Uluslararası enerji analiz ve araştırma kuruluşu BloombergNEF (BNEF), “Turkey Transition Factbook 2026” raporunda Türkiye’nin enerji dönüşümündeki güçlü performansını ortaya koydu. Rapora göre Türkiye, 2025 yılında rüzgar enerjisi yeni kurulumlarında dünyada 5’inci, güneş enerjisi yeni kurulumlarında ise 10’uncu büyük pazar konumuna yükseldi.
Bu başarı, Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki lider pazarlar arasındaki yerini pekiştiriyor. Ülke, her iki teknolojide de küresel ölçekte önemli bir oyuncu haline geldi.
Rüzgar Enerjisi Alanındaki Gelişmeler
• Türkiye, 2025’te rüzgar enerjisi kurulumlarında dünyada 5’inci sıraya yerleşti.
• 2026-2035 döneminde toplam 25 GW yeni rüzgar enerjisi kapasitesinin devreye alınması öngörülüyor.
• Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) projelerinin bu yeni kurulumların yaklaşık %37’sini oluşturması bekleniyor.
• Lisans almış yaklaşık 19 GW’lık depolamalı rüzgar enerjisi santrali projesiyle kapasite artışı ivme kazanacak.
• Depolama teknolojilerindeki ilerlemeler rüzgarın sistemdeki rolünü güçlendirirken, baz yük talebinin karşılanması için ek rüzgar ve batarya yatırımları gerekecek.
Güneş Enerjisi Alanındaki Gelişmeler
• Türkiye, 2025’te 6,4 GW yeni güneş enerjisi kapasitesiyle dünyada 10’uncu sırada yer aldı.
• Güneş enerjisi kurulu gücünün 2030’a kadar yaklaşık iki katına çıkması bekleniyor.
• Yeni kapasitenin %84’ü, ağırlıklı olarak öz tüketim amacıyla kurulan lisanssız güneş enerjisi santrallerinden oluştu.
• 2026’da da lisanssız projeler yeni kurulumların ana kaynağı olmaya devam edecek; 2028-2035 döneminde YEKA ihaleleri ve büyük ölçekli yatırımlarla lisanslı santrallerin payı artacak.
• Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile geliştirilen işbirlikleri, güneş yatırımlarını destekleyen kritik unsurlar arasında.
Depolama ve Gelecek Perspektifi
Türkiye’de batarya depolama pazarının yakın dönemde hızla büyümesi öngörülüyor. Batarya maliyetlerindeki düşüş, yenilenebilir kapasite artışı ve yerli üretim kapasitesinin gelişimi bu ivmeyi destekleyecek. Ülkenin 2035’e kadar 8 GW batarya depolama kapasitesine ulaşması hedefleniyor; bunun yaklaşık %90’ının şebeke ölçekli projelerden oluşması bekleniyor. Son dönemde yapılan lisans düzenlemeleri, yeni şebeke ölçekli depolama lisanslarının yalnızca rüzgar ve güneş santralleriyle entegre projelere verilmesini öngörerek yatırımları teşvik ediyor.
Bu gelişmeler, Türkiye’nin 2035 ve 2050 enerji dönüşüm hedeflerine yönelik kararlı adımlarını yansıtmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılması, enerji bağımsızlığı, sürdürülebilir kalkınma ve karbon azaltımı açısından stratejik önem taşımaktadır.