Etiket: Edebiyat

"Edebiyat" etiketine ait 39 haber bulundu.

14 Nisan 2021, 09:51

Kitap Okumanın Faydaları Nelerdir?

Kitap okumanın faydaları birçok insan tarafından merak edilmektedir. Kitap okumak hem kendi hayatlarımıza, hem zihnimize hem de beden sağlığımıza çok fazla fayda sağlar. Peki, kitap okumanın faydaları nelerdir?KİTAP OKUMANIN FAYDALARI NELERDİR?Kitap okumanın faydaları insanların hayat mücadelesi, geçim kaygısı, uzun süren çalışma saatleri gibi nedenlerle göz ardı edilmektedir. Ancak onca yoğunluğa rağmen birkaç sayfa da olsa kitap okumanın hem zihnimize hem de yaşamlarımıza çok fazla katkısı vardır. Kitaplar bizi günlük hayatın stresinden, akıcılığından ya da durağından uzaklaştırır. Zihnimizi dinlendirmek, taze ve faydalı bilgilerle zihnimizi yeniden doldurmak için tetikleyici bir rol üstlenir. Zihni yenilenen kişi yaşamdan daha fazla zevk alır.Eskiden, biz lise ya da ilkokul sıralarındayken bir kusur işlediğimizde öğretmenler kitap okuma cezaları verirdi. Ceza mı? Böyle bir cezaya karşı daha çok kusur işlemek gelirdi insanın içinden. Oysa güzel davranışlarda bir ödül olarak verilmeliydi kitaplar. Hal böyle olunca, kitap okumayı bir ceza olarak gören çocuklar kitaplardan uzaklaşmaya başladı. Zira onlar için okumak bir zorunluluktu ve insan beyni zorunlu davranışlara karşı isteksiz bir tutum sergilemekteydi.Kitap okumanın faydası konusunu derinlemesine incelemeden önce olaya biraz daha genel pencereden bakalım istiyorum. Kitap okumanın, insanları farklı bir düşünce ve karakter yapısına yönelttiği bilimsel çalışmalarda kanıtlanmış durumda. Beyinsel hastalıkların görülme oranı kitap okumayanlarda okuyanlara nazaran daha fazla. ÇOK KİTAP OKUMANIN FAYDALARIÇok kitap okumak, empati yeteneğimizi yükseltir, olaylara, durumlara ve insanlara nesnel bir gözle bakmamıza ve onların iç yüzünü anlamamıza yardımcı olur. Çünkü okuduğumuz her kitap bize bir hikaye sunar. Farklı görünüşlerde, farklı hayal alemlerinde ve düşüncelerde dolaşan insanları yanı başımıza getirir. Biz onları tanırız. Roman karakterlerini tanımak bir insanı tanımak gibidir. Kitap okumanın faydaları arasında gösterilebilecek en önemli madde ise kuşkusuz ki sözcük dağarcığımızı geliştirmesidir. Kim kendisini daha iyi ifade etmek, daha iyi anlatmak ve göstermek istemez ki şu dünyada? Etkileyici bir hitap diline ulaşmak ve daha fazla sözcük dağarcığına sahip olmak daha fazla kavramla düşünebilmemize yol açar. Biliriz ki; insan kelimelerle düşünür. Daha fazla kelime, daha çeşitli düşünceler anlamına gelmektedir.Isınma turlarını tamamladık. Haydi gelin maddeler halinde kitap okumanın faydaları konusunu irdeleyelim.KİTAP OKUMAK STRESLE BAŞ EDEBİLMEMİZE YARDIMCI OLURGünün sonunda birkaç sayfa kitap okumak bizleri günlük hayatın stresinden, kaygılarından ve sıkıntılarından bir