İran'ın, ABD ile devam eden savaşı sona erdirmek amacıyla Washington yönetimine yedi günlük bir plan sunduğu öne sürüldü. Planda, çatışmaların durdurulması, Hürmüz Boğazı'nın yeniden deniz trafiğine açılması ve nükleer müzakerelerin yeniden başlatılması gibi başlıkların yer aldığı bildirildi.
New York Times'ın haberine göre İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında düzenlediği basın toplantısında, Tahran'ın Washington'a çatışmaları sona erdirmeyi ve ardından kapsamlı nükleer görüşmelere başlamayı öngören yedi günlük bir plan sunduğunu açıkladı.
Erakçi, önerinin haziran ayında ABD ile İran arasında varılan ancak kısa süre içerisinde geçerliliğini yitiren mutabakat zaptındaki bazı taahhütlerle büyük ölçüde benzerlik taşıdığını belirtti. İranlı Bakan, Washington'ın teklifi kabul etmesi halinde planın vakit kaybetmeden uygulanabileceğini ifade etti.
Erakçi, "Arabulucular aracılığıyla ABD'ye, belirli koşullar yerine getirildiği takdirde Hürmüz Boğazı'nın yedinci günün sonunda açılacağı ve görüşmelerin yeniden başlayacağı yönünde bir plan sunduk." dedi.
İran Dışişleri Bakanı ayrıca, taraflar arasında bir anlaşmaya ABD ara seçimlerinden önce ulaşılmasının daha uygun olacağını dile getirdi.
Görüşmelere ilişkin bilgi sahibi Amerikalı bir yetkili ise ABD yönetiminin arabulucular üzerinden olumlu ve yapıcı temaslar yürüttüğünü, ancak Washington'ın herhangi bir anlaşmaya ulaşmak için acele etmeyeceğini savundu.
İran'ın dondurulan fonlar ve yaptırımlar için şartları
New York Times'ın haberinde, İran'ın teklifinin ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın BM Genel Kurulu'ndaki konuşmalarında karşılıklı sert mesajlar verdiği bir dönemde gündeme geldiğine dikkat çekildi.
Haberde, Trump'ın anlaşmaya varılmaması halinde İran'ı "yok etmekle" tehdit ettiği, Pezeşkiyan'ın ise İran'a zorbalık yapılamayacağını söylediği hatırlatıldı.
İran'ın sunduğu planın şartları arasında, Lübnan da dahil olmak üzere tüm çatışmaların yedi gün boyunca durdurulması ve ABD'nin İran'a ait olduğu tahmin edilen en az 12 milyar dolarlık dondurulmuş fonları serbest bırakmasının bulunduğu öne sürüldü.
Bunun yanı sıra İran'ın petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılması ve deniz ablukasının sona erdirilmesinin de talep edildiği belirtildi.
Habere göre söz konusu adımların uygulanmasının ardından yedinci gün Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve nükleer müzakerelerin derhal başlatılması planlanıyor.
Trump'ın ise İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemeyi temel hedef olarak ortaya koyduğu, bu amaca diplomatik bir anlaşmayla ya da yeni saldırılarla ulaşabileceğini söylediği aktarıldı.
ABD ve İran arasındaki temaslar sürüyor
Haberde, ABD ile İran arasındaki savaşın yaklaşık yedi aydır devam ettiği belirtildi. Savaşın şubat ayının sonlarında ABD ve İsrail'in İran'ın dini lideri Ali Hamaney ile askeri komuta kademesini hedef alan hava saldırılarıyla başladığı, Trump'ın başlangıçta çatışmaların birkaç hafta süreceğini söylediği hatırlatıldı.
Çatışmaların küresel petrol, enerji ve gıda fiyatları üzerinde de geniş çaplı etkiler oluşturduğu ifade edildi.
Diplomatik temaslar hakkında açıklamada bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Katar'ın arabuluculuğunda gerçekleştirilen üç saatlik görüşmenin herhangi bir uzlaşıyla sonuçlanmadığını açıklamıştı.
Buna rağmen New York'taki temaslarını 28 Eylül'e kadar sürdürecek olan İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin 22 Eylül'de ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile Katar üzerinden mesaj alışverişinde bulunduğu bildirildi.
Erakçi görüşmeyi "verimli" olarak nitelendirirken, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de yeni temasların gerçekleştirilebileceği mesajını verdi.
İran ekonomisi üzerindeki baskı
Haberde ayrıca yaptırımlar, temel gıda fiyatlarındaki artış, ilaç sıkıntısı ve ticari faaliyetlerdeki aksamaların İran ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdığı değerlendirmesine yer verildi.
Analistlerin görüşlerine göre Trump yönetiminin, ABD ara seçimleri öncesinde savaşı sona erdirmenin sağlayabileceği siyasi sonuçlarla Tahran üzerindeki ekonomik baskının devam ettirilmesi arasında denge kurması gerekiyor.
Crisis Group İran Projesi Direktörü ve Başkan Danışmanı Ali Vaez, İran'ın teklifini "akıllıca bir hamle" olarak değerlendirdi.
Vaez, planın kamuoyunda destek görmeyen savaşı sona erdirebileceğini, ara seçimler öncesinde enerji fiyatlarının düşmesine katkı sağlayabileceğini ve aynı zamanda İran'ın lehine olan bazı şartları yeniden gündeme getirdiğini belirtti.
Vaez, nükleer müzakerelere ilişkin takvimin daraltılmasının da Trump yönetimi açısından değerlendirilebilecek bir seçenek olduğunu ifade etti.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!