Etiket: Marmara Denizi

"Marmara Denizi" etiketine ait 107 haber bulundu.

7 Haziran 2021, 10:55

Tehlike Giderek Büyüyor! Deniz Salyası Karadeniz'de!

Marmara Denizi'ni saran deniz salyası olarak isimlendirilen müsilaj, Karadeniz'de de ortaya çıktı. Ordu Fatsa'daki Yalıköy Limanı'nda geçen gün ufak çaplı bör bölgede müsilaj görüldü. Balıkçılar durumu ekiplere bildirdi. Yalıköy Limanı'na gelen  ekipleri deniz yüzeyinde müsilajı kirliliği temizledi. Denizdeki müsilaj tehdidi uzmanlar tarafından izleniyor.Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın, deniz salyasının (müsilaj) insan sebepli doğa hadisesi olduğunu dile getirdi.''BU KİRLİLİĞE DEVAM EDERSEK BİR KAÇ SEBE İÇERİSİNDE BUNLARLA BİZ DE KARŞI KARŞIYA KALACAĞIZ''Karadeniz'e akan  tarımsal ve evsel atıkların yanında sanayi, kanalizasyon benzeri atıkların denizde kirliliğe sebep olduğunu ifade eden Aydın, "Marmara kapalı deniz, Karadeniz de kapalı deniz. Bu sonuç itibarıyla doğa olayı ama bizden kaynaklı etkilerle gerçekleşmiş bir olay. Azot ve fosfor, evsel atık, kimyasal atık, sanayi atıkları ya da tarımsal kaynaklı kirlilikten dolayı oluşan bir olay. Karadeniz'de çay ve fındık tarımında gübre olarak çok fazla miktarda azot ve fosfor kullanılıyor. Dolayısıyla bunlar zamanla belki Marmara kadar yakın bir zamanda böyle etki göstermez ama bu kirliliğe devam edersek yarın öbür gün 3, 5, 30 yıl sonra bunlarla biz de karşı karşıya kalacağız" diye konuştu."KARADENİZ ZATEN ÇOK SAĞLIKLI BİR EKOSİSTEM DEĞİL"Karadeniz'deki şehirlerin arıtma sistemini biyolojik arıtma düzenine çevrilmesi gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Aydın, şu açıklamada bulundu:"Karadeniz'deki bütün illerin arıtma ya da kanalizasyonları denize döküyoruz. Düzgün arıtma sistemi de yok zaten. Kanalizasyonları veya arıtmaları derin deşarj, diyerek 20 metre derinliğe gidip bırakıyoruz. Bunların tamamı Karadeniz'i kirletici unsuru olarak karşımıza çıkıyor. Bu arıtmaları biz biyolojik yüksek arıtma sistemine dönüştürmediğimiz müddetçe Karadeniz'de zaman içinde kirlilik unsuru olarak kendini gösterecektir. Bu salya olmaz, başka bir şey olur. Gübrelemeyi düzene sokmamız lazım. Vahşice gübreleme yapılmaması lazım. Topraklarımızı verimsiz hale getirdik ve Karadeniz'de kullanılan gübrelerin tamamı ya da kullanılmış olan kimyasalların tamamı yağmur, yüzeysel sularla derelerle ve sonuç itibarıyla denize geliyor. Karadeniz zaten çok sağlıklı ekosistem değil." "KARADENİZ DAHA DA KİRLENECEKTİR"Balık çeşitliliğinin giderek azaldığını da dile getiren Prof. Dr. Aydın, "Her geçen gün Karadeniz'de çöküş var. Çöküş olmaya da devam ediyor. Nüfus artışı ile kirletme unsurları artıyor. Zamanla Karadeniz daha da kirlenecektir. Balık popülasyonlarımız da her geçen gün azalıyor. Hiç yukarı giden eğilim yok. Stoklarımızın tamamı çöküş eğiliminde. Eğer hamsiyi 40 TL'ye, 50 TL'ye yiyorsak demek ki Karadeniz sistemi çöküyor demektir. Bunun başka anlamı yok. Deniz salyasının Marmara'da etkisi 5 yıl sürebilir çünkü ciddi oranda sadece suyun yüzeyinde gözüken değil zeminde bu çökecek ve zemin yapısındaki birçok canlının ölmesine neden olacak. Bu zamanla balıkları bile öldürecek. Bunun ötesinde bütün deniz bitkilerine, süngerlere, kabuklulara, yavaş hareket eden moloz grubu olan salyangozlara, yengeçlerine olumsuz etki yapacaktır. Uzun süre bunun olumsuz etkisini çekeceğiz. Bunlar denizel ekosistemde sonuçta zinciri kırıyor. Bir şekilde balık popülasyonlarına da olumsuz etki gösterecektir" şeklinde konuştu.

3 Haziran 2021, 11:01

Kolera Hastalığı Nedir?

Marmara Denizi'nde oluşan deniz salyası nedeniyle uzmanlar, koleranın başlayabileceğini söylüyor. Peki, kolera nedir? Kolera hastalığı neden ortaya çıkar?

31 Mayıs 2021, 15:03

Marmara Denizi'nde Görülen Deniz Salyasının Sebebi Ne?