süreliğine uzaklaştırır. Bu şekilde yenilenmiş hissederiz ve dünyaya karşı pozitif bir şekilde bakarız. Öte yandan, kitap okumak bizi sadece stresten uzaklaştırmaz. Stresimizi gözle görülür bir oranda azaltır.KİTAP OKUYAN İNSANLAR YALNIZLIK ÇEKMEZÖyle bir an geliyor ki; kalabalıklar içerisinde bile insan kendisini sonu gelmez bir yalnızlığın içinde buluyor. Anlaşılamamak ya da anlatamamak mefhumu insanları bireyselliğine ve kendi iç dünyasına itiyor. Ancak çok kitap okuyan insanlar bu yalnızlığı çekmiyor. Kitaplar eski bir dost ile sıcak bir buluşma gibidir. O dostluğun üzerinden ne kadar uzun zaman geçerse geçsin, baktığınızda yalnız olmadığınızı hissedersiniz.KİTAP OKUMAK YARATICILIĞI BESLERMars'ta saatte 990 km hızla hareket eden bir trende dondurma yerken dışarıdaki manzaraya baktığınızı hayal edin. Hayal etmesi güç değil mi? Özellikle bilim kurgu romanları insanın yaratıcılığını ve hayal gücünü besler. Bu şekilde çok farklı objeler ve canlılar arasında gerçek hayatta olması imkansız bağlantılar kurabiliriz. Ayrıca, her gün dünyanın farklı bir şehrine gittiğinizi ve o şehrin en kalabalık meydanlarında tur attığınızı, müzelerinde dolaştığınızı düşünün. Kitaplar bunu mümkün hale getirir. Henüz yabancı bir şehre adımınızı bile atmadan o şehre daha önce gitmişsiniz gibi hissedersiniz.KİTAP OKUMAK EMPATİ YETENEĞİ KATAROkunan her kitap, bir hayatı tanımak anlamına gelir. Bu hayatları tanımak, sokakta yürüyen ve yüzlerine bile bakmadan geçip gittiğimiz insanları tanımamıza, onlarda empati bağı kurabilmemize olanak sağlar. İnsanları daha iyi anladığımızda, onlarla daha iyi empati kurabildiğimizde aramızdaki bağlar da daha güçlü olacaktır. Dostluklarımız daha içten, sevgilerimiz daha kalıcı olacaktır.BİLGİ GÜÇTÜRFrancis Bacon'un da dediği gibi; 'Bilgi güçtür' Kitaplar ise bizim daha fazla güçlü olmamıza yardımcı olur. Edinilen her yeni bilgi, hayatımızda avantajlı bir konum sunar bizlere. İşte, evde, sokakta ya da bir eğlence merkezinde bilgiyle donanan bir insan olmayı kim istemez ki? Bu tür kişiler her zaman fikri sorulan, düşünceleri merak edilen bir kişidir.KİTAP OKUMAK KONSANTRASYONU ARTTIRIRÖyle bir çağdayız ki; aynı anda birden fazla işi yapmak zorundaymışız gibi hissediyoruz kendimizi. Yazı yazarken bir yanda WhatsApp mesajlarına cevap veriyoruz. Yemek yaparken sosyal medya hesaplarımızı kontrol ediyoruz. Müzik dinlerken pencereden dışarıyı izlemek yerine Instagram'dan hikayeleri izliyoruz. Kitap okurken aynı anda sadece tek bir şeye odaklanırız. Kitaptaki hikayeye ve anlatıma. Bu nedenle kitap okumak konsantrasyonumuzu ciddi oranda arttırır. Bütün dikkatimiz kitap okuma eyleminin kendisindedir.Kitap okumanın faydaları konusunu anlattık. İsterseniz galerimize göz atmaya devam ederek kitap okuyan insanların anlarına şahit olabilirsiniz.

