İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi’nin yaptığı açıklamalar, Tahran ile Washington arasındaki gerilimin diplomatik süreçlere rağmen devam ettiğini ortaya koydu. Tesnim Haber Ajansı’nın aktardığına göre Bekayi, başkent Tahran’daki Dışişleri Bakanlığı binasında düzenlenen basın toplantısında hem ABD’nin tutumunu hem de bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.
Bekayi, ABD’nin müzakere süreçleri sürerken İran’a yönelik askeri ve siyasi adımlar attığını savunarak, Washington yönetiminin söylemleri ile eylemleri arasında ciddi bir tutarsızlık bulunduğunu ifade etti. Bu durumun İran kamuoyunda ABD’nin niyetlerine yönelik güvensizliği artırdığını belirten Sözcü, Tahran’ın dış politika kararlarında ulusal çıkarları esas aldığını ve müzakere sürecine ilişkin adımların bu çerçevede değerlendirileceğini vurguladı.
Açıklamasında ABD’yi sert bir dille eleştiren Bekayi, son dönemde yaşanan gelişmelerin uluslararası hukuk açısından sorunlu olduğunu öne sürdü. İranlı Sözcü, 9 aydan kısa bir süre içinde iki kez, müzakereler devam ederken İran’daki bazı üst düzey isimlere ve sivillere yönelik saldırılar düzenlendiğini iddia ederek, bu durumun “diplomasiye yönelik ihlal ve ihanet” olarak değerlendirildiğini söyledi.
Bekayi ayrıca, ABD ile planlanan ikinci tur müzakerelere ilişkin belirsizliğe dikkat çekti. İslamabad’da yapılması beklenen görüşmeler hakkında konuşan Sözcü, “Şu ana kadar ikinci tur müzakerelerle ilgili kesinleşmiş bir plan bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı. Washington’un çelişkili politikalar izlediğini savunan Bekayi, ateşkes ve diplomatik süreçlerin de ABD tarafından yeterince ciddiyetle ele alınmadığını ileri sürdü.
Bölgesel güvenlik konularına da değinen Bekayi, özellikle Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndaki durumla ilgili açıklamalarda bulundu. Bölgede yaşanan güvenlik sorunlarının temel nedeninin ABD ve İsrail’in askeri faaliyetleri olduğunu iddia eden Sözcü, çatışmalar başlamadan önce Hürmüz Boğazı’nın daha istikrarlı bir durumda olduğunu savundu. Uluslararası toplumun bu konuda doğru aktörleri sorumlu tutması gerektiğini belirtti.
Bekayi, İran Silahlı Kuvvetleri’nin olası tehditlere karşı hazırlıklı olduğunu vurgulayarak, ülkesinin ulusal çıkarlarını koruma konusunda herhangi bir zaman sınırlaması veya dış baskıyı kabul etmeyeceğini dile getirdi. İran’a yönelik yeni bir askeri girişim olması halinde “güçlü bir karşılık verileceği” uyarısında bulundu.
Nükleer programa ilişkin soruları da yanıtlayan Sözcü, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının başka ülkelere devredilmesinin gündemde olmadığını belirtti. İran’ın nükleer kazanımlarını kendi toprakları içinde koruma konusunda net bir tutum sergilediğini ifade eden Bekayi, bu konudaki iddiaları ise kesin bir dille reddetti.
Genel olarak açıklamalar, İran’ın hem diplomatik süreçlerde temkinli bir yaklaşım benimsediğini hem de bölgesel güvenlik ve nükleer program konularında geri adım atmayacağını ortaya koyan sert bir mesaj niteliği taşıdı.