Erzurum'da, bölge iklimine ve zeminine uygun yerli patates türlerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Bilim insanları, Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde 20 yıldır süren titiz çalışmalarla yerli patates çeşitlerini üretme çabası içerisindeler.
1969 yılında kurulan enstitü, 1988 yılından itibaren bilimsel faaliyetlere başlamıştır. Patates ıslah çalışmaları, laboratuvar ortamından başlayarak seralara kadar geniş bir süreçte yürütülmektedir.
Enstitüde daha önce Pasinler 92, Caspar ve Kondor gibi çeşitler tescil edilmiştir. 2022-2026 yılları arasında ise Can, Mete, Ata 25, Kaan, Cansu ve Karsu isimli yüksek kademeli patates tohumları geliştirilecektir.
Patates tohumlarının üretim süreci, melezleme ile başlar ve laboratuvarlarda yapılan doku kültürü çalışmalarıyla devam eder. Üretim, sera aşamasında bitkilerin performansının izlenmesiyle sürdürülmektedir. Her adımda titiz gözlemler yapılmakta ve en uygun çeşitler belirlenmektedir.
Bir patates çeşidinin geliştirilmesi neredeyse 20 yılı bulur. Bu süre zarfında farklı iklim ve toprak koşullarında deneme ekimleri yapılmakta, başarılı çeşitler ise tescil ve sertifikasyon işlemlerinin ardından çiftçilerin hizmetine sunulmaktadır.
Enstitünün endüstri bitkileri bölümünde araştırma yapan Dr. Canan Kaya, ıslah çalışmalarının birçok aşamadan geçtiğini vurguladı. Kaya, "Hedefimiz, hastalıklardan arınmış tohumluk üretimi yapmaktır. Şu anda süper elit kademede yerli patates çeşitlerimizi üretmekteyiz." dedi.
Başarılı bir tohumluk için en az 20 yıllık bir süre gerekli olduğunu söyleyen Kaya, "Enstitü 1988 yılından itibaren çalışmalarını sürdürmekte ve 6 çeşit patates tescil ettirmiştir. Bunlar, yerel iklim koşullarına özel geliştirilmiştir." ifadelerini kullandı.
Patates, herkes için değerli bir gıda maddesi olup, yoğun emek gerektiren bir üründür. Enstitü, yerli ve milli patates çeşitlerinin geliştirilmesi ile tarıma katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

Erzurum'da patates ıslah ve yüksek kademeli tohumluk üretim çalışmalarının yapıldığı Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde, yerli çeşitler için laboratuvardan seralara kadar 20 yılı aşkın süren bilimsel çalışmalar titizlikle yürütülüyor.