Türkiye ekonomisinde haftanın ilk işlem günü yoğun veri akışıyla başladı. Açıklanan ilk çeyrek büyüme verileri, ekonomik aktivitenin ivme kaybetse de pozitif bölgede kalmayı sürdürdüğünü gösterdi. Türkiye ekonomisi 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 büyürken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriler çeyreklik büyümenin yüzde 0,1 ile sınırlı kaldığına işaret etti.
Büyümenin alt kalemlerinde hizmetler ve tarım tarafındaki artış öne çıkarken, sanayi üretimindeki daralma dikkat çekti. Bu tablo, iç talep, finansman koşulları ve ihracat pazarlarındaki belirsizliklerin reel sektör üzerindeki etkisinin sürdüğünü ortaya koydu.
Günün bir diğer önemli verisi olan İSO Türkiye İmalat PMI ise mayısta 49,8 seviyesine yükselerek 50 eşik değerine yaklaştı. Endeks, imalat sanayisinde bozulmanın belirgin şekilde yavaşladığını ve üretim tarafında kısmi toparlanma sinyallerinin güçlendiğini gösterdi. Buna karşın, iç talepteki zayıflık ve maliyet baskıları sektör açısından temel risk unsurları olmayı sürdürüyor.
Piyasalar açısından haftanın en kritik başlığı ise mayıs ayı Enflasyon verisi olacak. 5 Haziran’da açıklanacak TÜFE rakamları, hem para politikası beklentileri hem de piyasa fiyatlamaları açısından yakından izlenecek. Enflasyon verisinin ardından gözler 11 Haziran’da açıklanacak TCMB faiz kararına çevrilecek.
Ekonomi yönetiminin önümüzdeki dönemde büyüme, enflasyon ve finansal istikrar arasındaki dengeyi nasıl kuracağı, piyasaların ana gündem maddesi olmaya devam edecek. Özellikle sanayi tarafındaki zayıflama ve imalat PMI’daki toparlanma sinyallerinin kalıcı olup olmayacağı, yılın ikinci çeyreğine ilişkin beklentiler açısından belirleyici olacak.