25.04.2026-10:55
(Son Güncelleme:25.04.2026-10:55)
>ABD ile Avrupa arasındaki savunma hattında gerilim yeniden yükseldi. Reuters’a konuşan bir ABD’li yetkiliye göre Pentagon içinde dolaşıma giren bir e-postada, İran savaşı sürecinde Washington’a yeterli destek vermediği düşünülen bazı NATO müttefiklerine yönelik seçenekler değerlendirildi. Söz konusu seçenekler arasında İspanya’nın NATO’daki konumunun askıya alınması ve İngiltere’nin Falkland Adaları üzerindeki tezlerine verilen diplomatik desteğin yeniden gözden geçirilmesi gibi başlıkların yer aldığı öne sürüldü.
>
Haberde, Pentagon’un üst düzey politika danışmanı Elbridge Colby tarafından hazırlanan notta bazı müttefiklerin ABD’ye üs, hava sahası ve geçiş imkanları konusunda yeterli kolaylığı sağlamamasından duyulan rahatsızlığın yer aldığı belirtildi. Pentagon Sözcüsü Kingsley Wilson ise iç değerlendirmelere ilişkin ayrıntı vermekten kaçınırken, Washington’ın müttefiklerin sorumluluklarını yerine getirmesini sağlayacak seçenekler üzerinde durduğunu ifade etti.
>
Ancak İspanya’nın NATO’dan çıkarılması ya da üyeliğinin askıya alınması ihtimali hukuki açıdan net değil. Reuters’a konuşan bir NATO yetkilisi, ittifakın kurucu anlaşmasında üyeliğin askıya alınmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını söyledi. NATO’nun resmi kurucu metninde de bir üyenin ittifaktan ayrılmasına ilişkin hüküm yer alırken, zorla çıkarma ya da askıya alma mekanizmasına dair açık bir madde bulunmuyor.
>
Avrupa cephesinde ise ABD’nin NATO taahhütlerine yönelik belirsizliklerin artmasıyla birlikte yeni güvenlik arayışları hız kazandı. Avrupa Birliği liderleri, Güney Kıbrıs’ta yapılan zirvede AB Antlaşması’nın 42.7’nci maddesi kapsamında yer alan karşılıklı yardım hükmünün nasıl işletileceğine dair bir yol haritası hazırlanması konusunda mutabakata vardı. >
Söz konusu madde, bir AB üyesinin silahlı saldırıya uğraması halinde diğer üyelerin destek vermesini öngörüyor. Ancak NATO’nun 5’inci maddesinden farklı olarak, AB’nin bu mekanizması ayrıntılı askeri planlar ve komuta yapılarıyla desteklenmiş durumda değil. Bu nedenle Brüksel’in amacı, kriz anında hangi ülkenin nasıl destek vereceğini, askeri ve sivil kapasitenin nasıl kullanılacağını daha net hale getirmek. >
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise Avrupa’nın bu adımının NATO’ya alternatif olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Kallas, AB’nin karşılıklı yardım hükmü ile NATO’nun kolektif savunma mekanizmasının birbirini dışlamadığını, aksine tamamlayıcı nitelik taşıdığını söyledi. >
Türkiye’den de Avrupa güvenlik mimarisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Avrupa güvenlik mimarisinden kısmen ya da tamamen çekilmesi ihtimalinin koordinasyonsuz gerçekleşmesi halinde Avrupa için yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Fidan, NATO içindeki dengelerin yeniden ele alınması gerektiğine işaret etti. >
Gelişmeler, NATO içinde yalnızca savunma harcamaları değil, kriz anında müttefiklerin birbirine ne ölçüde destek vereceği konusunda da ciddi bir tartışma yaşandığını gösteriyor. Washington’ın baskısı, Avrupa’nın ise kendi güvenlik kapasitesini artırma arayışı, transatlantik ilişkilerde yeni ve daha sert bir dönemin kapısını aralıyor.
>
Haberde, Pentagon’un üst düzey politika danışmanı Elbridge Colby tarafından hazırlanan notta bazı müttefiklerin ABD’ye üs, hava sahası ve geçiş imkanları konusunda yeterli kolaylığı sağlamamasından duyulan rahatsızlığın yer aldığı belirtildi. Pentagon Sözcüsü Kingsley Wilson ise iç değerlendirmelere ilişkin ayrıntı vermekten kaçınırken, Washington’ın müttefiklerin sorumluluklarını yerine getirmesini sağlayacak seçenekler üzerinde durduğunu ifade etti.
>
Ancak İspanya’nın NATO’dan çıkarılması ya da üyeliğinin askıya alınması ihtimali hukuki açıdan net değil. Reuters’a konuşan bir NATO yetkilisi, ittifakın kurucu anlaşmasında üyeliğin askıya alınmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını söyledi. NATO’nun resmi kurucu metninde de bir üyenin ittifaktan ayrılmasına ilişkin hüküm yer alırken, zorla çıkarma ya da askıya alma mekanizmasına dair açık bir madde bulunmuyor.
>
Avrupa cephesinde ise ABD’nin NATO taahhütlerine yönelik belirsizliklerin artmasıyla birlikte yeni güvenlik arayışları hız kazandı. Avrupa Birliği liderleri, Güney Kıbrıs’ta yapılan zirvede AB Antlaşması’nın 42.7’nci maddesi kapsamında yer alan karşılıklı yardım hükmünün nasıl işletileceğine dair bir yol haritası hazırlanması konusunda mutabakata vardı. >
Söz konusu madde, bir AB üyesinin silahlı saldırıya uğraması halinde diğer üyelerin destek vermesini öngörüyor. Ancak NATO’nun 5’inci maddesinden farklı olarak, AB’nin bu mekanizması ayrıntılı askeri planlar ve komuta yapılarıyla desteklenmiş durumda değil. Bu nedenle Brüksel’in amacı, kriz anında hangi ülkenin nasıl destek vereceğini, askeri ve sivil kapasitenin nasıl kullanılacağını daha net hale getirmek. >
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise Avrupa’nın bu adımının NATO’ya alternatif olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Kallas, AB’nin karşılıklı yardım hükmü ile NATO’nun kolektif savunma mekanizmasının birbirini dışlamadığını, aksine tamamlayıcı nitelik taşıdığını söyledi. >
Türkiye’den de Avrupa güvenlik mimarisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Avrupa güvenlik mimarisinden kısmen ya da tamamen çekilmesi ihtimalinin koordinasyonsuz gerçekleşmesi halinde Avrupa için yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Fidan, NATO içindeki dengelerin yeniden ele alınması gerektiğine işaret etti. >
Gelişmeler, NATO içinde yalnızca savunma harcamaları değil, kriz anında müttefiklerin birbirine ne ölçüde destek vereceği konusunda da ciddi bir tartışma yaşandığını gösteriyor. Washington’ın baskısı, Avrupa’nın ise kendi güvenlik kapasitesini artırma arayışı, transatlantik ilişkilerde yeni ve daha sert bir dönemin kapısını aralıyor.
DİĞER Dünya HABERLERİ