Jorgensen, "30 günlük savaş, AB’nin yakıt ithalat faturası 14 milyar euro arttı." dedi. Yaşanan bu artış, enerji arzı üzerindeki etkileriyle birlikte dikkat çekici bir durum oluşturuyor.
Orta Doğu'daki çatışma ile birlikte, Avrupa Birliği’nde gaz fiyatları %70, petrol fiyatları ise %60 yükseldi.
Jorgensen, bu kriz durumunun, aileler ve sanayi için ilave maliyetlere yol açacağını belirterek, "Kısa süre içinde karşılaşabileceğimiz ciddi etkiler var. Yakında, aileleri ve işletmeleri korumaya yönelik bir dizi tedbir önerisi sunacağız." dedi.
AB’nin enerji bağımsızlığına yönelik adımlar atması gerektiğini belirtilen Jorgensen, mevcut durumda enerji tasarrufunun önemine dikkat çekiyor.
Krizin ne kadar süreceği hakkında belirsizlikler olduğunu vurgulayan Jorgensen, "Barış yarın gelse bile, öngörülebilir gelecekte normale dönüş olmayacak." ifadeleriyle durumu özetliyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın önerdiği planlar arasında, evden çalışma, hız sınırında azaltım gibi çeşitli önlemler yer alıyor.
Jorgensen, mevcut krizle başa çıkma konusunda daha iyi bir pozisyonda olduklarını belirtirken, yenilenebilir enerji kaynaklarının artışından bahsetti.
AB’nin enerji tedarikinde yeni kaynak arayışlarının sonunda Jorgensen, Rus gazı ithali yasağının arkasında durduklarını belirterek, alternatif kaynaklardan bahsetti.
AB’nin bazı ortaklarının daha ağır etkilenmiş olabileceğini kabul eden Jorgensen, bu durumla ilgili dayanışma içerisinde hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.

Enerjiden sorumlu AB Komisyonu üyesi Dan Jorgensen, Orta Doğu'daki savaş nedeniyle enerji fiyatlarında yaşanan artış ve enerji arzına değinerek, "Barış yarın gelse bile, öngörülebilir gelecekte normale dönmeyeceğiz"