Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu “BB-” olarak teyit etmiş ve not görünümünü “durağan” olarak belirlemiştir.
Bu not seviyesi, birçok gelişmekte olan ülke ve bazı üçüncü dünya ekonomileriyle aynı kategoride yer almakta olup, yatırım yapılabilir seviyenin (BBB- ve üzeri) altında kalan spekülatif bir derecelendirme olduğu değerlendirilmektedir.
Eleştirmenler, Türkiye’nin güçlü ekonomik altyapısı, genç nüfusu, stratejik konumu, üretim kapasitesi ve son dönemdeki rezerv birikimi gibi unsurlar dikkate alındığında, bu notun gerçek potansiyeli yansıtmadığını ve uluslararası derecelendirme süreçlerinde öznel veya manipülatif unsurlar içerebileceğini savunmaktadır.
Fitch’in açıklamasında ise düşük kamu borcu, dış finansmana erişim kabiliyeti, bankacılık sektörünün dayanıklılığı ve kişi başı GSYH gibi faktörler olumlu yönler olarak öne çıkarılmıştır. Kurum, enflasyonun kademeli düşüşü ve 2026-2027 büyüme tahminlerini (%3,5 ve %4,2) de referans göstermektedir.
Ancak bazı analist ve yorumculara göre, Türkiye ekonomisinin elde ettiği somut iyileşmelere rağmen notun bu seviyede tutulması, objektif kriterlerden ziyade jeopolitik veya küresel finansal güç dengelerine dayalı bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Bu durum, kredi notu mekanizmalarının zaman zaman tartışmalı ve manipülasyona açık olabileceğini gündeme getirmektedir.
Türkiye’nin bir sonraki değerlendirme süreci, Temmuz 2026’da planlanmaktadır.
Ekonomideki yapısal reformların devamı, enflasyonun kalıcı düşüşü ve rezerv gücünün artması halinde not artışı beklentisi sürmektedir.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!