9 Nisan 2021, 11:39

İkinci Yeni Yazarı Tomris Uyar Kimdir?

Tomris Uyar, Türk şiir tarihinin ilham kaynağıdır. Öyle ki; Ülkü Tamer, Turgut Uyar, Cemal Süreya ve Edip Cansever, en güzel şiirlerini onun aşkıyla doluyken yazmıştır. Peki, Tomris Uyar kimdir? Biyografisi ve fotoğraflarıyla Türk edebiyatının, şairleri peşinden koşturan kadını.TOMRİS UYAR KİMDİR?Tomris Uyar, 15 Mart 1941 yılında Celile Hanım ve Ali Fuat Bey'in evladı olarak hayata gözlerini açtı. Ebeveynlerinin ikisi de hukuk insanıydı. Aynı zamanda edebiyat ile özel ilgi ve alakaları bulunmaktaydı. Tomris Uyar da böyle bir ailede babasının şiirleri ve annesinin çevirileriyle büyüdü. Bir çocuk daha başka ne isterdi ki?Tomris Uyar'ın eğitim zamanı geldiğinde Taksim'deki Yeni Kolej yollarına düştü. Ortaokulu ise İngiliz High School'da okudu. Daha sonra Arnavutköy'de bulunan Amerikan Kız Koleji'ne başladı. Buradaki eğitimini 1961 yılında mezun olarak noktaladı. Sırada eğitim hayatı vardı. Tomris Uyar, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitisü'nde yapmayı tercih etmişti. Bu dönemde bütün ilgisini öykü yazmaya yöneltmişti. Yazmadan duramıyordu. Sürekli yazı dünyası adına bir şeyler üretmek istiyordu.TOMRİS UYAR ÖYKÜLERİTomris, lise sıralarındayken bu hayata yönelik bakışını öykü yazarak yansıtmaya başlamıştı. Öyle ya; hem annesi hem babası yazardı. Haliyle, yazarlık onun genetik kodlarına ilmek ilmek işlenmişti. Yazdıkça büyüdüğünü, geliştiğini ve sevdiğini hissediyor, hissettikçe daha fazla yazıyordu Tomris.Lise ve üniversite sıralarında öykü denemeleri yazdı. Üniversitede bir yanda çeviri denemelerine de başladı. Çünkü esas öykülerini yazıp herkesin okuyacağı şekliyle yayımlamadan önce Türkçe'ye en ince ayrıntısına kadar hakim olmak istiyordu. Çünkü Türkçe'ye hakim olduğu oranda etkili olacaktı öyküleri. Biliyordu. Bu nedenle çeviriler onun için mükemmel bir egzersiz yoluydu.Üniversite sıralarında 'Şekerden Bebek' adıyla ilk çevirisini yayımladı. Bu çeviri, dönemin en popüler edebiyat dergisi olan Varlık Dergisi'nde yayımlandı. Edebiyata olan tutkunluğu çevirilerine etkin bir şekilde yansıyor, onu bu noktada bambaşka bir yere taşıyordu.TOMRİS UYAR VE ÜLKÜ TAMER EVLİLİĞİEdebiyatımızın iki önemli şahsiyeti; Ülkü ve Tomris, birbirlerine aşık olduklarında henüz lise sıralarındaydılar. Gençlik yıllarında bu aşkları baskın çıkınca evlilik yolunu tercih ettiler. Artık Tomris Tamer'di. İlk çevirisi evliliğin kısa süre ardından yayımlanmıştı. Edebiyatçıların aşkı büyük olur. Onlarınki de öyle gözüküyordu. Bir kızları oldu. İsmini 'Ekin' koydular. Bir talihsiz olay, Ekin birkaç aylık bir bebekken buldu onları. Küçük kız sütten boğuldu ve hayatını kaybetti. Tomris ve Ülkü çifti bu acı olay üzerine bir daha toparlanamadı ve ayrılık yolu engin ufukların ardından gözüktü.TOMRİS UYAR ESERLERİÜç kişiydiler; Tomris, Cemal Süreya ve Ülkü Tamer... Bir girişimde bulunmuşlar, Papirüs Dergisi'ni kurmuşlardı. Tomris bir yandan burada çeşitli yazılar yayınlıyor, bir yandan da deneme, eleştiri gibi yazılarını Varlık, Yeni Dergi, Soyut gibi dönemin en önemli edebiyat dergilerinde yayımlıyordu.Öte yandan Tomris, evliliği henüz devam ederken 'Kristin' adını verdiği ilk öyküsünü 1965'te yine dönemin önemli dergilerinden biri olan Türk Dili'nde yayımladı.'Suya Yazılı' adlı dosyası onun ilk büyük öykü dosyasıydı. 1967'de tamamlamış ve Papirüs'te yayımlamaya hazır hale getirmişti. Ancak öyküsünün akıbeti ismi gibi oldu. Dosyanın tek nüshası Papirüs'te çıkan talihsiz bir yangın neticesinde yandı. Tomris'in elinde sadece 'Kristin' adlı öyküsü kalmıştı şimdi. Yangında yanan sadece 'Suya Yazılı' öykü dosyası değildi. Dos Passos'un USA isimli çevirisinin 100 sayfası da çıkan yangında kül olmuştu. 'Giden gitti' dedi Tomris ve bu öykü ve çevirileri bir daha yazmayı hiç düşünmedi. Güçlü bir insandı. Durmadı, moralini bozmadı ve yazmaya devam etti.