İzmir’de doğal kök boyalar ve geleneksel tekniklerle üretilen asırlık motifli halılar, sadece ülke sınırlarını aşmakla kalmıyor, aynı zamanda dünya çapında da büyük ilgi görüyor. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Çankaya Köşkü gibi önemli yapılar, bu özel eserlerle süsleniyor.
Geleneksel mirası korumak amacıyla dokunan bu halılar, Konya Karapınar’daki yünlerden elde ediliyor. Yünler, yıkanıp tarandıktan sonra, yöredeki kadınlar tarafından çıkrık veya kirmanda el ipine dönüştürülüyor. Tamamen doğal yöntemlerle renklenen ipler, aylar süren el emeğiyle işlenerek eşsiz halılara dönüşüyor.
Halı dükkanını 1968 yılında babası kuran Osman Can, çocukluğundan itibaren bu işin içinde büyüdü. “En iyi arkadaşım halıydı” diyen Can, modern üretim yöntemlerine karşı çıkarak tamamen doğal malzemeler kullanmayı tercih ediyor. Halı üretimi sürecinin zorluğuna dikkat çeken Can, "Bir el halısı ortalama 2 ayda tamamlanıyor," diye ekliyor.
Can, ürettikleri halıların hem Türkiye’de hem de yurt dışında büyük bir beğeni topladığını vurguladı. "Özellikle Çankaya Köşkü ve Budapeşte Başkanlık Sarayı için ürettiğimiz halılar, tarihi bir nitelik taşıyor. Gelecek yüzyıllara kalacak eserler bırakmak benim için en büyük mutluluk," şeklinde konuştu.
Osman Can, ürettiği halılara olan talebin artmasına rağmen, sayılı sayılarda üretim gerçekleştirdiğini vurguluyor. Her halı, özel bir şekilde ve doğal malzemelerle yapıldığı için, döneminin en değerli eserleri arasında yer alıyor. Ayrıca, Macaristan eski Başbakanı Viktor Orban’a 140 metrekarelik halı teslim etmenin gururunu da taşıyor.
Mekanik yöntemlerle üretilen halılardan farklı olarak, el halılarının her biri eşsiz bir sanat eseri olarak yapılıyor. Bu nedenle Osman Can, geleceğe taşınacak geleneksel el halılarının dokumasını sürdürmeye kararlı.

İZMİR'DE GELENEKSEL YÖNTEMLER VE DOĞAL KÖK BOYALAR KULLANILARAK BÜYÜK BİR EL İŞÇİLİĞİYLE ÜRETİLEN ASIRLIK MOTİFLİ HALILAR, SINIRLARI AŞARAK DÜNYA ÇAPINDA BÜYÜK BİR DEĞER GÖRÜYOR.