Küresel Piyasalarda Teknoloji Rallisi Sona Erdi: Enflasyon ve Petrol Baskısı Öne Çıktı

Küresel piyasalarda teknoloji ve yapay zekâ hisseleri öncülüğünde başlayan yükseliş, artan petrol fiyatları, tahvil faizleri ve enflasyon endişeleri nedeniyle yerini satış baskısına bıraktı. ABD-Çin temasları ve Orta Doğu’daki gerilim yatırımcıların odağında kalırken, yükselen enerji maliyetleri piyasalardaki risk iştahını zayıflattı. ABD borsaları rekor seviyeleri test ederken, Asya piyasalarında Çin hariç negatif seyir izlendi.

15.05.2026-15:30 - (Son Güncelleme: 15.05.2026-15:30)
Küresel Piyasalarda Teknoloji Rallisi Sona Erdi: Enflasyon ve Petrol Baskısı Öne Çıktı

Teknoloji ve yapay zekâ şirketlerine yönelik güçlü iyimserliğe rağmen, ABD/İsrail-İran geriliminin küresel piyasalarda yarattığı baskı yatırımcıların risk iştahındaki kırılganlığı yeniden ortaya çıkardı.

Yapay zekâ yatırımlarının şirket büyümelerini hızlandıracağı beklentisiyle teknoloji hisselerinde görülen sert yükselişler dün küresel piyasalarda risk iştahını artırırken, savaş kaynaklı enerji maliyetlerine rağmen ABD ekonomisine ilişkin açıklanan verilerin tüketici talebinin güçlü kaldığını göstermesi piyasalardaki pozitif havayı destekledi.

Yapay zekâ alanına yönelik artan yatırımlar, güçlü şirket bilançoları ve ABD ekonomisinin dirençli görünümünü ortaya koyan makroekonomik veriler, özellikle ABD borsalarında tarihi zirvelerin görülmesini sağladı.

Ancak yeni işlem gününde petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş ve tahvil faizlerindeki sert artış piyasalarda satış baskısını beraberinde getirdi.

Yatırımcılar, teknoloji ve yapay zekâ hisselerinde yaşanan yükselişlerin sürdürülebilir olup olmadığını sorgularken, ABD ile Çin arasında devam eden temasların piyasalar açısından nasıl sonuç vereceği konusunda da net bir görüş oluşturamıyor.

Washington ile Pekin arasında ekonomik iş birliğine ilişkin olumlu mesajlar verilmesine rağmen, piyasaların esas beklentisinin İran konusunda somut ilerleme sağlanması olduğu belirtiliyor. Bu alanda kayda değer bir gelişme yaşanmaması ise küresel risk iştahını baskılayan başlıca unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Böylece teknoloji hisselerinde görülen yatırımcı coşkusu, yerini tahvil faizlerindeki yükselişin yarattığı baskıya ve ABD Merkez Bankası’nın faiz artırımlarına devam edebileceğine yönelik beklentileri güçlendiren enflasyon endişelerine bıraktı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin temasları da yatırımcıların yakın takibinde bulunuyor.

Trump, siyasi kurmaylarının yanı sıra Jensen Huang ve Elon Musk gibi önemli Amerikan şirketlerinin temsilcilerinden oluşan geniş bir heyetle Çin’de temaslarını sürdürürken, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi.

Dünyanın en büyük iki ekonomisinin liderleri arasındaki görüşmeden çıkan mesajlar piyasalar tarafından dikkatle izlenirken, Xi Jinping, iki ülkenin rakip değil ortak olması gerektiğini söyledi.

İran konusunda ise Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada Trump ile Xi’nin Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması ve İran’ın nükleer silaha sahip olmaması konusunda mutabakata vardıkları bildirildi.

Trump ayrıca Fox News’e verdiği röportajda, Xi Jinping’in İran’la anlaşma zemininin oluşması ve Hürmüz Boğazı’nın açık kalması konusunda yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade ettiğini söyledi. Bu açıklamalar dün piyasalardaki olumlu havayı destekleyen gelişmeler arasında yer aldı.

ABD Başkanı Trump ayrıca Çin’in Amerikan uçak üreticisi Boeing’den 200 uçak satın almayı kabul ettiğini açıkladı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise İsrail ile İran arasında başlayan savaş nedeniyle gemi trafiğinde aksaklıkların yaşandığı Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması konusunda Çin’in ABD’den daha fazla çıkarı bulunduğunu ve bu nedenle Washington’a destek vereceğini düşündüğünü söyledi.

Öte yandan ABD Merkez Bankası yetkililerinin açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı. Kansas City Fed Başkanı Jeffrey Schmid, devam eden enflasyonu Ekonomi açısından en acil risk olarak değerlendirdiğini ifade etti.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Sözcüsü Julie Kozack da düzenlediği basın toplantısında, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının küresel ekonomiyi olumsuz senaryoya doğru ittiğini ancak orta vadeli enflasyon beklentilerinin halen kontrol altında olduğunu söyledi.

Makroekonomik verilere bakıldığında ABD’de perakende satışların nisanda aylık bazda yüzde 0,5 artarak beklentilere paralel gerçekleştiği görüldü.

Söz konusu dönemde en yüksek artış, Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle benzin istasyonlarında kaydedildi.

Analistler, tüketici talebinin güçlü kalmaya devam ettiğini ancak satış artışının büyük ölçüde enerji kaynaklı olmasının enflasyon baskılarının sürebileceğine işaret ettiğini belirtti.

