MHP’nin sürpriz Moskova ‘seferi’

MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, Bahçeli’nin TRÇ (Türkiye-Rusya-Çin) ittifakı önerisi kapsamında Moskova’da temaslarda bulunduğunu açıkladı. Topsakal, iş birliğinin ekonomik ve güvenlik boyutuna dikkat çekerken, Rus basını MHP’nin dış politika çıkışlarını Türkiye’nin çok kutuplu dünyadaki konum arayışıyla ilişkilendirdi.

10.04.2026-20:55 - (Son Güncelleme: 10.04.2026-20:55)
MHP’nin sürpriz Moskova ‘seferi’

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, parti lideri Devlet Bahçeli’nin “ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı Türkiye’nin Rusya ve Çin’le (TRÇ) ittifak kurma” önerisi doğrultusunda Moskova’da görüşmeler yaptığını açıkladı.

Rus Vedomosti gazetesinin sorularını yanıtlayan Topsakal, “Türkiye’nin Rusya ve Çin ile ittifak kurması gerektiğine ilişkin öneriyi iletmek amacıyla, partimizin lideri Devlet Bahçeli bana Moskova’ya bu ziyareti gerçekleştirme ve siyasi partiler, bürokratlar ve entelektüellerle görüşmeler yaparak girişimin içeriğini ayrıntılı şekilde anlatma görevini verdi” dedi.

Moskova’da fikirlerini gazetecilerle de paylaşmaya çalıştığını belirten Topsakal, “Üç ülke arasında sağlanacak yakınlaşma yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda güvenlik açısından da kritik bir rol oynayabilir. Küresel dengelerin değiştiği bir dönemde Türkiye’nin alternatif ortaklıklar geliştirmesi gerekir” diye konuştu.

Vedemosti’deki haberin kupürü

MHP Genel Başkan Yardımcısı, partisinin 2028 seçimlerinde AKP ile koalisyonunu sürdürmesinin gayriresmî şartının, “bakanlık makamları değil, Rusya ve Çin ile iş birliğine yönelik bir programın kabul edilmesi olduğunu” söyledi.

Vedomosti Topsakal’ın ziyareti için şunları yazdı:

“MHP’li üst düzey isim bir Moskova’da. Türkiye’nin yönü mü değişiyor? Türkiye siyasetinde dikkat çeken bu diplomatik temas, dış politikadaki yön tartışmasını yeniden alevlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki iktidar blokunun ortağı olan MHP, son dönemde Rusya ve Çin ile daha yakın ilişkiler kurulmasını savunan çıkışlarıyla öne çıkıyor. Bu çerçevede MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal’ın mart ayında Moskova’ya gerçekleştirdiği ziyaret Ankara’nın dış politika dengelerine ilişkin yeni mesajlar içeriyor.”

Vedomosti, “Geçmişte Türk dünyasıyla entegrasyonu savunan ve Pantürkist söylemleriyle bilinen MHP’nin, son dönemde Avrasya eksenli politikalara vurgu yapması dikkat çekiyor. Parti, Rusya ve Çin ile ilişkilerin geliştirilmesini Türkiye’nin uluslararası alandaki manevra alanını büyütecek bir adım olarak değerlendiriyor” yorumunu yaptı.

Gazeteye göre, MHP’de bu kapsamda Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) gibi kurumlarla daha yakın temas kurulması gerektiği dile getiriliyor. Ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı ile bu kurumlar arasında eşgüdüm sağlanması öneriliyor.

Gazeteye konuşan uzmanlar, partinin bu çıkışlarının Türkiye’nin tamamen Batı’dan uzaklaştığı anlamına gelmediği görüşünde. Uzmanların değerlendirmelerine göre Ankara, çok kutuplu dünya düzeninde hem Batı hem de Doğu ile ilişkilerini dengede tutmaya çalışıyor.

Vedomosti değerlendirmesini şöyle tamamladı:

“MHP gibi bir partide milliyetçi siyasetçilerin dile getirdiği mesajların, Türkiye’nin dış politikada farklı seçeneklere açık olduğu yönünde bir sinyal niteliği taşıdığı belirtiliyor. Öte yandan MHP’nin, 2028 seçimleri öncesinde iktidar koalisyonundaki konumunu güçlendirmek için bu tür politik öncelikleri gündeme taşıdığı da kulislerde konuşuluyor. Parti içinde, Rusya ve Çin ile iş birliğinin artırılmasının stratejik bir hedef olarak öne çıktığı söyleniyor. Sonuç olarak, Topsakal’ın Moskova ziyareti, Türkiye’nin dış politikada çok yönlü arayışlarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Pantürkist geçmişe sahip bir siyasi hareketin Avrasya merkezli iş birliğini savunması, Ankara’nın değişen küresel dengeler karşısında yeni pozisyonlar geliştirmeye çalıştığını gösteriyor.”

Bahçeli ne demişti?

MHP Genel Başkanı Bahçeli 18 Eylül’de yaptığı açıklamada şunları söylemişti:

“Dünyaya meydan okuyan ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı akla, diplomasiye, siyasetin ruhuna, coğrafi şartlara ve yeni yüzyılın stratejik ortamına en uygun seçenek ‘TRÇ’ ittifakının inşa ve ihya edilmesidir. TRÇ ittifakının da; Türkiye, Rusya ve Çin’den müteşekkil olması arzumuz ve önerimizdir.”

YORUM YAZ!..
Modal