Japon arkeolog büklükale’nin sırlarını ortaya çıkarıyor: Büyük İskender dönemine ait yerleşim izleri bulundu

Kırıkkale'deki Büklükale antik kentinde yürütülen kazılarda, Helenistik Dönem'e ait yerleşim izleri ve nadir bulunan Hitit-Hurrice tabletler gün yüzüne çıkarıldı.

27.06.2026-13:53 - (Son Güncelleme: 27.06.2026-14:07)
Japon arkeolog büklükale’nin sırlarını ortaya çıkarıyor: Büyük İskender dönemine ait yerleşim izleri bulundu

Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesinde yer alan ve binlerce yıllık geçmişiyle Anadolu tarihine ışık tutan Büklükale’de, bu yılki arkeolojik kazılarda Büyük İskender (Helenistik) dönemine ait yerleşim izleri tespit edildi. Japon arkeologların başkanlığında yürütülen kazılarda ayrıca hayvan figürlü mühürler, bronz iğneler ve kraliyet ailesine işaret eden çok nadir tarihi kalıntılar ortaya çıkarıldı.

Kızılırmak Nehri'nin hemen kıyısında yer alan ve stratejik geçiş noktası olması sebebiyle tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Büklükale antik kentinde 17 yıldır sürdürülen kazı çalışmaları,  yeni bulgularla devam ediyor. Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü ekibi tarafından Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura başkanlığında yürütülen kazılar, "Aşağı şehir" ve "Yukarı şehir" olmak üzere iki ayrı alanda derinleştiriliyor.

Osmanlı'dan Demir Çağı'na katman katman Anadolu tarihi

Kazı Başkanı Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura, antik şehrin Ankara’nın yaklaşık 60 kilometre güneydoğusunda bulunduğunu belirterek bölgedeki yerleşim tabakaları hakkında şu bilgileri verdi:

"Burası Kızılırmak’ın hemen yanında yer alıyor ve her dönemde nehrin geçiş noktası olduğu için stratejik açıdan büyük önem taşıyordu. Yukarıdan aşağıya doğru katmanları inceleyecek olursak; en üstte askerlerin de yaşadığını düşündüğümüz Osmanlı dönemine ait bir yerleşim vardı. Onun hemen altında ise Helenistik Dönem’e, yani Büyük İskender dönemine ait yerleşim izleri tespit ettik. Daha alt tabakalarda ise Demir Çağı’na ait çeşitli medeniyetlerin izleri mevcut."

Bölgede sadece Helenistik Dönem değil, Ahameniş Persleri, Lidyalılar, Frigler ve Karadeniz’in kuzeyinden gelen Kimmerlere ait izlerin de bulunduğunu aktaran Matsumura, arkalarında yer alan sur duvarının Kimmerler döneminde inşa edilmiş olabileceğini değerlendirdiklerini ifade etti.


Saray kompleksi ve nadir "Hurrice" tabletler gün yüzünde

Bu yılki kazılarda en dikkat çeken buluntulardan birinin tutamaklı bir damga mührü olduğunu belirten Doç. Dr. Matsumura, eserin Asur Ticaret Kolonileri (Karum) Dönemi’nin sonları ile Eski Hitit Dönemi arasındaki sürece tarihlendiğini söyledi. Üzerinde iki hayvan figürü barındıran bu mühürle birlikte alanda bir saray kompleksinin giriş mimarisi de saptandı.

Büklükale'yi dünya arkeoloji literatüründe benzersiz kılan asıl unsur ise yazılı belgeler oldu. Matsumura, keşfin önemini şu sözlerle özetledi:

"Büklükale’deki kazılarda bugüne kadar en batıda bulunan Hititçe çivi yazılı tabletler ortaya çıkarıldı. 2019 yılından itibaren ise burada Hurrice tabletler de bulunmaya başlandı. Hurrice tabletler, şimdiye kadar Anadolu’da yalnızca üç büyük merkezde tespit edilmişti: Hititlerin başkenti Hattuşa, Ortaköy ve Kayalıpınar. Bu üç yerleşim de Hitit kraliyet ailesinin doğrudan ikamet ettiği şehirler arasındaydı. Dördüncü yerleşim olarak ise Büklükale’de bu tabletlerin tespit edilmesi, buranın ne kadar önemli bir yönetim merkezi olduğunu kanıtlıyor."

Yeni bulunan tarihi kalıntıların tam tarihlendirilmesi ve dönemlerinin netleşmesi için laboratuvar ortamında detaylı incelemelerin sürdürüldüğü bildirildi.



Kaynak: İHA

YORUM YAZ!..
Modal