Beyin tümörlerinin tedavisinde sadece tümörün çıkarılması değil, aynı zamanda hastanın konuşma, hareket ve günlük yaşam fonksiyonlarının korunması da büyük önem taşıyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Burak Karaaslan, özellikle beynin konuşma ve hareket merkezine yakın yerleşimli tümörlerde uygulanan uyanık beyin cerrahisinin önemli avantajlar sağladığını belirtti.
Dr. Karaaslan, beynin her bölgesinin farklı fonksiyonlardan sorumlu olduğunu ve bu fonksiyonların cerrahi planlamada belirleyici rol oynadığını ifade etti. “Konuşma, dil veya hareket merkezine yakın yerleşimli beyin tümörlerinde bazı ameliyatları hastamızla iletişim kurarak gerçekleştiriyoruz. Ameliyatın uygun aşamalarında hastamızdan konuşmasını, nesneleri isimlendirmesini, cümle kurmasını ya da kol ve bacaklarını hareket ettirmesini isteyebiliyoruz. Bu sayede tümörü mümkün olan en geniş ve güvenli şekilde çıkarırken, konuşma ve hareket gibi yaşamsal fonksiyonlardan sorumlu sağlıklı beyin dokusunu da korumayı hedefliyoruz.” dedi.
Karaaslan, uyanık beyin cerrahisinin her hastaya uygulanmadığını belirtirken, yöntemin özellikle konuşma veya hareket merkezine yakın yerleşimli tümörlerde tercih edildiğini belirtti. “Her beyin tümörü farklıdır. Hastanın yaşı, tümörün yeri, genel sağlık durumu ve nörolojik bulguları birlikte değerlendirilerek en doğru cerrahi yöntem belirlenir. Uygun hastalarda uygulanan uyanık cerrahi, hem güvenliği artıran hem de ameliyat sonrası yaşam kalitesini korumaya yardımcı olan önemli bir seçenektir.” ifadelerini kullandı.
Beyin tümörü cerrahisinde başarı ölçüsünün yalnızca tümörün çıkarılması olmadığını vurgulayan Dr. Karaaslan, “Günümüzde hedefimiz, mümkün olan en yüksek oranda tümörü çıkarırken hastanın bağımsız yaşamını sürdürmesini sağlamaktır. Konuşabilen, yürüyebilen ve günlük yaşamına dönebilen bir hastaya ulaşmak, modern beyin cerrahisinin en önemli amaçlarından biridir.” dedi.

BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ UZMANI DOÇ. DR. BURAK KARAASLAN