İran Devrim Muhafızları Ordusu, Washington’dan gelen son mesajların askeri ve siyasi baskı üretmekten çok algı yönetimine dönüştüğünü ileri sürdü. İran cephesinden yapılan açıklamada, Trump’ın söylemlerinin Tahran’da bir geri çekilme ya da tereddüt oluşturmadığı vurgulanırken, bunun aksine İran’ın mücadele iradesini kırmaya dönük psikolojik bir hamle olarak görüldüğü belirtildi. Reuters’ın aktardığına göre Devrim Muhafızları, Trump’ın sözlerini “yıpranmış psikolojik operasyonlar” şeklinde tanımladı ve bunların İran’ın mücadelesi üzerinde etkisiz kaldığını bildirdi.
Açıklamanın zamanlaması da dikkat çekti. Trump, kamuoyuna yaptığı son değerlendirmede İran’la “çok güçlü görüşmeler” yürütüldüğünü savunmuş, bu nedenle İran’ın enerji altyapısına yönelik planlanan saldırıyı beş gün ertelediğini duyurmuştu. Ancak İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf bu iddiayı açık şekilde reddederek ortada herhangi bir müzakere bulunmadığını, söz konusu söylemin finans ve petrol piyasalarını etkilemeye dönük bir “sahte haber” niteliği taşıdığını söyledi.
İran basınına ve Türkiye’deki yansımalara göre Devrim Muhafızları Halkla İlişkiler Birimi, “Gerçek Vaat 4” operasyonunun 77. dalgasında İsrail’in kuzey, güney ve merkez bölgeleri ile ABD’nin bölgedeki üslerine misilleme saldırıları düzenlendiğini açıkladı. Aynı açıklamada “aldatıcı ABD başkanının çelişkili davranışlarının” savaş cephesindeki kararlılığı etkilemeyeceği savunuldu.
Reuters’a göre Devrim Muhafızları bu açıklamayla eşzamanlı olarak ABD hedeflerine yönelik yeni saldırılar başlattığını da duyurdu. Böylece Tahran yönetimi, diplomasi iddialarını reddederken sahadaki askeri baskının sürdüğü mesajını da vermiş oldu. Çatışmaların 28 Şubat’tan bu yana devam ettiği ve savaşta 2 binden fazla kişinin öldüğü bildiriliyor.
Analiz
Bu açıklama, sadece sert bir siyasi çıkış değil; aynı zamanda savaşın psikolojik cephesinde verilen kontrollü bir mesajdır. Trump son günlerde hem askeri tehdit dilini hem de “görüşme kapısı açık” söylemini birlikte kullanarak çift yönlü baskı kurmaya çalıştı. İran ise bu dili “etkisizleşmiş psikolojik harp” olarak çerçeveleyerek, Washington’ın caydırıcılık üretmek yerine belirsizlik yaydığını göstermeye çalışıyor. Bu, klasik bir propaganda restleşmesinden daha fazlası; taraflar artık sadece sahada değil, algı düzleminde de üstünlük kurmaya çalışıyor.
İkinci kritik nokta, İran’ın bu söylemle iç kamuoyuna ve bölgesel aktörlere aynı anda mesaj vermesidir. “Müzakere yok, geri adım yok, baskı sonuç vermiyor” çizgisi; rejimin içeride dayanıklılık, dışarıda ise pazarlık sertliği üretme aracı olarak okunabilir. Özellikle Galibaf’ın Trump’ın sözlerini piyasaları yönlendirme girişimi olarak nitelemesi, Tahran’ın bu mücadeleyi yalnızca askeri değil, ekonomik ve psikolojik cepheleri olan çok katmanlı bir çatışma olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Üçüncü ve belki de en önemli boyut, enerji ve piyasa etkisidir. Reuters’ın aktardığına göre Trump’ın saldırıyı ertelediğini açıklamasıyla hisseler yükseldi, petrol fiyatları sert geri çekildi; ancak İran’ın bu iddiaları reddetmesi ve Hürmüz hattındaki gerilimin sürmesi, piyasalarda belirsizliğin kalıcı olduğunu gösterdi. Bu nedenle Devrim Muhafızları’nın “psikolojik savaş etkisini yitirdi” çıkışı, yalnızca Washington’a verilmiş siyasi cevap değil; aynı zamanda enerji piyasaları üzerinden yürüyen küresel algı mücadelesine verilmiş sert bir karşı hamledir.