22.06.2026-13:06 (Son Güncelleme:22.06.2026-15:10)

İstanbul’da Heybeliada temasları sürerken Yunanistan’da Türk azınlığa hapis cezası

İstanbul'da Heybeliada Ruhban Okulu için temas yürüten Yunan medyasının, eş zamanlı olarak İskeçe'de 4 Türk azınlık mensubuna verilen hapis cezasını görmezden gelmesi mütekabiliyet tartışmalarına yol açtı.

>Bartholomeos’un Heybeliada Ruhban Okulu temaslarını yakından takip eden Yunan medyasının, kendi ülkelerinde Türk azınlığa yönelik hak ihlallerine ve hapis cezalarına sessiz kalması dikkat çekti. Fener Rum Patriği Bartholomeos’un Atina heyetine okulun açılması yönündeki olumlu beklentilerini aktardığı günlerde, Yunanistan yargısının İskeçe’de 4 Türk azınlık mensubunu hapis cezasına çarptırması ve bu gelişmenin Yunan basınında hiç yer bulmaması, iki ülke arasındaki azınlık politikalarında mütekabiliyet tartışmalarını yeniden açtı.

Ankara ve İstanbul hattında medya hareketliliği

Yunanistan Gazeteciler Sendikaları Federasyonu (POESY) ve Kıbrıs Rum kesimi gazete cemiyeti başkanlarının da aralarında bulunduğu üst düzey bir medya heyeti Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ankara’da düzenlenen Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Genel Kurulu’na katılan heyet, bu temasların ardından İstanbul’a geçerek Fener Rum Patrikhanesi’ni ziyaret etti.

Fener’deki kabulde konuşan Patrik Bartholomeos, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara'da yaptığı baş başa görüşmeyi doğrulayarak, Türk devletinin en üst kademesinde okulun yeniden açılması yönünde yapıcı bir irade gördüğünü ve 1971'den beri kapalı olan tarihi kurumun kapılarının açılmasının yakın olduğunu ifade etti. Ziyarete katılan basın mensupları ise bu açıklamaları uluslararası kamuoyuna geniş bir diplomatik gündem olarak servis etti.

İstanbul’da gündem Heybeliada, İskeçe’de gündem hapis cezası

İstanbul’da Heybeliada Ruhban Okulu ve inanç özgürlüğü ekseninde parlatılan bu gündemin yaşandığı aynı günlerde, Yunanistan sınırları içindeki Batı Trakya Türk Azınlığı’nın yaşadığı hukuki süreçler dikkat çekici bir tezat oluşturdu. Yunanistan basını ve siyasileri İstanbul’daki Rum azınlığın eğitim ve dini hakları konusundaki talepleri uluslararası kamuoyunun dikkatine sunarken; İskeçe’deki Tarihi Çınar Camii davasında yargılanan 4 Türk azınlık mensubu, hukuki tartışmalara yol açan bir yargılama neticesinde 17’şer ay hapis cezasına çarptırıldı.

İstanbul’daki temasları yakından takip eden ve uluslararası basın platformlarında insan hakları vurgusu yapan heyetlerin, kendi ülkelerinde mahkeme koridorlarında sonuçlanan ve Türk azınlığın ibadet haklarını etkileyen bu kararı gündemlerine almaması ve yayın organlarında yer vermemesi dikkat çekti.

Patrik’in "meslek etiği" vurgusu ve basının rolü

Patrik Bartholomeos’un kabul esnasında Yunan heyetine hitaben yaptığı konuşmada gazetecilik meslek etiğine ve hakikate sadakat ilkelerine değinmesi, İskeçe'deki mahkeme kararıyla aynı döneme denk gelmesi bakımından dikkat çekti. Gazeteciliğin temel görevinin dürüst bilgi yaymak olduğunu belirten Bartholomeos, gelişen Yapay Zeka teknolojisine karşı da uyarılarda bulunarak medyanın "ruhsuz ve kalpsiz" metinlerin eline kalmamasını umduğunu söyledi. Buna karşın, Batı Trakya’da Türk azınlığın hakları ve Çınar Camii davasındaki mahkumiyet kararlarına Atina basının sergilediği sessizlik, evrensel basın ilkeleri açısından ciddi bir eleştiri konusu olmaya devam ediyor.

Azınlık politikalarında mütekabiliyet ve çifte standart tartışması

Yaşanan bu son gelişmeler, iki ülke arasındaki azınlık politikalarında uluslararası hukuktan doğan mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesini ve sahadaki uygulama farklılıklarını yeniden görünür kıldı. İstanbul’daki Rum cemaatinin taleplerini ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması sürecini evrensel insan hakları kapsamında uluslararası kamuoyuna sunan Atina yönetiminin; Batı Trakya’daki Türk azınlığın kimlik hakları, vakıf yönetimlerinin statüsü ve son olarak İskeçe'deki hapis cezaları konusundaki uygulamaları iki ülke arasındaki yaklaşım farkını ortaya koyuyor. Türkiye, kendi sınırlarındaki azınlık kurumlarına yönelik adımlar atarken; Avrupa Birliği üyesi olan Yunanistan’ın Batı Trakya’da attığı bu son hukuki adımlar, ikili ilişkilerde mütekabiliyet esasının önemini bir kez daha gösteriyor.



Kaynak: Birlikgazetesi


beren.alpugan@haber365.com.tr