Etiket: Konya

"Konya" etiketine ait 198 haber bulundu.

26 Haziran 2021, 17:27

Mevlana Celaleddin-i Rumi Kimdir?

Döneminde ve döneminin ardından yüzyıllar boyunca yazdıkları ve fikirleriyle okuyucusuna ışık tutan Mevlana, bugün hala anılan isimlerden biri. Çağının ötesindeki tasavvufi görüşleriyle bilinen Mevlana, hayatıyla da bir örnek. İşte bilinmeyenleri...KİMDİR?‘Herkes ayrılıktan bahsetti ben, vuslattan.’ Sözleriyle Şeb-i Arus’u yani ‘Sevgiliye Kavuşmayı’ açıklayan Mevlana Celaleddin-i Rumi 1207’de Horasan’da dünyaya gelmesinin ardından 1273 yılında hayatı Konya’da son buldu. Mevlana, 30 Eylül 1207 tarihinde Horasan'ın Belh bölgesinde, Afganistan sınırları içinde kalan Vahş kasabasında dünyaya geldi. O dönem İran sınırları içerisinde yer alan Belh şehri dönemin en iyi ilim adamlarını yetiştirmektedir. Mevlana'nın annesi, Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun; babaannesi, Harezmşahlar hanedanından Fars Prensesi, Melîke-i Cihan Emetullah Sultan'dır. Mevlana'nın babası, alimlerin sultanı unvanı ile tanınmış Muhammed Bahâeddin Veled; büyükbabası, Ahmed Hatîbî oğlu Hüseyin Hatîbî'dir.ASIL İSMİ NEDİR?Mevlana Celaleddin-i Rumi, yazdığı Mesnevî adlı eserinde kendi adını Muhammed bin Muhammed bin Hüseyin el-Belhi şeklinde vermiştir. Dönemin kaynaklarında Mevlana’nın babası Bahaeddin Veled’in soyunun Hz. Ebubekir’e dayandığını belirten şecere vardır. O dönemde Mevlana’nın lakabı ise Celaleddin’dir. "Efendimiz" anlamındaki Mevlânâ unvanı onu yüceltmek maksadıyla söylenmiştir. Bir diğer lakabı ise sultan anlamına gelen Hudâvendigâr’dır ve Mevlânâ'ya babası tarafından verilmiştir. Mevlânâ, doğduğu kente nispetle Belhî şeklinde anıldığı gibi hayatını sürdürdüğü Anadolu'ya nispetle kendisine Rûmî de denmektedir. Ayrıca müderrisliği nedeniyle Molla Hünkâr ve Molla-yı Rûm olarak da anılmaktaydı.EŞİ VE ÇOCUKLARI KİMDİR?Mevlana Celaleddin-i Rumi Babası Bahaeddin Veled'in ölümünden bir yıl sonra uzun yıllar süren yolculuğun ardından Selçuklu Devleti’nin başkenti, ilim ve sanatkarların buluşma noktası Konya şehrine yerleşir. 1232 yılında Konya'ya gelen Mevlana Celaleddin-i Rumi, Seyyid Burhaneddin'in manevi terbiyesi altına girmiş ve dokuz yıl ona hizmet etmiştir. Mevlana Konya’da İplikçi Medresesi’nde vaazlar vererek ve büyük bir ilim ve din bilgini olmasının yanı sıra çevresindekileri oldukça etkileyen bir isim haline geldi.Mevlana'nın ilk eşi Gevher Hatun ölünce, Mevlânâ Konya'da ikinci kez Kira Hatun ile evlenmiş ve ondan Muzafferettin Alim Çelebi adında bir oğlu ve Fatma Melike Hatun adında bir kızı olmuştu. Mevlânâ'nın soyundan gelen Çelebiler, genellikle Sultan Veled'in oğlu Feridun Ulu Arif Çelebi'nin torunlarıdır; Fatma Melike Hatun'un torunlarıysa Mevlevîler arasında İnas Çelebi