CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nda Türkiye’nin iç barışı, bölgesel krizler ve demokrasi başlıklarında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. “Ortak Gelecek Buluşmaları” serisinin ilk adımı olarak düzenlenen konferansta konuşan Özel, Türkiye’nin barış ve demokrasi olmadan ne içeride ne de bölgede güçlü olamayacağını vurguladı.
Konuşmasının önemli bir bölümünü Suriye’deki gelişmelere ayıran Özel, etnik ve mezhepsel ayrımcı politikalara açık bir dille karşı çıktı. Özel, “Suriye’deki Türkmenler, Kürtler ve Araplar bizim akrabamızdır. Kürtleri hedef alan, ‘Kürt eşittir terörist’ algısını yeniden üreten yıkıcı söylemleri reddediyoruz. Türkiye’deki Kürtleri ve Suriye’deki akrabalarını inciten politikalara boyun eğmedik, eğmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Özel, AK Parti iktidarına da çağrıda bulunarak Türkiye’nin Suriye’de çatışmanın tarafı değil, barışın ve uzlaşının güvencesi olması gerektiğini söyledi. “Suriye’nin huzuru ve refahı Türkiye’ye de kazandıracaktır” diyen Özel, emperyalist güçlerin değil bölge halklarının kazanacağı bir çözümden yana olduklarını dile getirdi.
Konuşmasında kayyım uygulamalarına da sert tepki gösteren Özel, Türkiye genelinde 13 belediyede kayyım bulunduğunu hatırlattı. Kayyım atamalarının barış sürecini sabote ettiğini savunan Özel, “Kent Uzlaşısı bir suç değil, demokratik bir seçim iş birliğidir. Kürtlerin belediye meclislerinde temsil edilmesini terör suçu gibi gösteren anlayış Türkiye’nin barışına vurulmuş açık bir darbedir” dedi.
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer başta olmak üzere tutuklu ve görevden alınan belediye başkanlarını örnek gösteren Özel, bu soruşturmaların toplumsal barışa zarar verdiğini ifade etti. “Millet, seçilmiş iradenin kayyımlarla gasp edilmesine güven duyamaz” diyen Özel, hukukun üstünlüğü ve demokratikleşmenin barışın ayrılmaz parçası olduğunu vurguladı.
CHP’nin tüm baskılara rağmen Meclis’te kurulan komisyon çalışmalarına katılmaya devam ettiğini belirten Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi, tüm provokasyonlara rağmen barışın tarafıdır. Ya birlikte güçleneceğiz ya da hukukun olmadığı bir düzene razı olacağız” ifadelerini kullandı.
Konuşmasını “Yurtta barış, dünyada barış” vurgusuyla tamamlayan Özel, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda kapsayıcı, demokratik ve uzlaştırıcı bir siyasetle yol alması gerektiğini belirtti.