Tahran'dan Washington'a Hürmüz Boğazı ve müzakere tepkisi: "Güvenlik ABD'nin saldırgan politikaları sebebiyle sağlanamıyor"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin deniz ablukası ve ekonomik savaşı sürdürdüğü sürece Hürmüz Boğazı'nda güvenliğin tesis edilemeyeceğini belirtti. ABD ile mesaj trafiğinin arabulucular üzerinden sürdüğünü kaydeden Bekayi, Tahran'ın meşru haklarından ve yedi maddelik planından taviz vermeyeceğini vurguladı.


Tahran'dan Washington'a Hürmüz Boğazı ve müzakere tepkisi: "Güvenlik ABD'nin saldırgan politikaları sebebiyle sağlanamıyor"
Reklam

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında gündemdeki bölgesel krizlere ve ABD ile yürütülen diplomatik süreçlere ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki enerji sevkiyatının normale döndüğü yönündeki beyanlarını reddeden Bekayi, bölgedeki güvensizliğin temel sebebinin ABD’nin uyguladığı deniz ablukası ve ekonomik savaş olduğunu vurguladı.

"Hürmüz Boğazı'nda güvenlik sağlanamıyor"

ABD’nin saha gerçekleriyle bağdaşmayan iddialar ortaya attığını belirten Sözcü Bekayi, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin İran'ın elini güçlendirmek ya da bir baskı aracı oluşturmak amacıyla yaşanmadığını dile getirdi. 28 Şubat'tan bu yana yaşanan sürecin ABD ve İsrail'in saldırılarının doğrudan bir sonucu olduğunu savunan Bekayi, Tahran yönetiminin uluslararası hukuk çerçevesinde tedbirler aldığını ifade etti.

ABD'nin bölgedeki askeri ve ekonomik baskılarına dikkat çeken Bekayi, şu değerlendirmelerde bulundu:

"ABD, övünerek sürdürdüğü ve tamamı bir ülkeye yönelik askeri saldırı niteliği taşıyan deniz ablukası ve ekonomik savaş yoluyla Hürmüz Boğazı'nı ve bölgeyi güvensiz hale getirmekte ısrar ettiği sürece boğazda güvenlik yeniden sağlanamayacaktır. Biz de mevcut durumdan memnun değiliz. Çünkü Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine en çok bizim ihtiyacımız var. Ancak ABD'nin saldırgan eylemleri hem bölgeye hem kendisine hem de tüm dünyaya zarar veriyor."

ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun açıklamalarına tepki

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Atina'da yaptığı konuşmada Antik Çağ'daki İran-Yunan savaşlarına atıfta bulunmasını da eleştiren Bekayi, Washington yönetiminin tarihi çarpıtarak uyguladığı politikaları meşrulaştırmaya çalıştığını söyledi. ABD’nin kendisini Batı medeniyetinin tek temsilcisi gibi sunamayacağını vurgulayan Bekayi, İran’ın binlerce yıllık köklü bir düşünce ve medeniyet mirasına sahip olduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan temasları ve Yemen meselesi

İran ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları arasında gerçekleşen telefon görüşmesine ilişkin bilgi veren Bekayi, Arap Yarımadası’ndaki tırmanıştan endişe duyduklarını ve diyaloğa katkı sunmaya hazır olduklarını belirtti. Bölgedeki gerilimin yalnızca İsrail'in çıkarlarına hizmet ettiğini ifade eden Bekayi, Yemen krizinin diyalog ve önceden mutabakata varılan yol haritası çerçevesinde çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.

ABD ile diplomatik kanallar ve arabuluculuk rolü

ABD ile yürütülen temaslarda Pakistan ve Katar’ın arabuluculuk rolünü sürdürdüğünü doğrulayan Bekayi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İran Cumhurbaşkanı arasındaki son temasların ise Tahran’ın yedi maddelik planını ve tutumunu iletmeye yönelik olduğunu aktardı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sunulan planda deniz ablukasının kaldırılması, savaşın sona erdirilmesi, dondurulan varlıkların serbest bırakılması ve yeni yaptırımların iptali gibi taleplerin yer aldığını yineledi.

Sözcü Bekayi, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) tartışmalarına da değinerek, nükleer silahları yasaklayan fetvayı veren eski İran Dini Lideri Ali Hamaney'e düzenlenen suikastın ardından Batılı ülkelerin sistemin işleyişini bizzat zayıflattığını ve ortaya çıkan sonuçlardan şikayet etme haklarının bulunmadığını sözlerine ekledi.





Kaynak: İHA

Haber365 Editör
Editör: Haber365 Editör

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!