Deprem bilimci Demirtaş: Fay sayısının artması deprem tehlikesinin arttığı anlamına gelmiyor

Deprem uzmanı Ramazan Demirtaş, yeni diri fay haritasının güncellenmesini ve artış nedenlerini açıkladı.

24.06.2026-10:40 - (Son Güncelleme: 24.06.2026-10:40)
Deprem bilimci Demirtaş: Fay sayısının artması deprem tehlikesinin arttığı anlamına gelmiyor

Deprem bilimci Ramazan Demirtaş, güncellenen diri fay haritasına ilişkin yaptığı açıklamada, "485 fay 700’e çıktı deniyor ancak bu faylar zaten vardı. Sadece daha önce haritalanmamış ya da aktif olup olmadığı net olarak ortaya konamamıştı. Fay sayısının artması deprem tehlikesinin arttığı anlamına gelmiyor" dedi.

Türkiye’nin diri fay haritası, 13 yıl aradan sonra güncellenerek, haritaya 215 yeni diri fay eklenmesiyle toplam diri fay sayısı 485’ten 700’e yükseldi. Uzmanlar, bu artışın yeni fay oluşumundan değil, mevcut fayların daha detaylı araştırmalar ve gelişen teknolojik imkanlarla tespit edilmesinden kaynaklandığını belirtti.

Önemli olan fay sayısı değil, deprem üretme potansiyeli

Demirtaş, bir fayın tehlikesinin belirlenmesinde yıllık kayma hızı, deprem tekrarlama aralığı ve son deprem tarihi gibi verilerin esas alınması gerektiğini vurguladı. Örneğin, 17 Ağustos 1999 depremini üreten İzmit segmentinin deprem tekrarlama aralığının yaklaşık 280 yıl olduğunu belirten Demirtaş, "Bu nedenle aynı segmentin yakın gelecekte benzer büyüklükte bir deprem üretmesi beklenmez" ifadelerine yer verdi.

Önümüzdeki 50 ila 100 yıl içinde büyük çoğunluğu deprem üretmeyecek

Demirtaş, Türkiye’de son 126 yılda 7 ve üzeri büyüklükte yaklaşık 25 deprem üreten fayların da uzun süre yeniden büyük deprem üretmeyeceğini kaydetti. "Önümüzdeki 50 ila 100 yıl içinde 700 fayın büyük çoğunluğu deprem üretmeyecek. Önemli olan hangi fayların büyük deprem üretme potansiyeli taşıdığıdır" şeklinde konuştu.

Büyük deprem potansiyeli taşıyan bölgeler

Uzun süredir büyük deprem üretmeyen ve ‘sismik boşluk’ olarak tanımlanan bazı bölgelerin risk taşıdığına dikkat çeken Demirtaş, Marmara Denizi, İznik-Mekece hattı, Gökova Körfezi, Girit çevresi, Antalya Körfezi, İskenderun Körfezi, Gölbaşı-Türkoğlu segmenti, Şemdinli, Yüksekova, Yedisu ve Ardahan çevresinin önümüzdeki dönemde dikkatle izlenmesi gereken alanlar arasında olduğunu ifade etti.

Marmara’da belirsizlik sürüyor

Beklenen Marmara depremine ilişkin değerlendirmede bulunan Demirtaş, bilim dünyasında farklı görüşlerin bulunduğunu ifade etti. "Marmara’da 6.5’in üzerinde deprem olmayacağını savunanlar da var, 7.6, hatta 7.8 büyüklüğüne kadar çıkabileceğini söyleyenler de var. Bu durum Marmara’nın deprem tehlikesinin halen tam olarak çözülemediğini gösteriyor" dedi. Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara Denizi içerisinden geçtiğinin kesin olduğunu vurgulayan Demirtaş, "1766 yılından bu yana bölgede büyük bir deprem meydana gelmedi. Aradan yaklaşık 260 yıl geçti. Bu durum deprem olmayacağı anlamına gelmiyor. Aksine, büyük deprem üretme potansiyelinin sürdüğünü gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Deprem Tehlike Haritası revize edilmeli

2026 yılında güncellenen Diri Fay Haritası’nın ardından, Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nın da yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Demirtaş, "2018 yılında yürürlüğe giren Türkiye Deprem Tehlike Haritası, 2012 tarihli Diri Fay Haritası esas alınarak hazırlandı. Yeni veriler doğrultusunda tehlike haritasının da güncellenmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

TÜRKİYE’NİN DİRİ FAY HARİTASI 13 YIL ARADAN SONRA GÜNCELLENDİ.

TÜRKİYE’NİN DİRİ FAY HARİTASI 13 YIL ARADAN SONRA GÜNCELLENDİ.

YORUM YAZ!..
Modal