Gülfidan Soyuğur, Sakarya'da kurduğu atölyesinde, elleriyle şekillendirdiği metal parçaları estetik objelere dönüştürerek, kadın sanatının gücünü gözler önüne seriyor.
Sakarya'da yaşayan Gülfidan Soyuğur, İstanbul'daki lisesinden mezun olduktan sonra ilgi duyduğu alanlarda çeşitli işler yaparak hayatını sürdürdü. Ancak gerçek tutkusunun, sanat olduğunu fark ettikten sonra Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’ne girdi ve eğitimini tamamladı.
2,5 yıl önce evlenerek Akyazı ilçesine yerleşen Soyuğur, burada hayalini süsleyen atölyesini açma fırsatına kavuştu. Sabah erken saatlerde atölyesine ulaşan Soyuğur, yaşamının önemli bir bölümünü burada geçiriyor. Zımbırtılara sarılıp tulum giyip çalışan sanatçı, kaynak ve zımpara yaparak 22 eser üretti.
Hayallerini ve geçmişteki deneyimlerini sanatına yansıtan Soyuğur, metale ruh katma yeteneğinin kendisini büyülediğini belirtiyor. Metalin soğuk ve sert doğası, ona hayatın zorluklarına benzerlik gösteriyor. “Hayat zorlayıcı olabilir, ama ona şekil vermek bizim elimizde,” diyor.
Soyluğur, ailenin desteğini hissettiğini ve özellikle erkeklerin bu alanda kadınların yeteneklerini göz ardı etmesine rağmen, metal işlerinden mutluluk duyduğunu ifade ediyor. Atölyesi, bir terapi merkezi gibi işliyor; burada kaygılarını geride bırakıyor, tüm stresini sanatla atıyor.
Gülfidan Soyuğur, atölyesini genişletmeyi ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde eserlerinin sergilenmesini arzuluyor. “Bir gün kadınların gelip heykel yapabilmesini istiyorum, yaşadıklarını o heykellere aktarabilmeliler,” sözleriyle geleceğe dair umut ve hedeflerini vurguluyor.

Sakarya'da yaşayan metal heykel sanatçısı Gülfidan Soyuğur, el emeğiyle çeşitli aşamalardan geçirdiği metal parçaları dekoratif objelere dönüştürüyor. Soyuğur, Akyazı ilçesindeki 12 metrekarelik atölyesinde kaynak ve zımpara yaparak bilek gücüyle binbir emekle eserler ortaya çıkarıyor.