Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya ziyareti kapsamında Vladimir Putin ile Kazan'da bir araya geldi. Diplomatik kaynaklar, görüşmenin Putin'in resmi kabulüyle gerçekleştiğini bildirdi.
Vladimir Putin, görüşmede Türkiye-Rusya ilişkilerinin istikrarlı şekilde geliştiğini belirterek, iki ülke arasındaki temasların dostane bir nitelik kazandığını söyledi. Putin, bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaklaşımının önemli rol oynadığını vurgulayarak Erdoğan'a selamlarını iletti ve Rusya'da ağırlamaktan memnuniyet duyacaklarını ifade etti.
Bakan Fidan ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın selamlarını Putin'e ileterek, bölgede ve dünyada yoğun bir gündem bulunduğunu, birçok konuda istişare yapılmasının önem taşıdığını dile getirdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Moskova'daki temaslarının ikinci gününde de diplomasi trafiğini sürdürdü. Fidan, Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu ile bir araya gelirken, görüşme öncesinde yapılan açıklamalar dikkat çekti.
Rus haber ajansı TASS'ın aktardığına göre Şoygu, Fidan'a hitaben yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile uzun yıllara dayanan iş birliğine vurgu yaptı. Şoygu, "Hem eski görevinizde hem de mevcut görevinizde Rusya ile çeşitli alanlarda aktif çalışmalar yürüttünüz." ifadelerini kullandı.
Türkiye ile özellikle Suriye konusunda geçmiş dönemde yakın koordinasyon içinde çalıştıklarını belirten Şoygu, "Bu dönem kolay geçmedi. Ancak Rusya ile Türkiye her zaman sorunlara uygun çözümler üretebildi. Suriye'de gerginliği azaltma bölgeleri veya terörle mücadele gibi başlıklarda çözümsüz kalan bir konu olmadı." dedi.
Şoygu, Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmesinde ise İstanbul'da yürütülen müzakere sürecine dikkat çekti. TASS ve RIA Novosti'nin aktardığı açıklamada Şoygu, "Ortak çabalarla İstanbul'da anlaşmalar hazırlandı. Batı'nın müdahalesi olmasaydı süreç tamamlanabilirdi. Rusya ve Türkiye, İstanbul anlaşmalarının hazırlanması ve uygulanması için gerekli tüm çabayı gösterdi." ifadelerini kullandı.
Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması'na da değinen Şoygu, Rusya ile Türkiye'nin yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak, Birleşmiş Milletler'in üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini ileri sürdü.
Öte yandan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştireceği görüşmenin Moskova saatiyle 20.00'de yapılmasının planlandığı bildirildi. Görüşme, baskı saatine yetişmedi.
Hakan Fidan'ın Moskova ziyareti Rus basınında ve düşünce kuruluşlarında geniş yankı uyandırdı. Rus gazeteleri, devlet ajansları ve uzman çevreleri ziyareti sıradan bir diplomatik temas olarak değil, NATO Zirvesi öncesinde Ankara ile Moskova arasında yürütülen kritik koordinasyon sürecinin önemli bir halkası olarak değerlendirdi.
Analizlerde Türkiye'nin Ukrayna, Karadeniz ve Suriye başlıklarındaki rolüne özel vurgu yapılırken, Ankara'nın önümüzdeki dönemde izleyeceği politikanın Moskova tarafından yakından takip edildiği ifade edildi.
Rusya'nın önde gelen gazetelerinden Kommersant, Fidan'ın temaslarını yalnızca ikili ilişkiler çerçevesinde değil, bölgesel güvenlik gündemiyle bağlantılı şekilde ele aldı. Gazetede görüşmelerin Ukrayna savaşı, Karadeniz güvenliği, Suriye ve Güney Kafkasya başlıklarıyla doğrudan ilişkili olduğu vurgulandı.
Kommersant'ta yer alan değerlendirmelerde, Türkiye'nin NATO üyesi olmasına rağmen Moskova ile diyalog kanallarını açık tutmasının Rus dış politikası açısından özel önem taşıdığı belirtildi.
Rus devlet ajansları TASS ve RIA Novosti, Şoygu'nun Fidan ile yaptığı görüşmedeki açıklamalarını günün en önemli gelişmeleri arasında gösterdi.
Özellikle Şoygu'nun, "Suriye'de gerginliği azaltma bölgesi veya terörle mücadele gibi alanlarda çözemediğimiz konu olmadı." sözleri Rus medyasında geniş yer buldu.
Rusya'nın resmî gazetesi Rossiyskaya Gazeta da Türkiye'nin Karadeniz Tahıl Koridoru sürecindeki rolüne dikkat çekti. Gazete, Moskova'nın Ankara'yı Karadeniz güvenliği ve diplomatik arabuluculuk başlıklarında vazgeçilmez aktörlerden biri olarak gördüğünü yazdı.
