Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Şakir Altunbaşak, otizmde erken yaşta başlanan eğitim ve terapi programlarının çocukların gelişiminde çok önemli iyileşmelere yol açabileceğini vurguladı.
Otizm, uzmanlar tarafından çocukluk döneminde belirginleşen, bireyin sosyal iletişimi, dil gelişimi ve davranışlarını etkileyen bir nörogelişimsel farklılık olarak tanımlanmaktadır. Genellikle yaşamın ilk üç yılında fark edilen otizmin yaygın belirtileri arasında göz teması kurmama, isme tepki vermeme, konuşma gecikmesi ve tekrarlayıcı hareketler bulunmaktadır.
Prof. Dr. Altunbaşak, ailelerin erken dönemde bu belirtileri fark etmesinin ve zamanda uzman desteğine başvurmasının son derece kritik olduğunu ifade etti. "Erken çocukluk döneminde sinir hücreleri arasındaki bağlantılardaki farklılıklar, çocuğun çevresiyle olan iletişimini etkileyebilir" dedi.
Otizmin yalnızca nörolojik bir durum olmadığını belirten Altunbaşak, "Tanı ve tedavi sürecinde psikiyatristler, psikologlar, dil ve konuşma terapistleri ve özel eğitim uzmanları iş birliği yapar. Çocuk nörolojisi ise bu süreçte nörolojik durumların değerlendirilmesinde kritik bir rol oynar" açıklamasında bulundu.
Prof. Dr. Altunbaşak, otizm tanı sürecinin detaylı bir gelişim öyküsü ve klinik gözlem ile başladığını kaydederek, "3 yaşından önce tanı koymak ve tedaviye başlamak, tedavinin etkinliği açısından hayati önem taşır" dedi. Özellikle erken yaşta başlanan müdahalelerin, sosyal beceri ve iletişim yeteneklerini güçlendireceği biliniyor.
Otizmde erken farkındalık ve uzman yönlendirmesi, çocuğun yaşam kalitesini olumlu etkileyerek ailelerin daha sağlıklı bir gelişim süreci yaşamasına katkı sağlar.

ÇOCUK NÖROLOJİSİ UZMANI PROF. DR. ŞAKİR ALTUNBAŞAK, OTİZMDE ERKEN YAŞTA BAŞLANAN EĞİTİM VE TERAPİ PROGRAMLARININ ÇOCUĞUN GELİŞİMİNDE BELİRGİN İYİLEŞMELER SAĞLAYABİLECEĞİNİ SÖYLEDİ.