olarak anılırlar.ESERLERİNİ NASIL YAZDI?Mevlana Celaleddin-i Rumi, 13. yüzyılda Anadolu, İran ve Türkistan coğrafyasında yaşamış Müslüman şair, fakih, alim ilahiyatçı ve Sufi mutasavvıf olarak bilinir. Manevi mirası İranlılar, Tacikler, Türkler, Rumlar, Peştunlar, Orta Asyalı Müslümanlar ve Güney Asyalı Müslümanlar tarafından benimsendi. Mevlana'nın 13. yüzyılda yazdığı şiirleri dünya çapında onlarca dile birçok kez çevrildi. Mevlana Celaleddin-i Rumi, eserlerini 13. yüzyılın bilim dili olan Farsça yazmıştır. Ancak eserlerini nadiren de olsa, Türkçe, Arapça ve Rumca kaleme almıştır. Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin Anadolu’ya geldikten sonra Konya’da Mesnevi’yi yazmıştır. Burada Farsça yazdığı eser Fars dilinde yazılmış en büyük şiirlerinden biridir. Mevlana eserleri günümüzde çok geniş bir coğrafya da hala daha okunmaya devam ediyor.ŞEB-İ ARUS NEDİR?Şeb-i arus nedir sorusuna şöyle cevap verilebilir; ‘Herkes ayrılıktan bahsetti ben, vuslattan.’ Sözleri ile tüm dünyada tanınan Mevlana Celaleddin-i Rumi, ölümü düğün gecesi (şeb-i arus) olarak niteliyor olmasının yanı sıra vuslat kavramıyla ölüme ve hayata farklı bir bakış açısıyla bakıyor. Hayatın anlamını ölümde bulan Mevlana, ölümü kişinin aslına dönüş yani ‘Allaha dönüş’ olarak nitelendiriyor. Öğretileri ile başta İslam coğrafyası olmak üzere bütün dünya da ilgi uyandıran Mevlana Celaleddin-i Rumi, insanın kendi fer ve Allah’ı asıl (kök) kabul eden bir varlık yorumunu getirmiştir. Huzurlu ve hoşgörülü öğretileriyle bütün inanç ve mezheplere hitap eden Rumi’nin dünya çapında bilinen şiir ve bilgelik dolu sözleri birçok dile tercüme edilmiştir.6 büyük cilt olan Mevlana Mesnevisinde, tasavvufi fikir ve düşüncelerini, birbirine ulanmış hikayeler halinde anlatmaktadır. Mesnevi dışında Mevlana eserleri şunlardır: Divan-ı Kebir, Mektubat, Fihi Ma Fih ve Mecalis-i Seb’a (Yedi Meclis) eserleri vardır. Yaşamını ‘Hamdım, piştim, yandım’ sözleri ile özetleyen Mevlana 17 Aralık 1273 pazar günü Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.MEVLANA SÖZLERİ- Cahille oturup bal yiyeceğine, alimle oturup kuru ekmek ye…- Hadi yaramı sarmaya merhemin yok. Yalandan da olsa gönül alamaz mısın?- Muhabbet ve merhamet insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.- Kötülük insana tamahtan gelir. Kanaatten kimse ölmedi, hırsla da kimse padişah olmadı.- Kötü zanda bulunan kişi çirkindir. Aslında o kendi içini vurur karşıya.- Ateşin kıvılcımlarıyla al al bir yüzü vardır. Ama yaptığı kötü işe bak, karanlığı seyret.- Güzel ve iyi yüz, kötü bir huyla beraber olunca bil ki, kalp akçe bile etmez. - Koruktaki su ekşidir ama koruk üzüm olunca tatlılaşır, güzelleşir. Derken küpte yine acır, haram olur fakat sirke olunca ne güzel katıktır.

