Orta Doğu Gerilimi Tarım ve Gıda Fiyatlarını Yükseltti

Orta Doğu’daki artan gerilim, enerji maliyetlerini artırarak tarım ve gıda üretimini ciddi şekilde baskıladı. Bu durum, küresel gıda tedarikinde kritik öneme sahip emtia piyasalarındaki fiyatların hızla yükselmesine yol açtı.

31.03.2026-11:58 - (Son Güncelleme: 31.03.2026-11:58)
Orta Doğu Gerilimi Tarım ve Gıda Fiyatlarını Yükseltti

“Tarım piyasalarında henüz geniş çaplı bir arz krizi yaşanmadı”
ORSAM Kuzey ve Doğu Afrika Çalışmaları Koordinatörü Dr. Kaan Devecioğlu, savaşın ilk ayının özellikle enerji ve deniz ticareti üzerinden küresel ekonomik sistemde hissedilir şok etkisi ürettiğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nda artan risk algısı ve fiili saldırı tehditlerinin tanker sigorta primlerinde artışa ve navlun maliyetlerinde yükselişlere yol açtığını söyledi. Bu durum yalnızca petrol ve LNG sevkiyatlarını değil, konteyner ticaretini de dolaylı biçimde etkileyerek Asya-Avrupa hattında teslim sürelerinin uzamasına neden oluyor. Tarım tarafında gübre ve yakıt maliyetlerindeki artış, özellikle ithalata bağımlı Afrika ve Güney Asya ülkelerinde gıda fiyatlarını yukarı yönlü baskılıyor. Savaşın uzaması yapısal bir maliyet artışına yol açabilir; tahıl ve gübre fiyatlarında yukarı yönlü beklenti oluştu, ancak henüz geniş çaplı bir arz krizi yaşanmadı.

“Gübre fiyatlarındaki artış küresel gıda fiyatları üzerinde olumsuz etkiye sahip olacak”
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Dr. Kenan Aslanlı, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve bölgedeki kritik enerji altyapılarına yapılan saldırıların Basra Körfezi’nden ham petrol, petrol ürünleri, LNG, gübre ve metal ihracatını durma noktasına getirdiğini belirtti. Körfez ülkeleri azot bazlı gübreler, kükürt, alüminyum, helyum ve brom gibi kritik ürünlerin küresel çapta önemli üreticilerinden. Savaş öncesine kıyasla gözlemlenen artışın tarım ürünlerinin verimliliği ve küresel gıda fiyatları üzerinde olumsuz etki yaratacağını anlattı. Uluslararası düzeyde koordine edilmiş stratejik rezervlerin olmaması arz kesintilerini yönetmeyi zorlaştırıyor.

“Alternatif ticaret yolları bulunmazsa süreç pahalı enerjiyle sınırlı kalmayacak”
Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, tarım ve gıda sektörünün küresel ekonominin en kırılgan alanlarından biri olduğunu vurguladı. Resmi küresel gıda endeksleri henüz savaşın tüm etkisini yansıtmamış olsa da, enerji, deniz taşımacılığı ve gübre piyasalarında çok sert fiyat hareketleri yaşandı. İlk ayın en sert fiyat tepkisi gübre piyasasında görüldü. Alternatif ticaret yolları devreye sokulamazsa süreç yalnızca pahalı enerjiyle sınırlı kalmayacak, gübre, yem, tahıl, bitkisel yağ ve hayvansal protein zincirleri baskı görecek. Bölgedeki gerilim uzarsa, küresel Ekonomi klasik “arz şoku + enflasyon + zayıflayan büyüme” denklemine girebilir.

“Dünyayı yeniden bir tarım enflasyonu beklemektedir”
Bahçeşehir Üniversitesi’nden Dr. Rahmi İncekara, Hürmüz Boğazı’nda geçişlerin durma noktasına gelmesinin küresel enerji ve gübre piyasalarında şok yarattığını vurguladı. Artan maliyetlerin çiftçilerin üretimini ve küresel gıda arz güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtti. Dünyadaki gübrelerin yaklaşık yüzde 33’ü bu rotadan geçiyor; Katar, İran, BAE, Suudi Arabistan ve Bahreyn dünya üre ihracatının neredeyse yarısını sağlıyor. Ton başına üre fiyatları 27 Şubat’ta 482,50 dolardan mart ortasında 720 dolara (%50 artış) yükseldi. Azot, fosfor ve potasyum arzındaki aksamalar, küresel rekolte tahminlerinde geri dönülemez düşüşlere yol açabilir. FAO’ya göre buğday ve pirinç fiyatlarında %40-50, mısırda %30-45, ayçiçek yağında %25-35, şekerde %20 artış bekleniyor. Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların durması, Körfez ülkelerindeki 100 milyon insanı ciddi tedarik kriziyle karşı karşıya bırakmıştır.

Tarımsal emtia fiyatları ve piyasalar
28 Şubat-27 Mart arasında S&P GSCI Agriculture Spot Endeksi %4,1 yükseldi. Buğday %2,3, mısır %4,1, pirinç %3,2 artarken, soya fasulyesi %0,3 geriledi. ICE’de şekerde %13,7, pamuk %7,3, kahve %6 ve kakao %11,9 yükseldi. Artan girdi maliyetleri orta vadede tarım emtia fiyatları üzerinde kalıcı baskı oluşturabilir.

Ekim tercihlerinde değişim
Yüksek nitrojen gübresi maliyetleri, mısır ve buğday yerine soya fasulyesi gibi daha az gübre kullanılan ürünlere yönelimi hızlandırıyor. Yatırımcı beklentilerine göre ABD’de mısır ekim alanı daralacak, soya fasulyesi ekim alanı artacak.

Küresel tedarik ve maliyet baskısı
ABD ve İsrail’in 28 Şubat saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misillemeleriyle tırmanan gerilim, enerji, gıda ve emtia fiyatları üzerinde baskı yaratırken tedarik zincirlerinde aksamalara yol açtı. Hürmüz Boğazı çevresinde artan risk, enerji, gübre ve taşımacılık maliyetleri üzerinden küresel tarım piyasalarında yeni maliyet dalgasını tetikledi. Üreticiler ekim tercihlerinde değişime giderek ürün rotasyonlarını yeniden şekillendirdi.

YORUM YAZ!..
Modal