NATO’dan AB’ye güvensizlik dalgası: Atlantik kurumları Türkiye’de sınıfta kaldı Dünya Değerler Araştırma Birliği’nin son verileri, Türkiye’deki vatandaşların NATO, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve IMF gibi küresel kurumlara yönelik derin bir güvensizlik taşıdığını ortaya koydu. Avrupa’da güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği ve NATO’dan kopuş tartışmalarının sürdüğü bir dönemde, Türkiye’nin Atlantik merkezli kurumlara bakışı akademik araştırmalara yansıdı. Dünya Değerler Araştırma Birliği’nin (WVSA) tarafından gerçekleştirilen ve 2 bin 415 kişilik örneklem üzerinde yapılan saha çalışması, Türkiye’de insanların Batı merkezli küresel mekanizmalara karşı mesafeli durduğunu rakamlarla kanıtladı. Araştırma sonuçlarına göre, neredeyse tüm kurumlarda "hiç güvenmiyorum" ve "pek güvenmiyorum" diyenlerin oranı, güven duyanların oranını geride bırakıyor. Avrupa’nın güvenlik şemsiyesi olan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), Türkiye’de en düşük güven oranına sahip kurumlardan biri olarak öne çıkıyor. Araştırmaya katılanların yalnızca yüzde 3,3’ü NATO’ya "çok fazla" güvendiğini belirtirken, "oldukça fazla" diyenlerin oranı yüzde 22,5 seviyesinde kaldı. Buna karşılık, "çok fazla güvenmiyorum" diyenlerin oranı yüzde 40,8, "hiç güvenmiyorum" diyenlerin oranı ise yüzde 22,7 olarak kaydedildi. Bu verilerle NATO’ya karşı olumsuz görüş bildirenlerin toplamı yüzde 60'ın üzerine çıktı. Türkiye'nin uzun süredir üyelik süreci yürüttüğü Avrupa Birliği’ne yönelik güven oranları da benzer bir seyir izliyor. Katılımcıların yüzde 24,8’i kuruma "hiç güvenmediğini" ifade ederken, yüzde 38,3’ü "çok fazla güvenmediğini" belirtti. AB’ye "çok fazla" güven duyanların oranı yüzde 4,6’da kalırken, "oldukça fazla" güvenenlerin oranı yüzde 26,8 olarak saptandı. Küresel barışı koruma misyonuyla hareket eden Birleşmiş Milletler, Türkiye'de güvensizlik barajına takılan bir diğer kurum oldu. Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 38,6’sı BM’ye "çok fazla güvenmediğini", yüzde 23,5’i ise "hiç güvenmediğini" dile getirdi. Kuruma duyulan "çok fazla" güven oranı yüzde 4,4 seviyesindeyken, "oldukça fazla" güvenenlerin oranı yüzde 27 olarak belirlendi. Türkiye’nin geçmiş Ekonomi politikalarında önemli bir yer tutan IMF’ye yönelik toplumsal bakış açısı, yüksek bir güvensizlik içeriyor. Katılımcıların yüzde 41,3’ü IMF’ye "çok fazla güvenmediğini", yüzde 22,6’sı ise "hiç güvenmediğini" belirtti. Kuruma "çok fazla" güvenenlerin oranı yüzde 3,1 ile araştırmadaki en düşük seviyelerden birini görürken, "oldukça fazla" güvenenlerin oranı yüzde 24,1 oldu. Dünya Bankası, Batı merkezli diğer kurumlara kıyasla "çok fazla" güven oranında yüzde 6 ile kısmi bir yükseliş gösterse de genel tabloda güvensizlik hakimiyetini koruyor. Araştırmaya katılanların yüzde 36,6’sı kuruma "çok fazla güvenmediğini", yüzde 21,5’i ise "hiç güvenmediğini" ifade etti. "Oldukça fazla" güvenenlerin oranı ise yüzde 26 seviyesinde kaldı.
Kaynak: Türkiye Gazetesi