Marmaris suikast timindeki FETÖ’cü terörist itirafçı oldu

15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast timinde yer alan ve 10 yıl sonra yakalanan ihraç pilot yüzbaşı Burkay Karatepe'nin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Etkin pişmanlıktan yararlanan Karatepe, FETÖ'nün fişleme sisteminden Gülen ile Pensilvanya'daki görüşmesine ve 10 yıllık firar hayatına kadar tüm detayları anlattı.


Marmaris suikast timindeki FETÖ’cü terörist itirafçı oldu
Reklam

15 Temmuz darbe girişiminde Muğla'nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi timinde yer alan ve 10 yıldır aranan firari ihraç pilot yüzbaşı Burkay Karatepe’nin emniyetteki ifadesinin detayları belli oldu.

Emniyetteki 3 günlük sorgusunun ardından Muğla Adliyesine sevk edilen ve "Selim" kod adını kullandığını belirten Burkay Karatepe, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında örgütün işleyişi ve 10 yıllık firar sürecine ilişkin itiraflarda bulundu.

"Maaşın yüzde 10'u himmet olarak toplanırdı"

Ortaokul son sınıfta örgütle tanıştığını ve evliliğini "izdivaç abisi" aracılığıyla yaptığını belirten Karatepe, TSK içerisindeki yapılanmaya ilişkin şu bilgileri verdi:

"Askeriyede görev yapan FETÖ üyelerinin maaşlarının yüzde 10’u ile promosyonları 'himmet' adı altında toplanırdı. Askeri öğrencilik yıllarımda örgüt bana kurmaylık vaat etti ancak ben Özel Kuvvetler’i tercih ettim. Örgüt abileri bilgisayardaki Excel dosyalarıyla rütbeli herkesi fişlerdi. Kimin ne kadar maaş aldığından parasının nerede olduğuna kadar not edilip isimlerin karşısına 'müspet' veya 'menfi' yazılırdı."

Pensilvanya'da Gülen ile görüşme: "Şapka ve gözlükle içeri alındım"

Örgüt mensuplarına özel telefonlar verildiğini ve herkesin bir kod ismi olduğunu itiraf eden Karatepe, 2012 yılında ABD'deki paraşüt kursu görevi sırasında örgüt kanalıyla Pensilvanya'ya götürüldüğünü anlattı.

"2012 yılının yaz aylarında ÖKK bünyesinde Amerika’ya paraşüt kursu için gittim. Colombus’ta bulunan askeri üsse eğitim için başladım. Yaklaşık 4 hafta burada paraşüt eğitimi aldım. Bu kursta askeri üste kalma zorunluluğumuz vardı. Kurs kısa süreli olduğu için ilk etapta askeri birlikte kalmaya devam ettim. Kurs için Amerika’ya görevlendirildiğim 2012 yılında Amerika’ya gitmeden önce bağlı olduğum abi Muhammet Baran ile yaptığımız görüşmede bana ismini hatırlamadığım Amerika’daki bir abinin numarasını verdi ve gittiğimde bu kişi ile irtibat kurmamı ve görüşmemi istedi. Amerika’dan tarifeli uçak ile önce Münih Havalimanına, oradan aynı gün aktarmayla Colombus’a gittim. Buradan kendi imkanlarımla eğitim alacağım askeri birliğe geçtim. Burada yaklaşık 4 hafta olan ilk eğitim bittikten sonra eğitimin ikinci aşamasından önce bir ara vardı. Bu izin esnasında Ankara’daki abinin verdiği numarayı arayarak görüştüm. Ben Amerika’ya gittiğimde oradan kullanmak üzere bir telefon hattı almıştım. Bu şahsı aradım ve Colombus’ta bir alışveriş merkezinde buluşmak üzere sözleştik. Bu alışveriş merkezinde buluştuk. Bu şahıs bana ismini söyledi ancak ismi şu an hatırlamıyorum, muhtemelen de kod isim söylemiştir. Bu şahsı görsem tanırım. Şahsın aracıyla evine gittik. Bu ev müstakil bir evdi. Evde şahsın eşi ve iki kızı vardı. Kızları 8 ile 10-12 yaşlarındaydı. Evde yemek yedik. Bir süre sohbet edip vakit geçirdik. Amerika’ya görevlendirildiğim dönemde benden sorumlu Muhammet Baran Amerika’da beni irtibatlandırdığı abi vasıtasıyla Pensilvanya’ ya gidebileceğimi, böyle bir imkan olduğunu, bana numarasını verdiği kişinin bu konuyu ayarlayacağını söylemişti. Yani bu durum, Pensilvanya’ya gitme konusu, Ankara’da iken kararlaştırdığımız bir konudur. Amerika’da evinde görüştüğüm şahıs bana bir numara verdi. Ben araba kiralayarak 5-6 saatlik bir yolculuk sonrası Pensilvanya’ya gittim. Şahsın verdiği numara ile irtibata geçtim. Bu görüştüğüm kişi bana bir konum gönderdi. Gönderdiği konuma gittim ve şahısla buluştum. Bu şahıs bana ismini söyledi ancak şu an ismini hatırlamıyorum. Bu kişi ile birlikte Pensilvanya’da bulunan Fetullah Gülen’in kaldığı malikaneye gittik. Buranın yakınında şahısla buluşunca ben kiraladığım aracı bırakarak şahsın aracı ile buraya geldik" dedi.