23 Haziran 2021, 13:47

Konya'da Çocukları İçin Eski Kocasıyla Barışan Kadın Cinayete Kurban Gitti

Konya’da yaşayan 46 yaşındaki Mesut Çoban isimli şahıs işlediği cinayet ile kan dondurdu. Mesut Çoban, şiddet uyguladığı için kendisini terk eden eski eşini başından vurarak öldürdü.3 çocuğunun annesini silahla vurup canına kıyan Mesut Çoban daha sonra yine aynı silahla canına kıydı.Konya'da yaşayan 46 yaşındaki Mesut Çoban, 43 yaşındaki eski eşi Halime Uyar’a şiddet uyguluyordu. Halime Uyar, eşinden gördüğü şiddet dayanamayıp 15 yıl önce anlaşmalı olarak boşandı. Çift boşanmış olmalarına rağmen 3 çocuğu için tekrar birlikte yaşamaya başladı. Mesut Çoban son dönemde eski eşine tekrar şiddet uygulamaya başladı. Gördüğü şiddet üzerine Mesut Çoban, 2 hafta önce kızını da alarak evi terk edip kız kardeşinin evine taşındı.ESKİ EŞİNİ KAFASINDAN VURDUHalime Uyar, aynı işte çalıştığı kız kardeşi Dilek Uyar ile birlikte sermek üzere evden çıktı. Saat 07.00 sıralarında evden çıkan Halime Uyar’ı eski eşi saklanmış bekliyordu. Mesut Çoban daha sonra iki kardeşin arkasından yaklaştı. Dilek Uyar, bu sırada Çoban'ı fark etti. Dilek Uyar, müdahale etmek istedi ama yapamadı. Mesut Çoban bu sırada eski eşi Dilek Uyar'ı iterek yere düşürdü. Mesut Çoban ruhsatsız tabancasını çıkararak eşini başından vurdu.Mesut Çoban, eski eşini kafasından vurarak öldürdükten sonra yine aynı silah ile kendi başına dayayarak intihar etti. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Halime Uyar olay yerinde hayatı kaybederken, eski eşi Mesut Çoban ise kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak öldü. Çiftin olay yerine gelen yakınları sinir krizi geçirdi. Dilek Uyar emniyetteki ifadesinde, "Eniştem ablama sürekli olarak şiddet uyguluyordu. Ablam artık bıkmıştı. Benim yanımda kalıyordu. Yolda yürürken arkama dönüp baktığımda eniştemin geldiğini fark ettim. Onu görünce panik yaptım. Beni eliyle ittirip yere düşürdü. Tabanca ile ablamı vurdu sonra da intihar etti" dedi.

