ABD basınında yer alan yeni bilgiler, İran’ın güneyindeki Minab kentinde bulunan bir okula yönelik ölümcül saldırıyla ilgili tartışmaları daha da büyüttü. New York Times’ın aktardığı ön askeri soruşturma bulgularına göre, 28 Şubat 2026’da düzenlenen saldırıda kullanılan mühimmatın ABD’ye ait bir Tomahawk füzesi olduğu ve olayın doğrudan Amerikan güçleriyle bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.
Saldırının hedefinde, okulun yakınındaki İran Devrim Muhafızları bağlantılı askeri tesisin bulunduğu; ancak kullanılan koordinatların eski istihbarat verilerine dayanması nedeniyle sivil alanın vurulduğu öne sürülüyor. Bazı kaynaklara göre okul binasının daha önce askeri yerleşke sınırları içinde yer almış olması da hedefleme zincirindeki hatayı derinleştirdi.
Uluslararası medya kuruluşlarının yayımladığı uydu görüntüleri, video incelemeleri ve mühimmat parçalarına ilişkin analizler de saldırının ABD yapımı Tomahawk füzesiyle gerçekleştirilmiş olabileceği yönündeki kanaati güçlendirdi. Washington Post, doğruladığı görüntülerde okulun ve bitişiğindeki askeri alanın aynı saldırı dalgasında vurulduğunu aktarırken, AP de eldeki bulguların ABD hava saldırısı ihtimalini kuvvetlendirdiğini bildirdi.
Saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin farklı rakamlar verilse de, ölenlerin büyük bölümünün çocuklardan oluştuğu ve olayın son yıllardaki en ağır sivil kayıp dosyalarından biri olarak değerlendirildiği belirtiliyor. Guardian ve AP, can kaybının 165 ila 175’in üzerine çıktığını aktarırken, Reuters daha önce yaklaşık 150 öğrencinin hayatını kaybettiğine yönelik ilk bulguları duyurmuştu.
Öte yandan Washington yönetimi henüz nihai sorumluluğu resmen kabul etmiş değil. Beyaz Saray ve Pentagon cephesi, soruşturmanın sürdüğünü ve kesin sonuca ulaşılmadan nihai hüküm verilmemesi gerektiğini savunuyor. Birleşmiş Milletler ise okul gibi sivil yapıların vurulmasına ilişkin bağımsız ve kapsamlı soruşturma çağrısını yineledi.
Bu gelişme, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarının hukuki ve ahlaki boyutuna ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirirken, ön raporun resmî olarak doğrulanması halinde Washington’un uluslararası baskıyla karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor. Özellikle çocukların bulunduğu bir okulun vurulmuş olması, olayın olası bir savaş hukuku ihlali olarak da incelenmesine yol açabilir.