İkinci öykü kitabının ismini 'İpek ve Bakır' koydu. Yürekte Bukağı isimli hikaye kitabıyla 1979 yılında Sait Faik Hikaye Armağanı'nı kazandı. Yaza Yolculuk isimli öyküsüyle de aynı ödülü 1986'da kazandı. Tomris Uyar'ın günlükleri de edebi bir değer taşıyordu. Bu günlükleri 'Gündökümü' ismiyle yayımladı.TOMRİS UYAR VE İKİNCİ YENİTomris, kendisini öyküye ve çeviriye adamıştı. Bu nedenle hiç şiir yazmadı. Ancak İkinci Yeni adlı Edebiyat oluşumuna tek öykücü olarak dahil oldu. Tomris İkinci Yeni'nin ilham meleğiydi. Şairlerin aşkını içinde taşıyordu. Bu aşklar, muazzam şiirler olarak bugün bile kitaplıklarımızı süslüyordu. Tomris Uyar olmasaydı, İkinci Yeni şairlerinin elinden çıkan şiirler bu kadar dokunur muydu yüreğimize? Hiç sanmam.Önce Cemal Süreya tutuldu Tomris Uyar'ın aşkına. Cemal Süreya ile Tomris Uyar aşkının eseri ise nice şiirler oldu. Daha sonra bu aşka Turgut Uyar da katılacaktı. Edip Cansever ise uzaktan ve aynı zamanda çok yakından Tomris Uyar'a tarifi imkansız bir hayranlık besleyecekti.CEMAL SÜREYA TOMRİS UYAR AŞKIİkili, başkentin Sanatseverler Derneği'nde tanıştılar. İkisi de evliydi. Tomris Ülkü Tamer'e çok bağlıydı. Cemal Süreya da eşine bağlıydı ancak yine de Tomris Uyar'da keşfedilmesi gereken yanlar olduğunu düşünüyordu.Arkadaşlıkları uzun sürmedi. Çünkü aralarında fırtınalı bir aşk başlamıştı. Eşlerinden boşanmışlar ve 3 yıl sürecek bir aşka başlamışlardı. Bir ilişkide biri diğerinden her zaman daha fazla sever. Burada Cemal Süreya, daha çok seven taraftaydı. Her gün eve erkenden dönerdi. Ona sımsıkı sarılırdı. Arkadaşlarıyla buluşmayı aklına getirmezdi bile. Tomris onun bütün hayatı olmuştu. Ancak Tomris Uyar bu durumdan biraz rahatsızdı. Bir gece Cemal Süreya'ya bu durumdan duyduğu rahatsızlığı açıkladı. Tomris'e göre, bir insanın bireysel hayatı ve sosyal hayatı ne kadar canlı ve sağlıklıysa o kişiyle olan ilişki de o ölçüde sağlıklı olurdu. Cemal Süreya, artık eve geç gelmeye başlamıştı. Birinci gün, ikinci gün derken üçüncü gün Tomris Uyar pencereden baktı. Cemal Süreya pencerenin önünde vaktin dolmasını bekliyordu. 'Arkadaşlarımla buluşacağım' demiş ancak buluşmamıştı. Tomris, bu durumu Şahsiyet Rötarı olarak adlandırıyordu.Ayrılık çanları çalmıştı ikili için. Cemal Süreya en güzel şiirlerini Tomnris Uyar için yazsa da ayrılıklarının ardından onun hakkında tek kelime laf etmedi. Cemal Süreya bu aşkı İki Kalp adlı şiirinde şöyle anlatmıştı;İki kalp arasında en kısa yol:Birbirine uzanmış ve zaman zaman Ancak parmak uçlarıyla değebilen iki kol.Merdivenlerin oraya koşuyorum,Beklemek gövde gösterisi zamanınÇok erken gelmişim seni bulamıyorum,Bir şeyin provası yapılıyor sanki.Kuşlar toplanmışlar göçüyorlarKeşke yalnız bunun için sevseydim seni.TURGUT UYAR TOMRİS UYAR AŞKITomris Uyar'ın en uzun aşkı Turgut Uyar ile yaşanmıştı. Evleneceklerdi. Tomris, Turgut'un aşkından etkileniyordu ancak onun olduğu yerde hiçbir rekabet yoktu. Onu sevenler dünyadaki diğer her şeyin sevgisinden vazgeçiyordu. Sevgi yıpratır mıydı? Çok sevilmek Tomris'i yıpratıyordu.Bu sevgiden yorulsa da Tomris, Turgut'tan ayrılmayı düşünmedi. Ağır aksak ilerliyordu. Tomris, Turgut'un bir aşkı değildi sadece. Onun hayatının bir parçasıydı. Öyle ki, Türk edebiyatının en bilinen şiirlerinden biri olan Göğe Bakma Durağı'nı Turgut Uyar Tomris için yazmıştı.İkili 1969 yılında evlendi. Bu evlilikten Hayri Turgut adındaki oğulları dünyaya geldi. 'Bir bozuk saaattir yüreğim. Hep sende durur' diyordu Turgut.EDİP CANSEVER VE TOMRİS UYAREdip Cansever, Turgut Uyar'ın en yakın arkadaşıydı ancak onun eşi Tomris Uyar'a tarifi imkansız bir hayranlık duymaktaydı. Öyle ki Edip Cansever, her yıl Tomris Uyar'ın doğum gününde bir şiir yayımlıyordu. Tomris Uyar ise Edip Cansever'e karşı olan hislerini 'lirik bir dostluk' olduğunu anlatıyordu. Tomris rakıyı severdi. Edip ise rakıyı seven Tomris'iTOMRİS UYAR'IN ÖLÜMÜTomris 4 Temmuz 2003'te yemek borusu kanseri neticesinde hayata gözlerini yumdu. Geriye büyük aşklar, büyük şiirler, hayranlıklar, iç çekişler, mutluluklar, düşünceler ve büyük bir ruh kaldı. 

