Kitap okurken harflerin birbirine karışması, düz çizgilerin eğri görünmesi ya da insanların yüzlerini seçmekte zorlanmak, birçok kişi tarafından yaşlanmanın doğal sonucu olarak değerlendirilmektedir. Ancak Acıbadem Adana Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Sızmaz, bu belirtilerin aslında 55 yaşından sonra sık görülen ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilen yaşa bağlı makula dejenerasyonunun (sarı nokta) ilk işaretleri olabileceğini vurguladı.
Sızmaz, hastalığın başlangıçta çoğu zaman sessiz ilerlediğini, bu nedenle hastaların ilk evrede herhangi bir şikayet hissetmeyebileceğini belirtti. İlerleyen dönemlerde ise cisimlerin şeklini bozuk görme, düz çizgileri kırık veya eğri görme, nesneleri olduğundan büyük ya da küçük algılama gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Eğer tedavi edilmezse, merkezi görmede kalıcı kayıplar gelişebilir.
Yaşa bağlı makula dejenerasyonunun en önemli risk faktörlerini; yaş, genetik yatkınlık ve sigara oluşturmaktadır. Sızmaz, bu faktörler arasında önlenebilir tek risk faktörünün sigara olduğunu ifade ederek, sigaradan uzak durulmasının hastalığın gelişme riskini azaltmada büyük önem taşıdığını söyledi.
Hastalığın iki farklı formu olduğunu belirten Sızmaz, bunların kuru ve yaş tip olarak sınıflandırıldığını dile getirdi. Yaş tipte, göz içine uygulanan ilaç tedavileriyle görmenin korunabileceğini, son yıllarda geliştirilen yeni ilaçların sayesinde enjeksiyon aralıklarının uzadığını ekledi. Kuru tipte ise antioksidan vitamin tedavilerinin ve düzenli takiplerin hastalığın ilerlemesini yavaşlatabileceğini vurguladı.
Prof. Dr. Sızmaz, risk grubundaki bireylerin düzenli göz kontrollerini yaptırması gerektiğini belirterek, yeşil yapraklı sebzeler, omega-3 yönünden zengin balıklar ve antioksidan içeren beslenme alışkanlıklarının göz sağlığını desteklediğini ifade etti. Günümüzde erken tanı ve uygun tedavi sayesinde yaşa bağlı makula dejenerasyonu, artık önlenebilir görme kaybı nedenleri arasında yer alıyor.
GÖZ HASTALIKLARI UZMANI PROF. DR. SELÇUK SIZMAZ