Rus uzmanlar ayrıca Şoygu'nun İstanbul müzakerelerine ilişkin açıklamalarını da öne çıkardı. RIA Novosti ve Izvestia'da yayımlanan değerlendirmelerde, Moskova'nın Türkiye'yi Ukrayna dosyasında hâlâ güvenilir muhataplardan biri olarak gördüğü ifade edildi.

Rusya'ya yakın düşünce kuruluşları da Fidan'ın ziyaretine geniş yer ayırdı.
Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi (RIAC) çevresinde yapılan değerlendirmelerde, yaklaşan NATO Zirvesi öncesinde Ankara'nın pozisyonunun Moskova açısından kritik öneme sahip olduğu belirtildi. Uzmanlar, Türkiye'nin hem NATO üyesi kimliğini koruduğunu hem de Rusya ile doğrudan diyalog kurabilen nadir ülkelerden biri olduğunu vurguladı.
Rusya'nın önemli düşünce kuruluşlarından Valdai Kulübü çevresindeki yorumlarda ise Türkiye'nin Ukrayna savaşından Karadeniz güvenliğine kadar uzanan geniş bir alanda "dengeleyici aktör" olarak görüldüğü ifade edildi.
Valdai uzmanları, Ankara'nın Batı blokunun çizgisini birebir takip etmek yerine ulusal çıkarları doğrultusunda bağımsız bir politika izlemeye çalıştığını kaydetti.
Rus gazetesi Vzglyad da ziyareti "NATO Zirvesi öncesinde Ankara-Moskova hattında stratejik istişare" olarak tanımladı. Gazetede yayımlanan analizlerde Türkiye'nin yalnızca Ukrayna değil, Orta Doğu denkleminde de önemli bir rol üstlendiği vurgulandı.
Rus kaynaklarında öne çıkan başlıklardan biri de Ukrayna oldu.
Kommersant, RIA Novosti ve Interfax'ta yer alan değerlendirmelerde, Fidan'ın Rus heyetinin Ukrayna müzakerelerindeki baş isimlerinden Vladimir Medinski ile temaslarına dikkat çekildi.
Rus uzmanlar, İstanbul görüşmelerinin ardından Türkiye'nin savaşın tarafları arasında iletişim kanallarını açık tutabilen nadir ülkelerden biri olmayı sürdürdüğünü belirtti. Bu nedenle Moskova'nın Ankara'yı yalnızca bölgesel değil, küresel güvenlik meselelerinde de önemli bir muhatap olarak gördüğü ifade edildi.
Rus kaynaklarının dikkat çektiği konulardan biri de Suriye oldu.
Interfax, RIA Novosti ve çeşitli uzman çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, Ankara ile Moskova arasındaki görüşmelerde Suriye dosyasının önemli yer tuttuğu belirtildi.
Özellikle ABD'nin son dönemde Suriye ve Irak hattında attığı adımların ardından Moskova'nın bölgedeki gelişmeleri Ankara ile yakın koordinasyon içerisinde takip etmek istediği ifade edildi.
Rus uzmanlar, Türkiye-Suriye normalleşme sürecinin ilerletilmesinin hem Moskova hem de bölgesel istikrar açısından önem taşıdığı görüşünü dile getirdi.
Rus basınında öne çıkan bir diğer unsur ise Hakan Fidan'ın diplomatik ağırlığı oldu.
Kommersant, Vzglyad ve Izvestia'da yayımlanan yorumlarda Fidan'ın yalnızca Dışişleri Bakanı sıfatıyla değil, uzun yıllar Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı yapmış bir isim olarak da değerlendirildiği ifade edildi.
Rus yorumcular, Fidan'ın Lavrov ve Şoygu'nun yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından da kabul edilmesini, Moskova'nın Ankara ile yürüttüğü ilişkilere verdiği önemin göstergesi olarak yorumladı.
Rus uzmanların ortak değerlendirmesine göre Moskova, Türkiye'yi ne Batı kampının sıradan bir üyesi ne de Rusya'nın doğrudan müttefiki olarak görüyor. Kommersant'tan Valdai Kulübü'ne kadar uzanan geniş değerlendirme yelpazesinde Ankara için en sık kullanılan tanımlar "bağımsız aktör", "dengeleyici güç" ve "stratejik muhatap" oldu.
Bu nedenle Hakan Fidan'ın Moskova ziyareti, Rus basınında sıradan bir diplomatik temas olarak değil, temmuz ayında yapılacak NATO Zirvesi öncesinde Ankara'nın dış politika yönelimlerini anlamaya yönelik kritik bir diplomatik süreç olarak değerlendirildi.
Kaynak: Aydınlık Gazetesi