Marmara Denizi'nde görülen deniz salyası felaketi, giderek büyüyor.Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Erdek Körfezi'nde bir çalışma gerçekleştirdi.Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz salyasının üç ana sebepten bu kadar çok yayıldığını dile getirdi.Prof. Dr.  Sarı'ya göre sebeplerden birincisi Marmara Denizi'ndeki sıcaklığın yükselişi.Sarı, 0 senelik yaklaşık sıcaklık verileri göz önünde bulundurulduğunda deniz suyunun öteki senelere kıyasla 2.5 oranında fazla olduğunu ifade etti.''BESİN ELEMENTLERİ ÇOK YÜKSEK''İkinci sebep olarak ise Marmara Denizi'nin orijinal yapısını sunan Prof. Dr. Sarı, "Üçüncü neden ise denizdeki besin yükü. Azot, fosfor, evsel ve endüstriyel atıkların denize karışmasıyla ortaya çıkan besin elementlerinin miktarının çok yüksek olması" dedi.MARMARA'DA KULLANILAN ARITMA YÖNTEMİKullanılan arıtma yöntemlerinin Marmara Denizi'nin doğal yapısına uygun olmadığını ifade eden Prof. Dr. Mustafa Sarı, şu açıklamada bulundu:"Denizlerimizde şu an kullanılan arıtmaların bir kısmı biyolojik arıtma. Deşarj edilecek olan atığın sınır değerlerinin çok çok düşük olması gerekiyor. Halbuki biz şu anda Marmara Denizi'nin sınır değerlerinin çok üstünde atık deşarj ediyoruz. Bazı yerleşim birimlerinde ise hiç arıtma tesisi yok. Bandırma ve Erdek'te de durum aynı. 150 bin insanın atığı hiç arıtılmadan kanalizasyon şebekesiyle denizin kıyısında toplanıyor. Atıklar deniz kıyısında sıvılaştırılıyor ve bir kilometre açığa denizin dibine bırakılıyor." ''ATIK YÖNETİM POLİTİKAMIZI DEĞİŞTİRMEMİZ GEREKİYOR''Doğru olmayan atık yönetim politikasını konu olduğunun altını çizen Prof. Dr. Mustafa Sarı, "Su kirliliği yönetmeliği hükümlerindeki sınırları bile uygulamadık. Artık atıklar arıtılmadan denize verilmeye başlandı. Belediyeler, 'Benim arıtma tesisim tıkır tıkır çalışıyor' diyecek. Ancak ben denize bakıyorum, deniz bu tesislerin düzgün ve yeterli çalışmadığını söylüyor. Şimdi yapmamız gereken şey ise, Marmara Denizi çevresindeki bütün kuruluşların bir araya gelip, bir karar alması lazım. Bu kararla müsilaj ile mücadele için atık yönetim politikamızı değiştirmemiz gerekiyor. İklim değişikliğini dikkate alan yeni bir atık yönetim politikası belirlemeliyiz. Ve bu politikanın hedefi de şu olmalı; Marmara Denizi'ne bir litre bile arıtılmadan atık bırakmamak" dedi.''KİMSE SESİMİ DUYMUYOR''Kasım ayından bu yana Marmara Denizi'nde müsilaj olduğunu ifade eden Sarı, "Müsilajı insanlar kıyılarda köpükler halinde birikip, gözle görülür bir hal aldığı zaman fark etti. Ben kasım ayından beri konuşuyorum ancak kimse sesimi duymuyor" dedi.Üzerinde çalıştıkları 'multimetre probu'nun salya tabakası sebebiyle suya girmediğini dile getiren Sarı, şu bilgileri aktardı:''BU DURUM BİNLERCE CANLININ ÖLMESİNE NEDEN OLUYOR''"Tabakalar, müsilajın son aşaması. Artık parçalanmaya başlamış ve köpükleşmiş ve yüzeyi kurumuş plastik bir hal almış durumda. Aynı zamanda bu durum binlerce canlının ölmesine neden oluyor." Böyle devam edilmesi durumunda Marmara Denizi'nin ölme müddetinin hızlandırılacağını ifade eden Sarı, şu açıklamayı yaptı:''MARMARA DENİZİ ÇOK ÖNEMLİ BİR GEÇİŞ GÜZERGAHINDA''"Büyükada civarında kırmızı mercan yatakları var. Kırmızı mercan, Marmara Denizi'nin kıymetlileri, aynı zamanda denizin canlı kalmasının bileşenleri. Müsilaj yüzünden kırmızı mercan yatakları artık ölmeye başladı. Aynı zamanda müsilaj turizm sektörünü vurmak üzere. Yine uluslararası ticaretin yüzde 85'i deniz yolu aracıyla yapılıyor. Bu nedenle ticaret için Marmara Denizi çok önemli bir geçiş güzergahında." 

9 Mayıs 2021, 15:49

Deniz Salyası Nedir?

Marmara Denizi'nin karşı karşıya kaldığı deniz müsilajı, deniz salyası, ya da deniz sümüğü geçtiğimiz yaz aylarında ülkemiz sularında da görülmüştü ve hayatımızı kötü etkilemişti. Peki, müsilaj neden olur?