Yunan basınında yer alan haberlere göre; Washington yönetiminin, bugüne kadar ağırlıklı olarak lojistik sevkiyatlar ve NATO faaliyetleri kapsamında kullandığı Yunanistan'ın Dedeağaç kentindeki askeri varlığını kalıcı hale getirmeyi değerlendirdiği bildirildi.
Yunanistan basınında geniş yer bulan bu gelişme, ABD’nin Atina Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle’un geçen günlerde Dedeağaç’a gerçekleştirdiği kritik ziyaretin ardından gündeme geldi. Guilfoyle’un, Yunanistan 12’nci Tümen Komutanı Tümgeneral Pavlos Andrikopoulos ve kurmay heyetiyle basına kapalı, ayrıntıları gizli tutulan bir görüşme gerçekleştirdiği öğrenildi. Büyükelçi, ziyaret sırasında yaptığı açıklamada Dedeağaç'ın lojistik, askeri ve enerji işbirliği açısından ABD için "hayati ve stratejik" bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
Model Girit'teki Suda Üssü
Yunan basınındaki bilgilere göre Washington, Girit Adası’nda bulunan meşhur Suda Üssü’ne benzer kalıcı bir askeri yapılanmayı Dedeağaç’ta da oluşturma seçeneğinin üzerinde duruyor.
Ukrayna savaşının ardından ABD ve NATO'nun Doğu Avrupa'ya yönelik askeri takviyelerinde ana merkezlerden biri haline gelen Dedeağaç Limanı, çok sayıda zırhlı araç ve askeri ekipmanın Balkanlar'a taşınmasında kullanılmıştı. Pentagon’un şimdiki hedefinin ise bu geçici lojistik faaliyetleri, resmi ve kalıcı bir üs çerçevesine kavuşturmak olduğu belirtiliyor.
Türk Boğazları’na alternatif arayışı
Yunan basınında yer alan haberlerde dikkat çeken bir diğer nokta ise; doğrudan Türk Boğazları'nı hedef alan jeopolitik plan oldu. Aktarılan bilgilere göre ABD, Karadeniz ve Doğu Avrupa merkezli olası krizlerde, askeri sevkiyatlar için İstanbul ve Çanakkale Boğazları’na olan bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin getirdiği stratejik sınırları esnetmek isteyen Washington'ın, Dedeağaç’ı sadece bir liman olarak değil; kara ve demiryolu ağlarıyla Doğu Avrupa'ya bağlanan alternatif bir lojistik koridor haline getirmeyi planladığı kaydedildi.
Washington'ın eski planı yeniden masada
Dedeağaç’ın askeri rolünün genişletilmesine ilişkin tartışmalar daha önce de gündeme gelmişti. Amerikan düşünce kuruluşu JINSA tarafından hazırlanan raporlarda Dedeağaç için "Doğu Avrupa’nın giriş kapısı" ve "Karadeniz’e açılan stratejik koridor" ifadeleri kullanılmıştı.
Kaynak: Aydınlık