09.07.2026-13:58 (Son Güncelleme:09.07.2026-13:58)

Türk bilim insanlarından Balıkesir-Sındırgı deprem çifti kökenine ilişkin önemli açıklama

Sındırgı’daki depremler, karmaşık fay sistemleri üzerinden incelendi ve yeni bulgularla derinlemesine analiz edildi.

Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 2025 yılında üç ay arayla meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremlerin incelendiği uluslararası araştırma, bu iki depremin tek bir fay kırığı boyunca değil, birbirleriyle bağlantılı çok sayıda fay segmentinden oluşan karmaşık bir sistem içerisinde geliştiğini ortaya koydu.

Uydu radar görüntüleri (InSAR), sismolojik veriler, saha gözlemleri ve jeomorfolojik analizler sayesinde gerçekleştirilen ve literatürdeki ilk çalışma olan bu araştırma, depremler sonrasında aylar boyunca devam eden yüzey deformasyonunu, daha önce haritalanmamış aktif fay izlerini ve deprem sonrası gerilme aktarımının ikinci depremin oluşumundaki belirleyici rolünü gözler önüne seriyor. Çalışma, Sındırgı deprem dizisini açıklamak için ilk kez çok disiplinli bir yaklaşım öneriyor ve deprem tehlikesinin değerlendirilmesine yönelik önemli bilimsel katkılar sunuyor.

Çalışmanın koordinatörlerinden Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, araştırmanın Türkiye’de farklı üniversitelerden bilim insanlarının oluşturduğu güçlü bir akademik iş birliğinin ürünü olduğunu belirtti. Kutoğlu, "Dünya genelinde en kaliteli bilimsel dergiler grubunda yer alan Sensors dergisinde yayınlanan bu çalışma sadece bir deprem analizinden ibaret değildir. Uydu radar verileri, gerilme analizleri, arazi gözlemleri ve jeomorfolojik verileri birlikte değerlendirerek Sındırgı deprem dizisinin klasik tek fay modeliyle açıklanamayacağını ortaya koyduk. Elde ettiğimiz sonuçlar, çok segmentli fay sistemlerinde deprem davranışını açıklayan hibrit bir yaklaşımın kullanılabileceğini göstermektedir. Bunun gelecekte deprem tehlike analizleri ve aktif fay haritalarının güncellenmesi açısından önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz," şeklinde konuştu.

Bu araştırma, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki beş köklü üniversitenin uzmanlıklarını bir araya getiren disiplinler arası bir ekip tarafından gerçekleştirildi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa, Fırat Üniversitesi’nden Dr. Elif Akgün, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Dr. Murat Nas ve Pamukkale Üniversitesi’nden Prof. Dr. Savaş Topal’ın bilimsel iş birliğiyle yürütülen araştırmada uydu jeodezisi, aktif tektonik, jeomorfoloji, sismoloji ve saha gözlemleri bir araya getirilerek Sındırgı deprem çifti çok yönlü olarak incelendi.

Araştırmada kullanılan Sentinel-1 radar uydu verileri, deprem ters çözüm analizleri ve arazi gözlemleri bir arada değerlendirildiğinde, 2025 Sındırgı deprem dizisinin yalnızca mevcut haritalarda yer alan ana fay boyunca değil, daha önce haritalanmamış veya ikincil nitelikteki fay segmentlerinin de deprem sürecine katıldığı belirlendi. Çalışma, deprem sonrasında gerilmenin farklı segmentlere aktarılmasıyla çok parçalı bir deformasyon sisteminin geliştiğini ortaya koyuyor.

Prof. Dr. Kutoğlu, geliştirilen yöntemin yalnızca Sındırgı için değil, Batı Anadolu ve benzer karmaşık fay sistemlerine sahip diğer bölgeler için de uygulanabilecek bir metodoloji sunduğunu ifade ederek,"Depremleri yalnızca tek bir fayın davranışı olarak değerlendirmek artık yeterli değil. Çok disiplinli veri setlerini aynı model içerisinde bir araya getiren bu yaklaşım, aktif fayların daha doğru haritalanmasına, deprem tehlikesinin daha gerçekçi değerlendirilmesine ve gelecekteki bilimsel çalışmalara önemli katkılar sağlayacaktır," şeklinde sözlerini tamamladı.

ÇALIŞMANIN KOORDİNATÖRLERİNDEN ZONGULDAK BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ (BEUN) MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. ŞENOL HAKAN KUTOĞLU, ARAŞTIRMANIN TÜRKİYE'DE FARKLI ÜNİVERSİTELERDEN BİLİM İNSANLARININ OLUŞTURDUĞU GÜÇLÜ BİR AKADEMİK İŞ BİRLİĞİNİN ÜRÜNÜ OLDUĞUNU BELİRTTİ

Haber365
bilgi@haber365.com.tr