CHP İstanbul Milletvekili ve partinin dış politika alanındaki önemli isimlerinden Namık Tan’ın Suriye’ye ilişkin değerlendirmeleri, Ankara kulislerinde ve güvenlik çevrelerinde tartışma yarattı. Tan’ın sosyal medya üzerinden yaptığı ve “Suriye’de SDG bitti” ifadesini kullandığı açıklama, sahadaki gerçekleri yansıtmadığı gerekçesiyle eleştirildi.
Tan’ın, ABD’nin Suriye’deki pozisyon değişikliğini SDG’nin tamamen tasfiye edilmesi olarak yorumlaması, uzmanlara göre fazlasıyla indirgemeci bir yaklaşım. Güvenlik kaynakları, SDG’nin zayıflamasının yapının ortadan kalktığı anlamına gelmediğini, PKK/YPG’nin farklı isimler ve formlar altında varlığını sürdürdüğünü vurguluyor.
“DEAŞ GİTTİ, PKK SAHADA”
Namık Tan’ın “Esad devrilip DEAŞ ortadan kalkınca ABD’nin SDG’ye ihtiyacı kalmadı” yönündeki değerlendirmesi ise en fazla tepki çeken başlıklardan biri oldu. Güvenlik çevreleri, DEAŞ tehdidinin azalmasının PKK/YPG yapılanmasını meşruiyet tartışmasından kurtarmadığını ve örgütün Batılı aktörler tarafından hâlâ “yerel ortak” olarak görüldüğünü ifade ediyor.
İSRAİL DETAYI YOK SAYILDI
Eleştirilerin bir diğer odağında ise İsrail faktörü yer aldı. Tan’ın açıklamalarında, İsrail’in Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik uzun vadeli stratejik hesaplarına değinmemesi dikkat çekti. Analistlere göre Tel Aviv, Suriye’nin parçalı yapısını kendi güvenlik doktrini açısından kritik görüyor ve bu gerçeklik göz ardı edilerek yapılan her analiz eksik kalıyor.
CHP’NİN DIŞ POLİTİKASI TARTIŞILIYOR
Namık Tan’ın çıkışı, CHP’nin dış politika çizgisinin netliği konusunda da soru işaretleri doğurdu. Eleştirmenler, partinin dış politika kadrolarının teorik idealizm ile sahadaki reel politiği yeterince ayırt edemediğini belirtiyor.