4 Nisan 2021, 14:32

İyelik Eki Nedir?

Dil ve Anlatım konularından olan ekler imla için çok önemli bir unsur. Peki, İyelik ekleri ve şahıs ekleri arasındaki farklar nelerdir, iyelik eki nasıl çekimlenir, iyelik eki nasıl bulunur, örnekleri nelerdir, yapım eki midir?

27 Mart 2021, 11:33

Halit Ziya Uşaklıgil Kimdir?

Halit Ziya Uşaklıgil, ölüm yıl dönümünde sevenleri tarafından anılmaktadır. Peki, Halit Ziya Uşaklıgil kimdir? Halit Ziya Uşaklıgil'in edebi kişiliği nasıl ilerlemiştir? Halit Ziya Uşaklıgil'in eserleri hangileridir?

27 Mart 2021, 10:43

Yakup Kadri Karaosmanoğlu Kimdir?

'Yakup Kadri Karaosmanoğlu kimdir?' sorusu edebiyatseverler tarafından sıklıkla merak edilmektedir. Peki, Yakup Kadri Karaosmanoğlu kimdir? Yakup Kadri'nin edebi kişiliği nasıl oluşmuştur? Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun eserleri nelerdir?

26 Mart 2021, 10:38

Alev Alatlı Kimdir?

'Alev Alatlı kimdir?' sorusu, yazarın son dönemdeki açıklamalarıyla bir kez daha gündem konusu haline geldi. Birçok vatandaş, Alatlı'yı merak edip hayatını araştırmaya başladı. Peki, Alev Alatlı kimdir? Kaç yaşındadır? Alev Alatlı'nın kitapları ve yapıtlarının isimleri nelerdir?

23 Mart 2021, 11:26

Orhan Pamuk Kimdir?

Türk Edebiyatı’nın önemli isimlerinden biri olan Orhan Pamuk son kitabı Veba Geceleri ile ses getiriyor. Veba Geceleri’nin yazarı Orhan Pamuk nereli? Kaç yaşında? Orhan Pamuk Nobel ödülünü neden kazandı?

17 Mart 2021, 10:01

Tutunamayanlar'ın Yazarı Oğuz Atay Kimdir?

