Türkiye’de yastık altında tutulan altın miktarının 4 bin ila 5 bin ton arasında olduğu belirtilmekte. Prof. Dr. İlkay Noyan Yalman, bu büyük birikimin ekonomiye kazandırılamamasının kayda değer bir kayıp olduğunu ifade etti. Yalman, "Altın tasarrufu, Türk halkı için geleneksel bir yöntemdir, ancak bu birikimlerin ekonomi dışına itilmesi ciddi bir kayıp." diye konuştu.
Son dönemlerde artan jeopolitik riskler ve sıkıntılı ekonomik durumlar, vatandaşların altın yatırımlarına yönelmesine neden olmaktadir. Yalman, "Finansal okuryazarlığın sınırlı olduğu ve yüksek enflasyon ortamında, halkın altına yönelmesi kaçınılmaz." dedi.
Söz konusu altın birikiminin ekonomiye kazandırılmasıyla büyük yatırımlar yapılabileceği ve on binlerce kişiye istihdam sağlanabileceği ileri sürülüyor. Yalman, "Yastık altında biriken bu altın, enerji alanında dışa bağımlılığı azaltma potansiyeline sahip." şeklinde belirtti.
Türkiye’deki yastık altı altının, mevcut enerji kapasitesinin 6 katı büyüklüğünde bir etkiye sahip olduğunu söyleyen Yalman, "Ekonomik istikrar sağlandığında bu kaynaklardan faydalanılabilir," dedi. Bu bağlamda, doğru politikalara vurgu yaparak, güvenli bir ekonomik ortam oluşturulması gerektiğini sözlerine ekledi.
Amerika, İsrail ve İran arasındaki gelişmelerin Türkiye üzerindeki etkilerini değerlendiren Yalman, "Bu durum, ekonomik ve güvenlik açısından tehdit oluşturuyor. Altın talebinin artması, konut fiyatlarını da etkilemektedir," ifadesini kullandı.
Sonuç olarak, yastık altında bulunan bu önemli birikimlerin ekonomiye kazandırılması, hem ülke için bir kazanım hem de halk için ekonomik fayda sağlayacaktır.

PROF. DR. İLKAY NOYAN YALMAN