26.03.2026-08:53 (Son Güncelleme:26.03.2026-08:53)

ABD basınında dikkat çeken ayrışma: Trump, Netanyahu’nun İran’da sokak çağrısına mesafe koydu

ABD basınında yer alan kulis bilgilerine göre, Başkan Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran halkını rejime karşı sokağa çağırma önerisini geri çevirdi. Washington’un, Tel Aviv ile askeri hedeflerde yakın durmasına rağmen rejim değişikliği ve sahadaki toplumsal maliyet konusunda daha temkinli bir çizgi izlediği değerlendiriliyor.

>İsrail-İran hattındaki gerilim sürerken, ABD basınına yansıyan son perde arkası bilgiler Washington ile Tel Aviv arasında kritik bir yaklaşım farkına işaret etti. Axios’un aktardığına göre Trump, Netanyahu’nun İran halkına yönelik ortak bir “sokağa çıkın” çağrısı yapılması önerisini reddetti. Trump’ın, böyle bir çağrının kitlesel bir bastırma ve yüksek sivil maliyet doğurabileceği endişesini dile getirdiği öne sürüldü.

>

Haberde, Netanyahu’nun İran yönetiminde oluşan sarsıntının rejimi daha da istikrarsızlaştırmak için bir fırsat penceresi doğurduğunu savunduğu; buna karşılık Trump’ın doğrudan halk hareketini teşvik eden bir çizgiye girmeyi riskli bulduğu belirtildi. Bu tablo, iki müttefikin askeri baskı konusunda yakın hareket etse de, İran’da olası rejim değişikliğinin yöntemi ve bedeli konusunda aynı noktada durmadığını gösterdi.

>

Axios’un haberine göre Netanyahu, daha önce kamuoyu önünde de İran halkına dolaylı biçimde seslenen açıklamalar yaptı. Ancak ABD tarafı, kontrollü baskı ile kontrolsüz iç karışıklık arasındaki çizginin son derece ince olduğu kanaatini koruyor. Washington’un önceliği, sahadaki çatışmanın bölgesel ölçekte daha ağır ve öngörülemez bir kırılmaya dönüşmesini önlemek olarak okunuyor. Bu değerlendirme, Trump yönetiminin rejim değişikliğini zorunlu bir hedef değil, ortaya çıkarsa ayrıca değerlendirilebilecek bir sonuç olarak gördüğü yorumlarını güçlendirdi.

>

Nitekim Reuters’a göre Trump son günlerde İran’la temas ve müzakere kanallarının açık tutulduğunu da kamuoyu önünde dile getirdi. ABD’nin İran’a bir çözüm çerçevesi ilettiği, buna karşın Tahran’ın doğrudan müzakere iddialarını reddettiği bildirildi. Bu durum, Washington’un bir yandan baskıyı sürdürürken diğer yandan diplomatik çıkış kapısını tamamen kapatmak istemediğini gösteriyor.

>

Ortaya çıkan son tablo, ABD-İsrail hattında “aynı cephede ama aynı stratejide değil” denilebilecek yeni bir ayrışmayı görünür hale getirdi. Tel Aviv, İran iç siyasetini daha doğrudan sarsacak adımlara alan açmak isterken; Washington, bunun sahada büyük bir kan dökülmesine ve bölgesel istikrarsızlığın daha da derinleşmesine yol açabileceği hesabını yapıyor. Bu nedenle Trump’ın tavrı, yalnızca insani maliyet kaygısı değil, aynı zamanda jeopolitik risk yönetimi olarak da okunuyor.


ramdaafsar1@gmail.com