17 Haziran 2021, 18:30

Konya'da Estetik Ameliyatı Olmak İsteyen Genç Kadının Başına Gelmeyen Kalmadı

İpek K. İsimli bir kadın göğüs estetiği yaptırmak için bıçak altına yatmayı göze aldı. İpek K. Konya'da özel bir hastanede göğüs estetiği ameliyatı oldu. Fakat ameliyat sonrasında birçok şikayeti vardı. İpek K.’nin göğüs estetiği ameliyatın ardından göğüs arasında eşitsizlik, aşırı şekil bozukluğu, derin kesi izleri oluşması gibi şikayetler yaşadı.'YAPMIŞKEN İRİ OLSUN'Kötü geçen estetik ameliyatı sonrasında genç kadın doktorundan hesap sordu ve neden böyle olduğunu sordu. Genç kadın doktora estetik ameliyatının kötü geçtiğini söylediğinde ise doktor şu cevabı verdiği iddia etti: "Yapmışken iri olsun, böyle daha güzel" Genç kadın yaptırdığı estetik operasyonun kötü geçmesinden dolayı doktora 100 bin liralık manevi tazminat davası açtı.İpek K., Ankara'da muhasebecilik yapıyor. İpek K., göğüs ve burun estetiği ameliyatı yaptırmak istediği için memleketi Konya'da özel bir hastaneye gitti. İpek K., özel hastanede çalışan doktor Mehtap K. ile göğüs ve burun estetiği ameliyatı için 17 bin 500 liraya anlaştı. İpek K. göğüs estetiği ameliyatını 8 Mayıs 2020 tarihinde oldu. Genç kadının her iki göğsüne silikon meme protezi takıldı. İpek K. aynı gün burun estetiği ameliyatı da oldu.AMELİYAT SONRASI AĞRILAR YAŞAMAYA BAŞLADIİpek K., ilk ameliyattan sonra göğüslerinin vücut ölçülerine göre daha büyük olduğunu fark etti. Genç kadın göğüslerini taşımakta zorlanması ve ağrı oluşması üzerine yeniden aynı doktora başvurdu. Genç kadın ikinci ameliyatı olmak için 2 bin TL daha verdi. İpek K., ağrılarının daha da artması ve göğüslerinde şekil bozuklukları meydana gelmesi üzerine üçüncü kez bıçak altına yattı. Genç kadın üçüncü ameliyatın ardından göğüslerindeki şekil bozukluğu iyice arttı, vücudunda ise derin dikiş ve kesi izleri oluştu. Genç kadının avukatı Nuran Özdemir, doktor için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Mehtap K. hakkında, 'taksirle yaralama' suçundan soruşturma başlatıldı.'BÖYLE DAHA GÜZEL'Avukat Özdemir, suç duyurusu dilekçesinde, "Müvekkilim ameliyatın ardından her iki göğse takılan silikon protezlerin, vücut ölçüsüne göre çok büyük olduğunu görmüş, şüpheliye neden istediği gibi yapılmadığını sorunca 'Yapmışken iri olsun, böyle daha güzel olur' cevabını almıştır. Müvekkilim iki göğüs arasında farklılıklar olduğunu söylemesine rağmen şüpheli aldırmamıştır. Müvekkilim, bir süre sonra bedenine göre oldukça büyük olan, silikon protezli göğüsleri taşırken zorlanmaya başlamıştır. İkinci ameliyatın ardından bu kez de dayanılamayacak şekilde ağrılar çekince doktor yeniden ameliyat yapacağını söylemiştir. Ancak müvekkilim üçüncü ameliyat sonrasında da şifa bulamamış, sol göğsünden gelen aşırı akıntılar nedeniyle Ankara'da özel bir hastanede yapılan birtakım tetkik ve tedavilerle göğüs akıntısı kesilmiştir" dedi.'DAHA KÖTÜ VE ÇİRKİN GÖRÜNÜM ORTAYA ÇIKTI'Genç kadının avukatı yazdığı dilekçede: "Silikon protezler her iki göğüste ayrı ayrı şekil bozukluklarına sebep olmuştur. Her iki göğüste de görüntü bozukluğu olduğu gibi süt kanallarının zarar görmüş olabileceğini düşünüyoruz. Yeniden bir operasyon gerekmektedir. Müvekkil, göğüslerinin vücuduna uygun ve güzel bir görünüm kazanmasını, burnunun yüzüne uygun ve güzel bir şekil almasını isterken, şüphelinin yaptığı ameliyatlar sonrası eskisinden daha kötü ve çirkin bir görünüm ortaya çıkmıştır. Müvekkilim, şüpheli doktordan şikayetçidir, uzlaşmayı kabul etmemektedir. Şüpheli hakkında 'taksirle yaralama' suçundan kamu davası açılmasını talep ediyoruz." ifadelerini kullandı.100 BİN LİRALIK MANEVİ TAZMİNAT DAVASINuran Özdemir, suç duyurusuyla birlikte Ankara Tüketici Mahkemesi'ne başvurdu. Avukat Nuran Özdemir Mehtap K. hakkında 100 bin liralık manevi tazminat davası da açtı. Ayrıca dilekçede doktora ödenen paranın yasal faiziyle geri ödenmesi istendi. Genç kadının avukatı İpek K.'nin, Ankara'daki üniversite hastanelerinden birinin plastik cerrahi rekonstrüktif bölümüne sevk edilerek, hatalı yapılan operasyonlar sonucu göğüslerinin ve burnunun durumunun tespiti için konusunda uzman en az 3 kişiden oluşacak bilirkişi tarafından rapor aldırılması talep edildi.

