NATO Genel Sekreteri Rutte: İran, İttifak İçin Artan Bir Tehdit
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İran’ın İttifak açısından giderek artan bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Rutte, NATO’nun tüm müttefiklerinin yanında kararlılıkla durduğunu vurgulayarak, ittifakın güvenlik konularında ortak duruşunu sürdüreceğini ifade etti.
Dünyanın sürekli değiştiğini ve NATO'nun bu değişime uyum sağladığını kaydeden Rutte, Rusya'nın saldırganlığının sürdüğünü ve Çin’in de askeri gücünü artırmayı sürdürdüğünü dile getirdi.
Rutte, 2025 yılının, daha fazlasının yapılması gerektiğini gösterdiğini belirterek, NATO’nun hem bugün hem de gelecekte ortaya çıkabilecek her türlü tehdide karşı yanıt verebilecek kapasiteye sahip olmayı sağlamak amacıyla birlik içinde hareket etmeye devam ettiğini söyledi.
2025 Lahey Zirvesi’nde alınan kararların önemine değinen Rutte, savunma ve yatırım konusunda önemli ilerlemeler kaydedildiğini ve ittifakın bugün hiç olmadığı kadar güçlü olduğunu vurguladı.
Rutte, 2025’te tüm müttefiklerin, 2014’te üzerinde uzlaşılan gayrisafi yurt içi hasıla hedefi olan yüzde 2’yi savunmaya ayırma konusunda başarı sağladığını, hatta birçoğunun bu oranın ötesine geçtiğini bildirdi. Bu ivmenin gelecek dönemde de sürdürülmesinin kritik olduğunu belirtti.
Uzun yıllar boyunca müttefiklerin yeterli sorumluluk almadığını ve ABD’ye güvendiğini kaydeden Rutte, “Ancak genel zihniyette gerçek bir değişim yaşandı. NATO’nun Rusya’dan ya da diğer aktörlerden gelen kışkırtmalara verdiği yanıt açık, hızlı ve kararlı oldu.” dedi.
Rutte, müttefiklerin yüzde 2 hedefini tutturmasının mevcut ABD yönetimi sayesinde mümkün olduğunu ifade ederek, İspanya, İtalya, Belçika ve Kanada gibi büyük ekonomilerin önce bu hedeften çok uzak olduğunu hatırlattı.
Orta Doğu’daki İran tehdidinin yeni bir durum olmadığını belirten Rutte, bunun en büyük örneğinin Hint Okyanusu’ndaki Chagos Adaları’nda bulunan ve ABD güçlerinin de kullandığı Diego Garcia üssüne yapılan füze saldırısı olduğunu söyledi. Üssün 4 bin kilometrelik menzile ulaşabilecek bir füze ile hedef alındığını vurguladı.
Rutte, bu saldırının mantıksal sonucunun, İran’ın artık müttefikleri için giderek daha tehlikeli yetenekler kazandığı olduğunu belirtti ve iyi haberin NATO’nun tüm müttefiklerinin yanında sağlam durması olduğunu dile getirdi.
Rusya, İran, Kuzey Kore ve Çin’in yakın işbirliği içinde çalıştığına dikkat çeken Rutte, İran’ın nükleer yeteneğe sahip olmaması gerektiğinin NATO’nun başından beri savunduğu bir ilke olduğunu vurguladı. ABD’nin bunu engellemek için çalıştığını, ittifakın tamamının İran’ın komşularına yönelik ayrım gözetmeyen saldırılarını kınadığını ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması konusunda hemfikir olduğunu sözlerine ekledi.