Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, ERTnews’e yaptığı açıklamada, Başbakan Kiriakos Miçotakis ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen görüşmenin samimi bir atmosferde geçtiğini ve iki ülke arasında daha önemli adımlar atılabilmesi için belirli bir anlayış düzeyinin oluştuğunu söyledi. Gerapetritis, mevcut süreçte krizlerin önlenebileceğine dair temkinli bir iyimserlik bulunduğunu ifade etti.
ERTnews’te yayınlanan “Sindesis” programında konuşan Gerapetritis, söz konusu görüşmenin Yunan diplomasisinin stratejik çerçevesi içinde yer aldığını belirterek, hedefin Türkiye ile istikrarlı ve yapılandırılmış bir diyalogun sürdürülmesi olduğunu vurguladı.
Yunanistan Dışişleri Bakanı, Miçotakis–Erdoğan görüşmesinin sonuçları hakkında 16 Şubat Pazartesi günü ilgili parlamento komisyonunu bilgilendireceğini de açıkladı.
Gerapetritis, Yunanistan–Türkiye diyaloğunun seyrini değerlendirirken, iki ülke arasında ilişkilerin ve iyi komşuluk anlayışının geliştirilmesi yönünde önemli adımlar atıldığını, ancak halen çözümsüz ve hassas konuların bulunduğunu dile getirdi. Bu sorunların “sihirli bir değnekle ortadan kalkmasının beklenmediğini” ifade etti.
Yunanistan’ın temel hedefinin Türkiye ile normalleşmiş bir ilişki kurmak olduğunu belirten Gerapetritis, coğrafyanın değiştirilemeyeceğini vurgulayarak, karmaşık ve değişken bir jeopolitik ortamda her türlü gerginliğin soğukkanlılıkla yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Gerapetritis’e göre, görüşmelerde ticaret, göç, sivil koruma ve kültür gibi başlıklar ele alındı. Bu alanlarda açılan diyalog kanallarının, krizlerin önüne geçilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.
Göç konusunda Yunan tarafının paylaştığı verilere göre, 2015 yılında 860 bin olan düzensiz göçmen geçişleri, bugün yaklaşık 21 bin seviyesine geriledi. Bu rakamın, geçen yıla kıyasla yüzde 60’lık bir düşüşe işaret ettiği ifade edildi.
Kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) konularına da değinen Gerapetritis, Yunanistan’ın yalnızca MEB ve kıta sahanlığının sınırlandırılmasını müzakere konusu olarak gördüğünü, egemenlik meselelerinin ise kesinlikle diyalog dışında olduğunu vurguladı. Tüm görüşmelerin uluslararası hukuk ve deniz hukuku temelinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Gerapetritis ayrıca, Türkiye’nin görüşmelere aynı kurumsal zeminle katılmasının önemli bir adım olduğunu, ancak henüz sürecin “bir adım ileri taşınması” için gerekli koşulların oluşmadığını söyledi.
Başbakan Miçotakis’in “tehditlerin sona ermesi gerektiği” yönündeki açıklamasına atıfta bulunan Gerapetritis, diyaloğun barış ve istikrar için tek yol olduğunu belirtti. “Eğer şimdi değilse, ne zaman?” sorusunun samimi olduğunu ve ülkenin egemenliğini tehdit eden her unsur için geçerli olduğunu ifade etti.
Önceki yıllarda Ege’de günde 30’a varan ihlaller yaşandığını, sıcak çatışma riskinin her an mevcut olduğunu hatırlatan Gerapetritis, bugün gelinen noktada ihlallerin neredeyse sıfıra indiğini, bunun da hiçbir taviz verilmeden sağlandığını söyledi.
ABD’nin olası bir arabuluculuğu konusunda yöneltilen soruya ise Gerapetritis, her iki tarafın da iradesinin net olduğunu belirterek, “Sorunlarımızı üçüncü taraflar olmadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz” dedi.