16 Haziran 2021, 12:05

Konya'da 10 Yaşındaki Çocuğunu Boğarak Öldüren Baba İntihar Etti

Konya'da, yaşayan baba 10 yaşındaki oğlunu elleriyle boğarak öldürdü. İsmail Kılınçer isimli baba Adana'da tutuklu bulunduğu cezaevinde kendisini asarak intihar ettiği öğrenildi. Konya'nın Karatay ilçesinde gerçekleşen cinayet 8 Mart akşamı meydana geldi. 10 yaşındaki oğlunu öldüren baba İsmail Kılınçer, eşi Rabia Kılınçer'i alışveriş yapması için pazara gönderdikten sonra cinayeti işledi. Apartman görevlisi İsmail Kılınçer, 10 yaşındaki oğlunu yere yatırıp, bacaklarının arasına alarak elleriyle boğdu.BEN BİRİNİ ÖLDÜRDÜMApartman görevlisi İsmail Kılınçer, evden çıkıp kapıyı kilitledikten sonra polisi aradı. İsmail Kılınçer, polisi arayarak: "Ben birini öldürdüm" diye ihbarda bulundu. İsmail Kılınçer’in ihbarı üzerine eve giden polis ekipleri 10 yaşındaki erkek çocuğunun cansız bedenini gördü. Hüseyin Kılınçer'in, İsmail Kılınçer isimli babanın oğlu olduğunu belirleyen polis ekipleri işlemlere başladı. 10 yaşındaki Hüseyin Kılınçer'in cansız bedeni, otopsi için Konya Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. İsmail Kılınçer’in öldürdüğü 10 yaşındaki oğlu Hüseyin Kılınçer'in cenazesi, otopsinin ardından teslim alınıp, götürüldüğü Ilgın'ın Çiğil Mahallesi'ndeki Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.CİNAYETİ 2 HAFTADIR PLANLIYORDUMİsmail Kılınçer, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınan İsmail Kılınçer’in emniyetteki ifadesinde, "Oğlumu karşıma alarak, onu öldüreceğimi anlattım. Cinayeti 2 haftadır planlıyordum. Olaydan önce eşimi bilerek pazar alışverişine gönderdim. Oğlumdan özür dileyerek, sarıldım ve öptüm. Hüseyin de 'Babacığım, ben de özür dilerim' diyerek beni öptü. Öptükten sonra benim öldürdüğümü görmesin, diye ve ben de onun gözlerinin içine bakamayacağım için yüzünü üstündeki kıyafetin kapüşonuyla kapattım. Borçlarım vardı. Kendimi öldüremedim, canıma kıyamadım" ifadelerini kullandı.AKIL SAĞLIĞI YERİNDE ÇIKTIİsmail Kılınçer, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece 9 Mart tarihinde tutuklandı. İsmail Kılınçer’in avukatı da tutukluğa itiraz etti. İsmail Kılınçer’in avukatı müvekkilinin 2 yıldır hareketlerini kontrol edemediğini öne sürerek, akıl ve ruh sağlının yerinde olup olmadığı yönünde rapor alınmasını talep etti. Avukatın talebi sonucunda İsmail Kılınçer, Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edildi. Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde yapılan tetkikler sonucu akıl sağlığının yerinde olduğu raporu düzenlendi.KONYA'DA KATİL BABA CEZAEVİNDE KENDİSİNİ ASTIİsmail Kılınçer, Adana Cezaevi'ne sevk edilmişti. İsmail Kılınçer cezaevine girdikten kısa bir süre sonra ise kendisini asarak yaşamına son verdiği öğrenildi. Cezaevinde kendisini asarak öldüren İsmail Kılınçer’in cenazesinin İstanbul'da toprağa verildiği belirtildi.