Türkiye, sosyal medya platformlarına temsilcilik açma zorunluluğu getirdi. Ancak bu uygulamanın pratikte karşılık bulmadığı, uzmanlar tarafından değerlendiriliyor. Bu durum, dijital reklam gelirlerinin hızla artmasına rağmen, yurt dışına aktarılan büyük miktarlardaki paralar nedeniyle ciddi ekonomik kayıplara yol açıyor.
Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık ve hukukçu Prof. Dr. Murat Volkan Dülger konuyla ilgili önemli tespitlerde bulundu. Kırık, Türkiye’de temsilcilik açma zorunluluğunun 2020’den bu yana var olduğunu hatırlatarak, bunu uygulayan sosyal medya şirketlerinin gerçekte bir yapı oluşturmadığını belirtti. Bu durum, hukuki süreçlerde aksamalara ve vergi kaybına yol açtığını ifade etti.
Dijital reklam harcamalarının 2024’te 158 milyar TL, 2025’te ise 200 milyar TL’ye yükselebileceği tahmin ediliyor. Ancak bu gelirlerin büyük kısmı yurt dışındaki platformlara transfer edilmekte, bu da Türkiye’de ciddi bir katma değer kaybına neden olmaktadır. Kırık, geleneksel medyanın, dijital platformlar karşısında hızla pay kaybettiğine dikkat çekti.
Kırık, dijital hizmet vergisinin düşmesi nedeniyle Türkiye ekonomisinin ciddi bir kayıp yaşayacağını öne sürdü. 2025’te yüzde 7,5 olan verginin, sonraki yıllarda daha da azalacağı belirtiliyor. Ayrıca, sosyal medya platformlarının gelirlerini şeffaf bir şekilde açıklamadığını ifade eden Kırık, bu durumun kara para aklama riskini de beraberinde getirdiğini ekledi.
Prof. Dr. Murat Volkan Dülger, sosyal medya şirketlerinin temsilciliklerinin hukuki taleplere yanıt vermek amacıyla kurulduğunu belirtti. Ancak bu yapıların sınırlı bir işlevi olduğunu ve gelir elde eden platformların burada vergilendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Dülger, sosyal medya üzerinden yapılan reklamlara atıfta bulunarak, influencer ekonomisinin büyüklüğüne dikkat çekti. Ancak bu gelirlerin ne ölçüde vergilendirildiği konusunun tartışmalı olduğunu belirtti. Mevcut sistemin, geleneksel medya ile dijital platformlar arasında bir eşitsizlik yarattığını söyledi.
Uzmanların görüşüne göre, sosyal medya şirketlerinin Türkiye’de gerçek bir varlık göstermemesi, yerli medyanın küçülmesine ve büyük miktarlardaki reklam gelirinin yurt dışına çıkmasına neden oluyor. Bu da, cari açığı daha da derinleştiriyor.

2020 YILINDA YAPILAN YASAL DÜZENLEMEYLE GÜNLÜK ERİŞİMİ 1 MİLYONU AŞAN SOSYAL MEDYA PLATFORMLARINA TEMSİLCİLİK AÇMA ZORUNLULUĞU GETİRİLDİ