Bugün Oğuz Atay'ın doğum günü. Oğuz Atay'ın kitapları, Türk edebiyatında yeni bir dönemin başlangıcı ve gelecek edebiyatçılara yol gösterici olmuştur. Daha önce modernist yazılarla kendini gösteren Türk edebiyatı, ilk defa Oğuz Atay ile birlikte post modern edebiyatla tanıştı. Türk edebiyatına basamak atlayan oğuz Atay, eleştirmenlere göre de Türk edebiyatının en iyi romanlarını yazmış.OĞUZ ATAY NEDEN ÖLDÜ?Oğuz Atay'ın ölümü beyin tümörü nedeniyle gerçekleşmiştir. Ölümünden önce, Türkiye'nin Ruhu isimli büyük roman projesi üzerinde çalışmakta olan Oğuz Atay, ne yazık ki bu projesini gerçekleştiremeden hayata gözlerini yummuştur. O günü anlatanlar Oğuz Atay'ın gayet sağlıklı ve normal bir halde olduğunu bildiriyor.OĞUZ ATAY NEREDE ÖLDÜ?Oğuz Atay, Mecidiyeköy'de yaşayan yakın dostu Altay Gündüz'ün evinde ölü bulunmuştur. Altay Gündüz'ün evi, Büyükdere Caddesi'nde bulunan bir dizi sıra evlerdir. Hukukçular Sitesi'nin yanındadır. Atay, 26 kapı numaralı apartmanın 11 no'lu dairesinde hayata gözlerini yummuştur. 

16 Mart 2021, 09:04

Veba Geceleri Kitabının Konusu Nedir?

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'un ünlü romanlarından Veba Geceleri okuyucularına pandemi sürecini anımsatıyor. Peki, Veba Geceleri romanı ne anlatıyor, kitabın yazarı kim, Orhan Pamuk kitapları neler? Veba Geceleri hakkında merak edilenleri derledik.

11 Mart 2021, 14:18

1984 Kitabının Konusu Ne?

George Orwell tarafından yazılan 1984, son yıllarda en çok dikkat çeken ve okurlar tarafından ilgi gören eserlerden biri oldu. Bununla birlikte kitabın konusu ve karakterleri merak ediyor. Peki, 1984 ne anlatıyor, kitap karakterleri kim?

5 Mart 2021, 10:47

Bilinç Akışı Tekniği Nedir?

Zihinden geçen düşünceleri, hızlı bir şekilde, çok fazla değişime uğratmadan yazıya aktarmayı amaçlayan bilinç akışı nedir? Bilinç akışını kullanan Türk yazarlar kimlerdir?

13 Haziran 2019, 11:48

Cemil Meriç Kimdir?

