Baho'dan Hayatın Anlamını Sorgulatan 20 Komik Tespit
Baho'dan hayatın anlamını sorgulatan 20 komik tespit
Sosyal medyayı aktif olarak kullanmasanız da bahattin karakterini duymuşsunuzdur.
İşte 'baho'nun facebook hesabından yapılan o ilginç ve bir okadar komik paylaşımlar.
Sosyal medyanın yeni fenomeni bahattin. çizeri uğur gürsoy’a bahattin nasıl böyle fenomen oldu diye sorduk ve çok şaşırtıcı yanıtlar aldık.
“karakter benim çizimim ama espriler bana ait değil.” gürsoy ile diş hekimliğinden karikatüristliğe giden yolculuğunu da konuştuk…
Çizmeye başladığınız ilk günlerden başlayalım… kendinizi kabul ettirmekte zorlanmış mıydınız?
Diş hekimliği yapıyordum. sonra yapmak istemediğimi fark ettim. çocukken de çizerdim ama karikatür çizerek geçinebilir miyim diye çok düşünürdüm.
Sonra “ben bu yola baş koyayım” dedim ve karikatürleri toplayıp penguen dergisi’ne gittim.
Yaşım gereği aklı başındaydım, 14 yaşındaki karikatürcüler gibi değildim. ne denirse kabul ediyordum, inatlaşmıyordum.
Altı ay gidip gelmem sürdü. çabuk ilerledim. ilk götürdüğümde çok acemiydim. sonra işin sanatçılık yönünden çok zanaatçılık ve teknik yönünün ağır bastığını görünce daha rahatladım.
Karikatürlerinizin çıkacağı sayıyı beklerken ne hissederdiniz, heyecan mı?
Müthiş bir sevinç. böyle bir duygu hayatın boyunca bir daha olmuyor.
Çizdiklerini ilk defa bir dergide görüyorsun ve “yaşasın karikatürüm çıkmış” deyip koşarak eve gidiyorsun; gösterecek insan arıyorsun. şahane!
Vapurda ‘uykusuz’u okuyan birini görünce ne yapıyorsunuz?
Yandan seyrediyorum. “köşeme denk gelecek mi? yüz ifadesi değişecek mi?” diye izliyorum. yüz ifadesi değişmezse ya da tam okurken telefonla ilgilenmeye başlarsa bozuluyorum.
Yeni başlasan, diyesin gelir. hep hayal kırıklığına uğruyorsunuz.
Dergi, gazete neyse senin hayatın olduğu için aynı hırsla okuyacak sanıyorsun ama o anda telefon geliyor, arkadaşıyla konuşuyor, yarıda bırakıp çantasına koyuyor.
O zaman “allah allah acaba o kadar da değil mi?” diyorsunuz. halbuki evde okumaya devam edecektir.
aslında bu gayet normal. bir dergi için geceli gündüzlü uğraştığın için çok değerli sanıyorsun.
Dergide sabahlamak sizin en büyük hayalinizmiş. “iyi ki bu hayalim gerçekleşmiş” diyor musunuz?
Sabahladığım ilk günler “sonunda ben de sabahlıyorum” diye çok sevinmiştim.
Kemal aratan ‘pişmiş kelle’nin sabahlamalarını çizerdi. oradan özenti aslında. birçok karikatürist de oradan özenmiştir. dileğim gerçekleşmiş oldu ama “artık sabahlamasak” diyorsunuz. yaş ilerledikçe enerjin bitiyor.
Peki, nedir bu sabahlamaların sırrı?
Güzel geyikler döner. sonra işler kapıya dayanınca mecburen masaya oturursun ama sabaha karşı müthiş bir yorgunluk, moral bozukluğu ‘ölsem de kurtulsam’a kadar gelirsin.
Sabaha karşı mesleği bırakırsın, uzaklara yerleşirsin ve her şeyden vazgeçersin. ve “ne yapacağımı bilebileceğim bir işe gitsem” dersin haliyle.
çünkü her sabah kalktığında ne yapacağını bilmediğin bir meslek bu her sabah sıfırdan başladığın…
GİRİŞ:
01 Haziran 2018 - 09:45
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!