İran ile ABD arasındaki gerilimde bu kez tartışma savaşın maliyeti üzerinden büyüdü. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Washington yönetimini hedef alarak ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) kamuoyuna gerçekleri yansıtmadığını savundu. Arakçi’ye göre İran’la yaşanan çatışmaların Amerika’ya faturası resmi açıklamaların çok ötesinde.
İranlı bakana göre bu sürecin ABD’ye doğrudan maliyeti 100 milyar doları buldu. Bu rakamın Pentagon tarafından dile getirilen tutarın yaklaşık dört katı olduğunu iddia eden Arakçi, asıl yükün ise Amerikan halkının omuzlarında olduğunu vurguladı. Ona göre dolaylı ekonomik etkiler, enerji fiyatları ve artan savunma harcamalarıyla birlikte her Amerikan hanesine aylık yaklaşık 500 dolarlık ek bir maliyet olarak yansıyor ve bu rakam giderek büyüyor. Arakçi, bu tabloyu “Önce İsrail, sonra Amerika” sözleriyle eleştirerek, ABD’nin bölgedeki politikalarının kendi vatandaşlarına zarar verdiğini öne sürdü.
Ancak ABD cephesinden gelen resmi veriler bu iddialarla örtüşmüyor. 29 Nisan’da ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’nde konuşan Pentagon yetkilisi Jules Hurst, İran bağlantılı askeri operasyonların maliyetinin yaklaşık 25 milyar Dolar seviyesinde olduğunu açıkladı. “Epic Fury Operasyonu” kapsamında yapılan harcamaların büyük bölümünün mühimmat ve askeri lojistiğe ayrıldığı belirtilirken, bu rakamın kontrol altında tutulduğu mesajı verildi.
İki taraf arasındaki bu büyük fark, sadece rakamların değil, anlatıların da çatıştığını ortaya koyuyor. Tahran yönetimi ABD’nin maliyeti bilinçli olarak düşük gösterdiğini savunurken, Washington ise harcamaların şeffaf biçimde açıklandığını belirtiyor. Uzmanlara göre bu tür açıklamalar yalnızca ekonomik bir tartışma değil, aynı zamanda kamuoyu oluşturma ve uluslararası algıyı yönlendirme mücadelesinin bir parçası.
Sonuç olarak ortada iki farklı tablo var: Bir yanda yüz milyar doları aşan ağır bir savaş faturası iddiası, diğer yanda 25 milyar dolarlık resmi maliyet hesabı. Bu farkın nedeni ise sadece hesap yöntemleri değil; siyasi pozisyonlar, stratejik mesajlar ve küresel güç mücadelesinin kendisi olarak değerlendiriliyor.