. Süreç iki yıl önce Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Türkiye Yüzyılı' vizyonu doğrultusunda başladı. Bölgemizde etnik ve mezhep fay hatları üzerinden bölücülük yapmaya çalışan odaklara karşı iç cephemizi güçlendiriyoruz. Terörün bittiği ortamda tarım, turizm ve yatırımlar gelişecek; 86 milyon vatandaşımız kazançlı çıkacak."

"Pakistan nükleer, Suudi Arabistan ekonomik, Türkiye savunma gücü"

Mekke Anlaşması'nın savunma alanında stratejik bir güç birliği olduğunu belirten Cevdet Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

"Dünya eski dünya değil. Riskler yüksek, küresel mekanizmalar zayıfladı. Etrafımız ateş çemberiyken birbirini tamamlayıcı özellikteki bu üç ülkenin anlaşması çok önemli. Pakistan nükleer güç, Suudi Arabistan ekonomik açıdan güçlü bir yerde, Türkiye ise savunma sanayiinde çok önemli bir konumda. Bu kimseye tehdit olan bir yapı değil; tam aksine gerilimler ortaya çıkmasın diye oluşturulmuş caydırıcı bir mekanizmadır."

"NATO'ya alternatif değil, İran'a karşı kurgulanmadı"

Anlaşmanın mezhepsel bir nitelik taşımadığının ve farklı kutuplaşmalara yol açma amacı gütmediğinin altını çizen Yılmaz, Türkiye'nin NATO konumuna ilişkin, "Bu NATO'ya karşı bir anlaşma değil, tamamlayıcı bir yapıdır. Türkiye NATO'nun önemli bir gücüdür. Dolayısıyla diğer ittifaklı ilişkilerimize alternatif değildir. Kesinlikle İran'a veya başka bir kesime karşı yapılmış bir hamle de değildir" dedi.

Mısır ittifaka dahil olacak mı?

İttifakın genişleme ihtimalini de değerlendiren Yılmaz, mevcut yapının üç ülkenin oluşturduğu "çekirdek bir yapı" olduğunu belirtti. Genişleme seyrini bu üç ülkenin belirleyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Neden olmasın, Mısır da askeri ve diğer açılardan bölgede son derece önemli bir ülkedir" diyerek genişlemeye açık kapı bıraktı.

KAAN projesinde ortaklık sinyali

Milli muharip uçak KAAN projesine dost ülkelerin ortak olup olamayacağına ilişkin soruya da yanıt veren Yılmaz, "Kesinlikle olabilir, neden olmasın? Yüksek maliyet ve geniş pazar gerektiren projelerde olabildiğince dost ve kardeş ülkeyi bu sürece dahil etmek çok anlamlı. Ürün bazında birçok ülkeyi işin içine katan, projelerin niteliğini artıran bu tür adımları doğru buluyorum" ifadelerini kullandı.

Beren Alpuğan
Editör: Beren Alpuğan

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!