Tel Aviv Üniversitesi bünyesindeki Moshe Dayan Center’ın, “Kurdish Boots on the Ground in Iran: Conflicting Expectations?” başlıklı bir çevrim içi toplantı düzenlediği, merkezin etkinlik duyuruları ve bağlantılı paylaşımlarla doğrulandı. Panel, merkezin Kürt toplumu, tarih ve kültür başlıklı forum faaliyetleriyle bağlantılı olarak duyuruldu. Etkinliğin İsrail merkezli akademik bir platformda gerçekleştirilmiş olması, konuşmalara yüklenen siyasi anlamı daha da artırdı.
Türk kamuoyunda dikkat çeken bölüm ise, PJAK yöneticisi Ahwan Chiako’ya atfedilen açıklamalar oldu. Serbestiyet’in haberine ve paneli özetleyen Sosyal Medya paylaşımlarına göre Chiako, hedeflerine ulaşmak için kimlerle çalışacakları konusunda sınır koymadıklarını söyledi; ayrıca Kürtler ile Yahudiler arasında stratejik bir ilişkinin “mantıklı” olduğunu savundu. Söz konusu ifadelerin tam resmî video dökümüne açık kaynaklarda ulaşılamasa da, aynı içerik farklı mecralarda benzer biçimde aktarıldı.
Açıklamaların taşıdığı siyasi ağırlık, PJAK’ın statüsü dikkate alındığında daha da belirgin hale geliyor. ABD Hazine Bakanlığı, 2009 tarihli açıklamasında PJAK’ı terör örgütü olarak tanımlarken, yapının KGK/KCK ağı içindeki bağlarını ve kadro ilişkilerini ayrıntılı biçimde ortaya koydu. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da KCK’nın PKK ile aynı yapı olduğunu, PJAK’ın ise bu örgütsel hattın İran’daki uzantısı olarak görüldüğünü belirtiyor. Bu çerçevede panelde verilen mesajlar, yalnızca bir görüş açıklaması değil; terörle iltisaklı bir yapının uluslararası ortaklık ve meşruiyet arayışının yeni bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Türkiye açısından konu, etnik aidiyetler üzerinden yürütülen bir söylem tartışmasının ötesinde, doğrudan milli güvenlik ve bölgesel istikrar meselesi olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre terör bağlantılı yapıların, akademik platformlar veya uluslararası toplantılar üzerinden kendilerini siyasal aktör gibi sunma çabası, sahadaki gerçekliği değiştirmiyor. Tam tersine, bu tür girişimler, terör ağlarının yeni diplomatik ve entelektüel kanallar üzerinden alan açma stratejisinin bir parçası olarak okunuyor. Bu son paragraf, haber verileri üzerine yapılan analitik bir değerlendirmedir. Dayanağı, PJAK’ın resmî statüsü ile panelde aktarılan mesajların birlikte değerlendirilmesidir.
Ankara’nın temel yaklaşımı ise değişmiş değil: Türkiye, terörle mücadele başlığında hiçbir örgütsel uzantının yeni kavramlar ve yeni ortaklık söylemleriyle meşruiyet üretmesine alan açmıyor. Bu nedenle Tel Aviv merkezli panelden yansıyan sözler, Türkiye’de yalnızca “hadsiz bir çıkış” olarak değil, aynı zamanda bölgesel mühendislik dilinin yeni bir tezahürü olarak değerlendiriliyor. Bu cümle, yukarıdaki olgulara dayalı editoryal analizdir.