Trump: İran’daki nükleer materyalin çıkarılması uzun ve zorlu olacak

ABD Başkanı Donald Trump, “Gece Yarısı Çekici Operasyonu” ile İran’daki nükleer tesislerin hedef alındığını ve büyük ölçüde yok edildiğini savundu. Ancak nükleer materyalin çıkarılmasının uzun ve zorlu bir süreç olacağını belirtti. Trump ayrıca operasyonun yeterince takdir edilmediğini öne sürerek bazı medya kuruluşlarını eleştirdi.

21.04.2026-09:33 - (Son Güncelleme: 21.04.2026-09:33)
Trump: İran’daki nükleer materyalin çıkarılması uzun ve zorlu olacak

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer programına yönelik gerçekleştirildiğini belirttiği “Gece Yarısı Çekici Operasyonu” hakkında yeni açıklamalarda bulundu. Trump, operasyonun İran’daki nükleer tesislerin “tamamen yok edilmesiyle sonuçlandığını” savunurken, tesislerde bulunan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılmasının ise “uzun ve zorlu bir süreç” olacağını ifade etti.

Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Haziran 2025’te İran’a yönelik düzenlenen saldırılara değinerek, hedef alınan nükleer altyapının büyük ölçüde imha edildiğini öne sürdü. ABD Başkanı, “Gece Yarısı Çekici Operasyonu, İran’daki nükleer tesislerin tamamen yok edilmesiyle sonuçlandı. Nükleer materyalin çıkarılması uzun ve zorlu bir süreç olacak.” ifadelerini kullandı. Açıklamasında ayrıca operasyonun sonuçlarının bazı medya kuruluşları tarafından yeterince takdir edilmediğini iddia ederek, özellikle CNN ve benzeri yayın organlarını eleştirdi.

Trump’a göre operasyon, ABD’nin askeri kapasitesinin “en güçlü örneklerinden biri” olarak kayıtlara geçti. Ancak operasyonun etkilerine ilişkin daha önce kamuoyuna sızan bazı istihbarat değerlendirmelerinde, saldırıların İran’ın nükleer programını tamamen ortadan kaldırmadığı, yalnızca birkaç ay geciktirdiği yönünde bulgular bulunduğu iddia edilmişti.

“Gece Yarısı Çekici Operasyonu”nun arka planı

İsrail ile İran arasında 2025 yılı ortalarında tırmanan gerilim sırasında bölgede askeri hareketlilik dikkat çekmişti. İsrail’in 13 Haziran 2025’te İran’daki bazı nükleer ve askeri tesislere yönelik saldırılar düzenlediği, aynı zamanda sivil yerleşim alanlarının da etkilendiği belirtilmişti.

Bu gelişmelerin ardından ABD’nin de sürece dahil olduğu ve 22 Haziran 2025’te İran’daki Natanz, Fordo ve İsfahan nükleer tesislerine yönelik “sığınak delici” bombaların kullanıldığı bir operasyon gerçekleştirdiği açıklanmıştı. Washington yönetimi tarafından “Gece Yarısı Çekici” adı verilen bu operasyonun, İran’ın nükleer kapasitesine ağır darbe vurduğu iddia edilmişti.

Trump, söz konusu saldırıları “büyük bir başarı” olarak nitelendirirken, operasyonun İran’ın nükleer programını tamamen yok ettiği görüşünü savunmuştu. Ancak bağımsız değerlendirmeler ve istihbarat raporları, programın tamamen ortadan kaldırılmadığını, yalnızca geçici bir gerileme yaşandığını öne sürmüştü.

Nükleer materyal ve tartışmalar

Trump’ın son açıklamasında özellikle dikkat çektiği konu, İran’da bulunduğu belirtilen yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum oldu. ABD Başkanı, bu materyalin tesislerden çıkarılmasının hem teknik hem de lojistik açıdan büyük zorluklar içerdiğini vurguladı.

Uluslararası gözlemciler ise bu tür materyallerin kontrolü ve güvenliği konusunda uzun süredir endişelerini dile getiriyor. İran’ın nükleer kapasitesine ilişkin belirsizlikler, bölgedeki gerilimi canlı tutan temel unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Trump’tan medya eleştirisi

Trump açıklamalarında yalnızca operasyonu savunmakla kalmadı, aynı zamanda Amerikan medyasını da hedef aldı. Bazı haber kuruluşlarının operasyonda görev alan askerleri yeterince takdir etmediğini savunan Trump, bu durumun “haksız bir yaklaşım” olduğunu belirtti.

İngiltere ile ilgili Epstein tartışması

Trump’ın sosyal medya paylaşımlarında yer verdiği bir diğer konu ise İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Washington Büyükelçisi Peter Mandelson’a ilişkin tartışmalar oldu. Starmer’ın büyükelçi atama kararına değinen Trump, bu tercihin yanlış olduğunu düşündüğünü ifade etti.

Söz konusu büyükelçi Mandelson’ın, geçmişte Jeffrey Epstein ile olan bağlantılarına ilişkin iddialar İngiltere’de siyasi tartışmalara yol açmıştı. Yazışmalarda Mandelson’ın Epstein’e hitaben ifadeleri ve para transferlerine ilişkin iddialar gündeme gelirken, olay İngiltere iç siyasetinde de ciddi yankı uyandırmıştı.

Mandelson, ortaya çıkan belgelerin ardından görevinden ayrılmış ve hakkındaki iddialarla ilgili kamuoyunda geniş çaplı bir tartışma başlamıştı. İngiltere Başbakanı Starmer ise atama sürecine ilişkin olarak daha sonra “yanlış bir değerlendirme” yaptığını kabul etmişti.

Genel değerlendirme

Trump’ın son açıklamaları, hem İran’ın nükleer programı etrafındaki tartışmaları hem de uluslararası diplomasi ve medya ilişkilerine yönelik eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı. Özellikle “Gece Yarısı Çekici Operasyonu”nun etkilerine dair farklı değerlendirmeler, ABD ve müttefiklerinin Orta Doğu politikasına ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor.

YORUM YAZ!..
Modal