Düzce Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yusuf Parlak, İsrail tarafından 28 Şubat’tan bu yana ibadete kapalı tutulan Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’yı gündeme taşımak amacıyla el yapımı kağıtlar üzerine gravür baskı yöntemi ile tablolar hazırlıyor.
Doç. Dr. Parlak, Ebru sanatı ve geleneksel el yapımı kağıt alanında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanına sahiptir. Düzce Üniversitesi'nde geleneksel el sanatlarının geleceğe taşınması adına lifli bitkilerden sanatsal kağıtlar üretiyor.
Parlak, Mescid-i Aksa’nın surları, Mescid-i Kıbleteyn ve Kubbetüs Sahra Camisi’nin gravürünü, pamuk, keten, kendir ve kenevir gibi uzun lifli bitkilerden üretilen, kimyasal kullanılmayan kağıtlara aktarıyor. Gravür baskısı sonrasında Kubbetüs Sahra Camisi’nin kubbe kısmını 24 ayar altın ile süsleyerek, esere değer katıyor.
Doç. Dr. Parlak, geleneksel el yapımı kağıtların uzun ömürlü olmalarının sebebi olarak, tarımsal atıklardan elde ettikleri lifleri kimyasal malzemelerle işlememelerini gösterdi. Bu kağıtlar, Kur'an-ı Kerim ve el yazması eserlerde güvenle kullanılabilir.
Bu projeyle Müslümanların ilk kıblesini gelecek nesillere bir armağan olarak bırakmak isteyen Parlak, Mescid-i Aksa’yı el yapımı kağıtlara ahşap baskı tekniği ile resmetmeyi planlıyor. Parlak, Mescid-i Aksa’nın gelecekte de görünürlüğünün artmasıyla ilgili kararlılığını vurgulayarak, "Kağıtlarımız nasıl bin yıl gidecekse, Mescid-i Aksa da bin yıl insanların evini süsleyecek ve geleceğe aktarılacak" dedi.

Düzce Üniversitesi (DÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Parlak, İsrail tarafından 28 Şubat'tan bu yana ibadete kapalı tutulan, Müslümanların ilk kıblesini gündeme getirmek amacıyla el yapımı kağıtlar üzerinde gravür baskı yöntemiyle Mescid-i Aksa tabloları hazırlıyor. Parlak, ayrıca Kubbetüs Sahra Camisi'nin kubbe kısmını 24 ayar altınla süsleyerek çalışmasına değer kattı.