ABD’de ithalat fiyat endeksi nisanda aylık yüzde 1,9, ihracat fiyat endeksi ise yüzde 3,3 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

İlk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı ise 9 Mayıs ile biten haftada 211 bine çıkarak piyasa tahminlerini aştı.

Tahvil piyasalarında artan enflasyon endişeleriyle satış baskısı görülürken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,52 ile son bir yılın en yüksek seviyesine çıktı. 30 yıllık tahvil faizi de yüzde 5,0693 seviyesine ulaşarak Temmuz 2025’ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.

Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,1 yükselişle 104 dolar seviyelerinde işlem görürken, enerji fiyatlarındaki artış dünya genelinde enflasyonun yeniden hızlanabileceğine yönelik kaygıları artırdı.

ABD’de açıklanan TÜFE ve ÜFE verilerindeki yükseliş de bu endişeleri destekleyen gelişmeler arasında yer aldı.

Yatırımcıların güvenli liman arayışıyla dolar endeksi yüzde 0,2 yükselerek 99,1 seviyesine çıkarken, güçlenen dolar ve yükselen petrol fiyatlarının baskısıyla altının ons fiyatı yüzde 1,3 düşüşle 4 bin 590 dolar seviyelerinde işlem görüyor.

Kripto para piyasasında ise ABD Senatosu Bankacılık Komitesi’nin “CLARITY” adı verilen yasa tasarısını onaylayarak Senato Genel Kurulu’na göndermesinin ardından dün 82 bin dolara kadar yükselen Bitcoin, bugün 81 bin dolar seviyelerinde dengelendi.

New York borsalarında teknoloji hisselerinin desteğiyle yükselişler devam etti.

ABD’nin yaklaşık 10 Çinli şirketin Nvidia’nın H200 çipini satın almasına onay verdiğine yönelik haberlerin ardından Nvidia hisseleri yüzde 4,4 yükseldi.

Çin’in Boeing’den 200 uçak satın alacağı yönündeki haberlere rağmen Boeing hisseleri günü yüzde 4,7 kayıpla kapattı.

Teknoloji şirketleri arasında en dikkat çekici yükselişlerden biri Cisco hisselerinde görüldü. Şirketin yaklaşık 4 bin çalışanını işten çıkaracağını açıklamasına rağmen yıllık gelir beklentisini yukarı yönlü revize etmesi hisseleri yüzde 13,4 yükseltti.

Bu gelişmelerle Dow Jones endeksi yüzde 0,75, S&P 500 endeksi yüzde 0,77 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,88 yükseldi.

S&P 500 endeksi 7.517,12 puanla, Nasdaq endeksi ise 26.707,14 puanla tarihi zirvelerini yeniledi.

Avrupa borsalarında da dün güçlü şirket bilançolarının desteğiyle pozitif seyir izlendi.

Ancak Avrupa’da büyük teknoloji şirketlerinin sınırlı olması ve enerji fiyatlarındaki yükselişin büyüme ile enflasyon görünümünü baskılaması yatırımcıların temkinli davranmasına neden oluyor.

İngiltere ekonomisi yılın ilk çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,6, yıllık bazda ise yüzde 1,1 büyüyerek beklentileri aştı.

Buna rağmen enerji ithalatına bağımlılık ve yükselen tahvil faizlerinin mortgage piyasasında yarattığı baskının ilerleyen dönemde ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği değerlendiriliyor.

İngiltere’de siyasi gelişmeler de piyasaların gündeminde yer aldı. Yerel seçimlerde ağır yenilgi alan Başbakan Keir Starmer’a yönelik istifa çağrıları sürerken, Sağlık Bakanı Wes Streeting görevinden ayrıldığını açıkladı.

Bu gelişmelerin etkisiyle sterlin/dolar paritesi yüzde 0,4 düşüşle 1,3350 seviyesinde işlem gördü.

Avrupa’da Almanya DAX 40 endeksi yüzde 1,32, İtalya FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,15, Fransa CAC 40 endeksi yüzde 0,93 ve İngiltere FTSE 100 endeksi yüzde 0,46 yükseldi.

Asya piyasalarında ise Çin hariç negatif bir görünüm öne çıktı.

ABD-Çin görüşmelerinde özellikle çip ihracatı konusunda somut gelişmeler yaşanmaması, Güney Kore piyasalarında baskı yarattı.

Japonya’da nisan ayı ÜFE verilerinin beklentilerin üzerinde artması sonrası ülkenin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,72 ile 1995’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Bu gelişmelerle Güney Kore Kospi endeksi yüzde 4,8, Japonya Nikkei 225 endeksi yüzde 1,7 ve Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 0,9 gerilerken, Çin Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 yükseldi.

Yurt içinde ise Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi günü yüzde 0,32 artışla 14.644,70 puandan tamamladı.

Dolar/TL kuru ise bankalararası piyasada 45,5440 seviyelerinde işlem görüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da Enflasyon Raporu sunumunda, enflasyonun 2026 sonunda yüzde 26’ya, 2027 sonunda yüzde 15’e, 2028 sonunda ise yüzde 9’a gerilemesini beklediklerini açıkladı.

Analistler bugün yurt içinde piyasa katılımcıları anketi ve bütçe dengesi verilerinin, yurt dışında ise ABD’de New York Fed imalat endeksi, sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranı verilerinin takip edileceğini belirtiyor.

YORUM YAZ!..
Modal