İsrael Hayom gazetesinin aktardığı bilgilere göre, söz konusu karar süreci 21 Ocak’ta başlatıldı. Bakanlık, listedeki isimlerin “İsrail’e yönelik boykot çağrılarına destek verdikleri ve şiddeti teşvik ettikleri” iddiasıyla ülkeye girişlerinin engellenmesini gündemine taşıdı.
Haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan hakkında “antisemitik söylemlerle bağlantılı olduğu” yönünde değerlendirmelere yer verilirken, İHH Başkanı Bülent Yıldırım ise 2010 yılında Gazze’ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine İsrail ordusu tarafından düzenlenen ve 10 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyla ilişkilendirildi. İsrail kaynakları, Yıldırım’ı söz konusu olayın “önemli aktörlerinden biri” olarak niteledi.
İsrail Diaspora İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanlığı Genel Direktörü Avi Cohen Scali’nin, Nüfus ve Göç İdaresi Vekil Genel Direktörü Amnon Shmueli’ye gönderdiği resmi yazıda, bu adımın “İsrail karşıtı faaliyetlerde bulunduğu ve şiddeti teşvik ettiği öne sürülen Türk vatandaşlarının ülkeye girişinin engellenmesine yönelik bir tavsiye” niteliği taşıdığı ifade edildi.
Öte yandan İsrail Diaspora İşleri Bakanı Amichai Chikli, konuyla ilgili yaptığı açıklamada Türkiye’yi sert sözlerle hedef aldı. Chikli, Türkiye’yi “düşman ülke” olarak nitelendirerek, İsrail’in kendisine tehdit olarak gördüğü kişi ve yapılar karşısında benimsediği yaklaşımı Ankara için de geçerli kılacağını savundu.