İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanıklardan eski emniyet mensubu Hamza Turhan Ayberk salona getirilirken, Hakan Kabaca ise SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Tutuksuz sanıklar Ercan Kama, Funda Kadayıfçıoğlu, Mehmet Yetimova, Ömer Burak Gezer, Özkan Şahin ve İsmail Kaya da avukatlarıyla birlikte duruşmada hazır bulundu.
Mahkeme heyeti, önceki celsede cumhuriyet savcısının sunduğu mütalaayı okudu.
Mütalaada, sanık Hakan Kabaca hakkında “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme” suçundan kamu davası açıldığı ve bu dosyayla birleştirilmesine karar verildiği, dosyada toplam 8 sanığın yer aldığı ifade edildi.
Sanık Hamza Turhan Ayberk’in, İsrail istihbarat servisine çalışan “Victoria” ve “Marc” kod adlı kişilerle irtibat kurduğu ve bu kişilerden gelen casusluk faaliyetlerine ilişkin görevleri yerine getirdiği belirtildi. Dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde elde edilen yazışmaların, verilen görevlerin basit eylemler değil doğrudan casusluk faaliyeti kapsamında olduğunu ortaya koyduğu aktarıldı.
Mütalaada, Ayberk’in eski bir emniyet mensubu olması dikkate alındığında bu faaliyetleri fark etmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı vurgulandı. Sanığın bu faaliyetler karşılığında banka ve kripto varlıklar üzerinden menfaat sağladığı da tespit edildi.
Ayberk’in 2019 yılında Belgrad’da “Victoria” ile görüştüğü, bunu ifadesinde kabul ettiği ve aynı yıl bazı kişilerin takibi ile mal varlıklarının araştırılmasına yönelik görevler aldığı belirtildi. Bu kapsamda bir kişiyi otelde takip ettiği, diğer sanıklar Ercan Kama ve Funda Kadayıfçıoğlu ile birlikte hareket ettiği, mal varlığı araştırmasını Mehmet Yetimova’ya yaptırdığı, elde edilen bilgileri Skype veya e-posta yoluyla ilettiği ve bu bulguların HTS kayıtlarıyla uyumlu olduğunun tespit edildiği kaydedildi.
Ayrıca Ayberk’in, kesin tarihi belirlenemeyen bir dönemde iki İranlı’nın takibine yönelik görev aldığı, bu süreçte Ercan Kama ve Özkan Şahin ile birlikte havalimanı çıkışında takibe başladıkları ifade edildi. Takip sırasında Hakan Kabaca’dan destek alındığı, elde edilen bilgilerin Skype ve e-posta aracılığıyla “Victoria”ya iletildiği, ödemelerin kripto varlıklar üzerinden yapıldığı ve Ayberk’in bu görev kapsamında Ercan Kama ile Özkan Şahin’e para verdiğini beyan ettiği aktarıldı.
HTS kayıtlarına göre Hakan Kabaca’nın Hamza Turhan Ayberk ile 7 kez irtibat kurduğu, Ayberk’e ait üç farklı telefon hattı üzerinden 1483 kez ortak baz kaydı bulunduğu belirtildi. Kabaca’nın ayrıca İsmail Kaya ile 48, Mehmet Yetimova ile 8, Ömer Burak Gezer ile 2 ve Özkan Şahin ile 82 kez ortak baz verisinin tespit edildiği ifade edildi.
Mütalaada, Ayberk’in ifadesinde Hakan Kabaca’dan çeşitli kişilere ait mal varlığı, yurt dışı giriş-çıkış, konaklama ve pasaport bilgileri talep ettiğini ve karşılığında elden ödeme yaptığını söylediği belirtildi. Kabaca hakkında uzun süredir yakalama kararı bulunduğu, 24 Kasım 2024’te yakalandığı ve taahhütle serbest bırakılmasına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediği de vurgulandı.
Sanıkların, Türkiye’de bulunan ve İsrail istihbaratının hedefinde olduğu değerlendirilen kişilere ait bilgi, belge, ikamet ve görüntü kayıtları gibi gizli verileri temin ederek istihbarat görevlileriyle paylaştıkları belirtildi. Bu kapsamda özellikle bu kişilerin toplu bulunduğu yerlerin tespit edilmeye çalışıldığı ve ilerleyen aşamalarda infaz veya kaçırma gibi eylemlerin gerçekleşebileceğinin değerlendirildiği ifade edildi.
Uluslararası sözleşmeler kapsamında zulüm nedeniyle Türkiye’ye sığınan ve geri gönderilmeleri halinde zarar görebilecek kişilere ait ikamet, iletişim ve iş yeri bilgilerinin gizlilik kapsamında olduğu vurgulandı. Mütalaada, “Güncel gelişmeler, İsrail devletinin birden fazla devletle savaş halinde bulunması, bu ülkelerde yaşayan insanların zulme uğrama ihtimalini artırmaktadır. Bu nedenle, ülkemizde bulunan farklı devlet vatandaşlarının bilgilerinin de gizli kalması gerekmektedir.” değerlendirmesine yer verildi.
Dosyadaki MASAK raporlarına göre sanıkların bu faaliyetler karşılığında menfaat sağladıklarının anlaşıldığı, dijital inceleme bulguları ve sanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesiyle sanıkların siyasal veya askeri casusluk suçunu işlediklerinin ve suçun yasal unsurlarının oluştuğunun kabul edildiği ifade edildi.
Sanıkların aralarında süreklilik gösteren eylemlerle güçlü bir bağ kurdukları, talimatlar doğrultusunda farklı zamanlarda birden fazla kez devletin gizli kalması gereken bilgilerine yönelik casusluk faaliyetlerinde bulunduklarına dair deliller elde edildiği vurgulandı. Bu kapsamda suçların zincirleme şekilde ve iştirak halinde işlendiği belirtildi.
Mütalaada, Hamza Turhan Ayberk, Hakan Kabaca, Funda Kadayıfçıoğlu, Ercan Kama, Ömer Burak Gezer, İsmail Kaya, Mehmet Yetimova ve Özkan Şahin hakkında “zincirleme şekilde siyasal veya askeri casusluk” suçundan 18 yıl 9 aydan 36 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep edildi. Tutuklu sanıklar Ayberk ve Kabaca’nın tutukluluk hallerinin devamı da istendi.
Duruşmada sanıklar, mütalaaya karşı savunmalarını tek tek yaptı.
Mahkeme heyeti, kararında tutuklu sanık Hamza Turhan Ayberk’i “zincirleme şekilde siyasal veya askeri casusluk” suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Tutuklu sanık Hakan Kabaca ile tutuksuz sanıklar Ercan Kama, İsmail Kaya, Mehmet Yetimova, Ömer Burak Gezer, Özkan Şahin ve Funda Kadayıfçıoğlu ise “iştirak halinde devletin güvenliğine ilişkin bilgi veya belgeleri temin etme” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.
Mahkeme, Ayberk’in tutukluluk halinin devamına hükmederken, Kabaca’nın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.