Peru’da 2026-2031 döneminde görev yapacak yeni cumhurbaşkanını belirleyecek ikinci tur seçimler, yalnızca ülkenin siyasi geleceği açısından değil, ABD ile Çin arasındaki küresel rekabet bakımından da kritik bir sınav olarak görülüyor.
12 Nisan’da gerçekleştirilen ilk tur seçimlerde en yüksek oyu alan sağcı aday Keiko Fujimori ile ikinci sırada yer alan solcu aday Roberto Sanchez, devlet başkanlığı koltuğu için yarışıyor. Eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori’nin kızı olan Keiko Fujimori, Popüler Güç Partisi’nin adayı olarak üst üste dördüncü kez seçimlere katılırken, seçim öncesinde şansı düşük gösterilen Peru İçin Birlik Partisi adayı Roberto Sanchez ise sürpriz yapmayı hedefliyor.
Güney Amerika’nın stratejik ülkelerinden biri olarak değerlendirilen Peru, son yıllarda Çin’in bölgedeki en önemli ekonomik ortaklarından biri haline geldi. Çin, ülkenin en büyük ticaret ortağı konumunda bulunurken, yakın zamanda faaliyete geçen Chancay Mega Limanı sayesinde bölgedeki ekonomik ve lojistik etkisini daha da artırdı. Bazı uzmanlar, uzun yıllardır ABD’nin etki alanı olarak görülen bölgede Çin’in giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çekiyor.
Bu nedenle seçimlerin sonucu yalnızca Peru’nun iç siyasi dengelerini değil, aynı zamanda Washington ve Pekin arasındaki nüfuz mücadelesinin geleceğini de etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Peru, dünyanın en büyük ikinci bakır üreticisi olmasının yanı sıra lityum ve altın gibi stratejik maden rezervleriyle de öne çıkıyor. Özellikle yeşil enerji dönüşümü ve yüksek teknoloji üretiminde kritik öneme sahip bu kaynaklar, ülkenin küresel ekonomideki önemini artırıyor.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Latin Amerika’daki siyasi gelişmeleri yakından takip ettiği belirtiliyor. Son yıllarda Arjantin, Ekvador, Paraguay ve Şili gibi ülkelerde sağ eğilimli liderlerin iktidara gelmesi, bölgedeki siyasi dengelerin Washington lehine değiştiği yönündeki yorumları beraberinde getirdi.
Peru’daki seçimlerin de bu çerçevede ABD açısından önem taşıdığı ifade edilirken, ulusal basında yer alan analizlerde sağcı aday Keiko Fujimori’nin dış politika yaklaşımının Washington’a daha yakın olduğu değerlendirmelerine yer veriliyor.
Kamuoyu araştırmaları ise iki aday arasında son derece çekişmeli bir yarış yaşandığını ortaya koyuyor. Anketlere göre seçim sonucu son ana kadar belirsizliğini korurken, Peru halkının vereceği kararın hem ülkenin geleceğini hem de Güney Amerika’daki güç dengelerini etkilemesi bekleniyor.
Kaynak: AA