Usta Türk yazarlarından birisi olarak kabul edilen Cemil Meriç’in tam adı Hüseyin Cemil Meriç’tir. Okumayı henüz 4 yaşında iken söken Cemil Meriç, lise yılları içerisinde bir yazısında hocalarını eleştirmesinden kaynaklı 12’nci sınıfta liseden ayrılmak durumunda kalmıştır. İşte bilinmeyenleri...KİMDİR?Tam adı ile Hüseyin Cemil Meriç, Birinci Balkan Savaşı devam ederken tarihinde Meriç nehri yakınlarında bulunan Dimetoka'dan Antakya'ya göçmüş bir ailenin çocuğu olarak 12 Aralık 1916 tarihinde Reyhanlı ilçesinde dünyaya gelmiştir.Okumayı 4 yaşında söken, ilk ve orta öğrenimini Arapça, Fransızca, Kur'an, tecvit, ahlak eğitimi de almış olduğu Reyhanlı Rüştiyesi'nde tamamlayan ünlü fikir adamı Meriç, bu eğitiminin sonrasında Fransız idaresindeki Antakya'ya giderek Fransız eğitim sistemi uygulamakta olan Antakya Sultanisi'nde eğitim hayatına devam etti.Meriç, 'Benim üniversitem' ifadesi ile tabi ettiği lisede, Fransız ve Türk hocalardan bir yandan özel dersler alırken öbür yandan da Ali İlmi Fani'nin kılavuzluğunda divan edebiyatını keşfetmeye başladı'Geç Kalmış Bir Muhasebe' başlıklı ilk yazısı 1933 yılında 'Yenigün' isimli yerel bir gazetede yayımlanan Meriç, Nurullah Ataç ve Reşat Ekrem Koçu'nun da öğretmenlik yapmış olduğu İstanbul'daki Pertevniyal Lisesi'ne 1936 senesinde geçti geçti.Meriç, bir yazısı içerisinde bazı hocalarını eleştirmesinden ötürü 12'nci sınıfta liseden ayrılmak durumunda kalırken, aynı yıl içerisinde de Nazım Hikmet ve Kerim Sadi ile tanıştı.İlk çeviri kitabı olan Balzac'ın 'Altın Gözlü Kız' romanı 1943 yılında yayımlanan Cemil Meriç, burslu kabul edilmiş olduğu İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nun Fransız Filolojisi Bölümü'nden 1944 senesinde mezun oldu.Usta edebiyatçı, 1944 - 1974'te Elazığ Lisesi ve İstanbul Işık Lisesi'nde öğretmenlik, İstanbul Üniversitesi'nde ise Fransızca okutmanlığı görevinde bulundu.İDAM TALEBİ İLE NE ZAMAN YARGILANDI?Cemil Meriç, 1938 senesinde çeşitli geçici işlerde çalışma hayatında bulundu. 1939 yılında ise Hatay hükümetini devirmek iddiası ile tutuklanıp Antakya'ya götürüldü. İdam talebi ile yargılanan Cemil Meriç, iki ay sonrasında beraat etti ve Hatay aynı yıl 29 Haziran tarihinde Türkiye'ye katıldı.İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin Felsefe Bölümü'ne 1940 yılında başlayan usta yazar, üniversiteden çok kütüphanelerde bulundurmasından ötürü bu bölümü bitiremedi.EŞİ KİMDİR?Usta yazar Cemil Meriç'in yazıları 1941 yılından itibaren 'İnsan', 'Yücel', 'Gün', 'Ayın Bibliyografyası' dergilerinde yer bulurken, 1942 tarihinde Fevziye Menteşeoğlu ile evlendi ve bunun neticesinde çiftin oğulları Mahmut Ali ile kızları Ümit dünyaya geldi.GÖRME YETİSİNİ NE ZAMAN KAYBETTİ?Gözleri 1954 yılında zayıflayan ve başarısız göz ameliyatlarının ardından da 1955 senesinde görme yetisini tamamen yitiren Cemil Meriç, çevresindekilere okutmuş olduğu Fransızca ve İngilizce metinleri sözlü olarak çevirdikten sonra yardımcılarına yazdırdı. Basılmamış olan Fransızca grameri hazırladı, dikte etmek sureti ile makaleler yazmayı sürdürdü.Eşi Fevziye Hanım'ı 1983 yılında kaybeden, aynı yıl içerisinde beyin kanaması geçirerek sol tarafına felç inen Cemil Meriç'in sağlığında basılan son eserleri 'Işık Doğudan Gelir' ile birlikte 'Kültürden İrfana' oldu.VEFATI, MEZARI NEREDE?Cemil Meriç, 13 Haziran 1987 tarihinde, 71 yaşında hayata veda etti. Naaşı Karacaahmet Mezarlığı'na eşi Fevziye Hanım'ın yanına defnedildi.ESERLERİ VE ÖDÜLLERİ - İncelemeHind Edebiyatı (1964),Saint Simon İlk Sosyolog, İlk Sosyalist (1967),Bu Ülke (1974)Umrândan Uygarlığa (1974),Bir Dünyanın Eşiğinde (1976),Işık Doğudan Gelir (1984),Kültürden İrfana (1985)- Deneme Mağaradakiler (1978),Bu Ülke (1985)- GünlükJurnal (1992)- Diğer KitaplarıKırk Ambar (1980),Bir Facianın Hikayesi (1981),Sosyoloji Notları ve Konferanslar (1993)- Cemil Meriç ÖdülleriUmrandan Uygarlığa (1974) (Türkiye Millî Kültür Vakfı ödülü)Kırk Ambar (1983) (Türkiye Millî Kültür Vakfı ödülü, Ankara Yazarlar Birliği Derneği'nin Yılın Yazarı ödülü)