Uydu takibini engellemek amacıyla kıyafetlerini değiştirdiğini, şapka ve gözlük taktığını belirten Karatepe, şu ifadeleri kullandı.

"Uydu takibini engellemek amacıyla kıyafetlerimi değiştirmemi, şapka ve gözlük takmamı istediler. Kıyafetleri giyip araziye girdim. Beni bekleme salonunda Cevdet Türkyolu karşıladı. Fetullah Gülen’e hediye olarak Özel Kuvvetler kantininden aldığım bir bıçak götürmüştüm. Türkyolu 'Hediye olarak bunu mu getirdin?' diyerek aşağılayıcı bir tavır takındı. Ardından Gülen'in odasına alındım. Nereli olduğumu ve nerede görev yaptığımı sordu. Özel Kuvvetler'de olduğumu söyleyince mırıldanarak dua okudu. Yaklaşık 10-15 dakika baş başa görüştük."

"İstanbul'da gizli toplantı, Çiğli'de suikast talimatı"

15 Temmuz sürecinin 9-10 Temmuz tarihlerinde Bahçelievler'deki bir evde yapılan toplantıyla başladığını belirten Karatepe, süreci şöyle anlattı:

"İstanbul'daki 'sorumlu abinin selamıyla Bahçelievler'deki bir eve çağrıldım. Burada yapılan toplantıda Özel Kuvvetler'de görevli birçok ismin FETÖ üyesi olduğunu öğrendim. Şükrü Seymen'in komutasında 'önemli bir faaliyet' yürütüleceği, telefonların alınmaması ve eşler dahil kimseye bilgi verilmemesi talimatı verildi. 15 Temmuz günü Harp Akademisi'nde derslerin ardından saat 14.30 civarı kantinde buluştuk. Yüzbaşı İsmail Yiğit faaliyetin o akşam olacağını söyledi. Lojmana geçip sivil kıyafetlerimi giydim. 3 araçla askeri havalimanına geçtik. Couger tipi helikopterle Çiğli Askeri Hava Üssü'ne gittik. Orada MAK ve SAT timleriyle birleştik. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili talimatı da burada öğrendim."

İzmir Çiğli'den hareket eden timle Marmaris'e gittiğini kabul eden Karatepe; Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konutuna yönelik gerçekleştirilen, koruma polislerinin hedef alındığı silahlı ve bombalı saldırıda bizzat yer alarak ateş açtığını itiraf etti. Yapılan incelemelerde Karatepe'nin çok sayıda ankesörlü ve ardışık arama kaydının bulunduğu tespit edildi.

10 yıllık firar hayatı: "Salih ismiyle amelelik ve boyacılık yaptım"

Darbe girişiminin ardından Ege ve İç Anadolu bölgelerinde sürekli yer değiştirerek saklandığını belirten Karatepe, firar yıllarını şu sözlerle anlattı:

"İzmir'den kaçtıktan sonra akrabalarımın yardımıyla Afyonkarahisar ve Eskişehir çevresindeki köylerde ve yaylalarda saklandım. Babam cezaevinden çıktıktan sonra bana eski tip sahte bir kimlik getirdi. Afyon'da kendimi 'Salih' olarak tanıttım. İlk iki yıl evden çıkmadım. Daha sonra hurda toplama, inşaatlarda amelelik, boya, badana ve seramik işleri yapmaya başladım. Sokaklarda hediyelik tablo satarak geçimimi sağladım."

"Haberlerde kendimi görünce ev değiştirdim"

Televizyon haberlerinde kendi fotoğraflarını gördükten sonra deşifre olma korkusuyla paniklediğini ifade eden Karatepe, "Haberlerde kendimi görünce birilerinin beni tanıyabileceği şüphesine düşüp evden apar topar ayrıldım. İnşaat işleri vesilesiyle tanıştığım bir kişinin aracılığıyla yeni bir ev kiraladım. Eve geçtikten sonra getirtiğim hat ve telefonla ilk aramayı yaptığım gece polisler adrese operasyon düzenleyerek beni yakaladı" dedi.



Kaynak: İHA




Beren Alpuğan
Editör: Beren Alpuğan

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!